MEZOPOTAMYA´NIN EŞİĞİ ZEUGMA

Bugün Gaziantep ili sınırları içinde yer alan ve Antik Yunanca´da “geçit” anlamına gelen Zeugma, antik dünyada, Fırat Nehri kenarında Mezopotamya’ya geçişi sağlayan en stratejik noktada yer almaktaydı.

Fırat nehri boyunca kuzeyden neye ve doğudan batıya uzanan önemli ticaret yolları üzerinde yer alan kent, Hellenistik Dönemin en önemli krallıklarından biri olan Seleukos Kralğının kurucusu Seleukos Nikator tarafından, MÖ 300 yılları civarında kurulmtur. Fıratın üzerinde yer alan kent, asnda ortadan nehrin ardığı karşılık iki kent şeklinde kurulmtur. Hellenistik Dönemin, kültürleri birleştirme politikalarına uygun olarak tasarlanmış olan bu iki şehirden Fırat Nehrinin batı yakanda ve bugün Gaziantep sınırları içine yer alan kente, kralın isminden yola çıkarak Seleukia, Fıratın batında kalan yere ise Seleukosun Pers asıl karısı Apama'dan yola çıkılarak Apamea denmtir. Yapılan arkeolojik artırmalar ve epigrafik verilerden, Apamea şehrinde yaşayanların büyük bir kısmının Sami ırkından gelen topluluklar oldu, Seleukia sakinlerinin ise, I. Seleukos Nikatorun Makedonya ve batıdaki bazı Yunan kentlerinden kente getirip yerleştirdiği göçmenlerden, kısaca Yunan-Makedon diyebileceğimiz bir topluluktan oltuğunu söyleyebiliriz.

MÖ 1. yüzyıl içinde ark Zeugma olarak anılan kent, MÖ 31 yından sonra Roma hâkimiyetine girmeye blar ve MS 17 yından itibaren ise, Roma eyalet yönetim sistemine daya bir uygulamaya geçer. Bu sürte Zeugma idari olarak her ne kadar Romaya bağ görünse de, Roma imparatorlarının, Kommagenelilerin tercihleri doğrultusunda yönetimde I. Antiokhos Theosun çocukları ve torunlarına yetki verdiklerini görüyoruz. Ancak Kommagene kraliyet ailesinin yönetimde kaldığı bu süreç, İmparator Vespasianus zamanda ortaya çıkan ve Bellum Commagenicum (Kommagene Savaşı) olarak tarihe geçmiş olan Roma ve Kommagene halkı aranda meydana gelmiş kısa çatışma döneminden sonra, yaklaşık MS 72 yında sona erer. MÖ 31den MS 72 yına kadar geçen sürte Zeugmada iki önemli Roma lejyonunun konlanğını görüyoruz. Bunlardan ilki 10. Roma Lejyonu Fretensis, diğeri ise MS 70 yıllarında gelen ve kentte uzun süre kalan 4. Roma Lejyonu Skythikar. Bu dönem, Zeugmanın Romalılaşma sürecidir ve kente imparatorluk topraklarından birçok yeni yerleşimcinin gelerek kentin fiziki sınırlarının genlediği, imar çalışmalarının artarak, yeni kamu yapıları yanında konutların inşa edildiği bir dönemdir. 

Kentin en önemli kutsal ala Belkıs Tepedir. Son yıllarda yapılan arkeolojik artırmalarla MÖ 9. ve 8. yüzyıllardan beri bir kutsal alan olduğunu bildiğimiz bu tepe, Hellenistik ve Roma dönemlerinde de kentin baş tanlarının tapınıldığı bir akropoldür. Zeus ve yanda kenti koruyan, kentin bereketini sağlayan kent tanrıçasının heykellerinin bulunduğu bu kutsal alan, tüm referanslarını bu bölgede eskiden beri var olan Geç Hitit pantheonundaki muadilleri, Theşup, Kybele veya Kuzey Suriye pantheonunda bulunan Hadad ve Atargatisten almaktadır.

Kutsal alandaki artırmalar, tarihi MÖ 2. yüzyıla kadar inen mimari yapıların ya sıra, Hellenistik Döneme tarihlenen kutsal alana ait kült heykellerine ait heykel parçalarının varğını da ortaya koymtur...Belkıs Tepedeki kutsal alan, Roma Döneminde de, burada bulunan Zeus kültü nedeniyle önem kazanmıştır.

Zeugman büyük bir kesimini sivil haln yaşadığı konut alanları olturmaktaydı. Zeugma evleri, yaşayanlarının özel hayatları, kültürleri, resmi etnik ve sosyal kimliklerini yansıtmaktaydı.

Evlerdeki mimari dekorasyon, ev sahibinin zevklerini yansıtması yanda, hayat tarzları ve entelektüel dünyaları haknda bilgiler sunuyor. Evlerde ele geçirilen küçük buluntular ise mekanların levleri yanda, ev sakinlerinin ait oldukları sosyal sınıf haknda bize ipuçları veriyor. Zeugmadaki Roma Dönemine ait bu konutlar daha çok içlerinde ele geçen eşsiz mozaikleriyle tanınmakta; bu mozaikler, tüccarlar, memurlar, asker emeklileri gibi kentin çok farksosyal katmanlarına ait grupların yaşadığı konutların en gösterli odalarını süslemekteydi.Konuların seçiminde ise, ev sahibinin entelektüel dünyasından kişisel beğeniler ve tercihler rol oynuyordu. Bize yaşayanlarının tercihleri yanda, onların ayn kimlikleri hakkında eşsiz bilgi sunan bu mozaikler, bugün Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesinde yer almaktadır...

Yunan-Roma yaşantısının en önemli sosyalleşme kültürü olan conviviumlar (ayş-ü işret -yeme-içme) için Zeugma konutlarında tasarlanmış geniş misafir odalarının tabanlarında bu kültüre ve mekân bu levine vurgu yapan konulu mozaik betimlemeler görüyoruz.

Zeugma evlerinde ebeveynlere ait, daha mahrem yemek veya yatak odalarında antik dönemin romantik çiftlerinin hiyelerinden sahneleri içeren mozaikler yer ar. Bugün Ferhat ile Şirin, Kerem ile As veya Romeo ve Juliet gibi trajik hiye janlarıyla karşıltırabileceğimiz tarzda yazılmış antik dönem hikayeleri yanda, Dionysos ve Ariadne, Eros ve Telete gibi tanrısal kları da içeren betimlemeleri bu odalarda görüyoruz.

1993 yında Gaziantep Müzesi Bkanlığında rütülen kazılar sıranda bulunmuş, bir Roma konutunun yatak odası veya daha özel toplantılar için düzenlenm dinlenme odasının taban mozaiği olan Metiokhos ve Parthenope mozaiği önemli bir diğer antik aşk hiyesine ait sahneyi içerir. 1964 yında kaçakçılar tarafından tahrip edilerek kaçılan mozaikteki iki figürün bve gövde kımları Amerika Birleşik Devletleri Teksas Eyaleti, Houston kentindeki Rice Üniversitesine bağışlanan Ménil Koleksiyonunda tespit edilmve 2000 yında bu parçalar Türkiyeye getirilerek ait oldu emblematadaki yerine yerleştirilmtir.

2014 yında Zeugmada gerçekleştirilen kazılar, Mousalar Evi olarak adlanrılan oldukça iyi korunmuş bir Roma konutunu ortaya çıkardı. Bir odasının tabanda bulunan bir mozaik üzerinde, Yunan paideia için oldukça önemli olan antik Yunan lirik şiir, tarih, müzik, astroloji, felsefe gibi konuların esin perileri sayılan dokuz mousa betimlenmtir. Dionysos Evi kaya odasının tabanda bulunan geometrik bezemeli mozaikteki benzer çerçeve şablonun kullanıldığı mozaikte, giy motifleriyle olturulmuş clipeuslar (kalkan) içinde dokuz mousa betimlenmtir. Ortadaki büyük clipeus üzerinde baş mousa, epik şiirin ustaKalliope yer ar. Büst şeklinde betimlenmiş olan mousaların yanlarında Yunanca harflerle isimleri yazılıdır. Mousalardan Klio, tarih yazımının, Euterpe şarkının, Elegiak şiirin, Erato lirik şiirin, Melpomene tragedyanın, Polyhmnia ilahilerin, Terpsikhore dansın, Thalia komedyanın ve Urania ise, astronominin esin perisidir...Zeugma mousaları, antik yazarlardan Pausaniasın aktarımından bildiğimiz, şar yarışması sonra blarına zafer simgesi olarak siren nden yolarak yaptıkları taçlarıyla betimlenmiş olduğu ikonografideki ender örneklerdendir...

Prof. Dr. Kutalmış GÖRKAY