MAYDOS KİLİSETEPE HÖYÜĞÜ’NDE 4 BİN YILLIK SAVUNMA DUVARI KALINTILARI BULUNDU

Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde yer alan Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde bu yıl 9. sezonu gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, kentin savunma ihtiyacına sahip önemli bir yerleşim olduğuna işaret eden savunma duvarı kalıntıları bulundu.

 

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Göksel Sazcı başkanlığında, yaklaşık 25 kişilik bir ekip ile sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında bu yıl, Tunç Çağına ait eserler ile Homeros’un anlattığı döneme ait 3.500 yıllık savunma duvarı ve Homeros öncesi döneme ait 4.000 yıllık savunma duvarı kalıntıları bulundu. Savunma duvarı kalıntıları, kentin savunma ihtiyacı bulunan önemli bir yerleşim yeri olduğuna işaret ediyor gösteriyor.

 

 

 

Doç. Dr. Sazcı, savunma sistemine ilişkin bulguları şöyle değerlendirdi: “Savunma sisteminde Troya ile çağdaş olan bir yerleşimin savunma duvarını bulduk. Bu duvarın sona erdiği, giriş olması beklenilen bir alanı ortaya çıkardık. Homeros’un anlattığı Troya’dan daha eski olan Troya 3-4-5 dönemleri ile ilişkili bir savunma duvarına ait kalıntılar tespit ettik. Bu savunma duvarının ilginç özelliği; dışa bakan kısmının testere dişi şeklinde olması.”.

 

 

 

Doç. Dr. Sazcı savunma duvarına ilişkin kalıntıların dışında, höyükte merkeze doğru çalışmalar yaptıklarını ve buradaki atık toprağı attıklarını söyledi. Arkaik ve Geometrik dönemlere ait kalıntılar ve yapılar ortaya çıkardıklarını belirten Doç. Dr. Sazcı ayrıca Bizans Dönemine ait saklama küpleri ve yakın döneme ait mezarlar ortaya çıkardıklarını da sözlerine ekledi.

 

 

 

Maydos Kilisetepe Höyüğü’nün bulunduğu bölgenin Çanakkale Boğazı’nın Avrupa yakasında, Kilse Koyu’nun hemen arkasında yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Sazcı, “Biliyorsunuz boğazı kontrol edebilmek stratejik, askeri ve ticari açıdan önem arz ediyor. Ve hiçbir dönemde boğazı tek taraftan kontrol edebilmeniz mümkün değil. Nasıl yakın dönemde tabyalar karşılıklı inşa edilmişse, ya da biraz daha geriye gidecek olursak, Osmanlı Döneminde kaleler karşılıklı inşa edilmişse, antik dönemlerde de bunu aynı şekilde düşünmek lazım. Boğaz giriş kontrolünün Anadolu ayağını Troya kontrol ediyor olmalı. Çünkü bizim burada tespit ettiğimiz buluntular hem Troya’yla paralel; Troya’da bulunan buluntularla eş değer buluntular hem de Trakya’da olması sebebiyle Balkanlardan, Trakya’dan gelen buluntular var. Dolayısıyla burayı bir nevi Troya’nın ikinci yerleşimi olarak düşünebiliriz. Troya’nın Balkanlar-Avrupa bağlantısını sağlayan yerleşim yeri olan Maydos’u tanımlayabiliriz.” dedi.

 

 

 

Kaynak: https://www.cnnturk.com