MISIR MİNYA’DA 26. HANEDANLIĞA AİT MEZARLIK ORTAYA ÇIKTI

Tuna Al-Gabal arkeolojik yerleşmesinin 6 km güneyinde çöl ortasında yeni bir keşif gerçekleşti. Mısırlı ve uluslararası medya bu keşfe tanık olmak için bir araya geldi.

 

 

Mısır Eski Eser Bakanlığından Kaled El- Enany yaptığı açıklamada, çok sayıda mezarın ortaya çıktığı çalışmada, 26. Hanedanlığa ait mezarlığın keşfini de gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Bu keşif, 2017 yılı sonunda Eski Eser Konseyi genel sekreteri olan Mostafa Waziri liderliğinde başlanan kazı çalışmaları sırasında yapıldı.

 

El- Enany Ahram Online’a yaptığı açıklamada; mezarlığın tamamını ortaya çıkartmayı hedeflediklerini ve bu aşamada kazı çalışmalarının yaklaşık 5 yıl kadar sürebileceğini ön gördüklerini dile getirdi. El- Enany Yapılan bu keşfin halen çok yeni olduğunu ve uzun süre devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Waziri, son üç ayda gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 15. Eyalet ve başkent Al-Ashmounein’in ana tanrısı olan Thoth’un rahiplerine ait bir grup mezar ve gömütlerin bulunduğunu belirtti.

 

Keşfi gerçekleşen mezarlardan birinin, Tanrı Thoth’a ait rahiplerden biri olan ve isminin “Hersa-Essei” olduğu anlaşılan rahibe ait olduğu anlaşıldı. Mezar yapısı içerisinde 13 adet mezar ile 1000’e yakın ushabti adı verilen oyma mezar heykelcikleri iyi durumda korunagelerek bulundu. Bulunan diğer heykelcikler ise kırık haldedir.

Waziri, kazı çalışmasında görev alan restoratörlerin kırık eserlerin birleştirilmesi için parçaları tespit etmeye çalıştıklarını belirtti. Mezardan aynı zamanda Horus’un dört oğlunun betimlendiği dört adet antik Mısır’da mumyalama sırasında iç organların konulduğu “kanope” ya da “kanopik” adı verilen kaplar bulundu.

 

Bulunan kanopik kaplar çok iyi durumdadır ve üzerlerinde organ sahiplerinin isimleri ve unvanları hiyeroglif ile yazılmıştır.

 

Rahip “Djehuty-Irdy-Es”’in mumyası da bulunan mezarlar arasında yer alıyor. Bu mumyada yer alan bronz boyunluk üzerinde eski Mısır inancına göre, ölüyü korumak için kanatlarını uzatmış bir şekilde tasvir edilen Tanrı Nut bulunuyor. Boyunluk mavi, kırmızı renkte değerli boncukların yanı sıra bronz yaldız tabakalar ve fildişi, kristal bocuklarla yapılmış iki göz ile süslenmiştir.  Mumya üzerinde yarı değerli taşlardan yapılmış 4 amulet de bulundu. Hiyeroglifle süslenmiş amuletlerden birinin üzerinde “mutlu yıllar” yazmaktadır.

 

Ekip, aynı zamanda farklı şekil ve boyutlarda 40 adet kireçtaşından yapılmış lahit ortaya çıkarttı. Bazı lahit kapakları antropoid olup üzerlerinde kişinin ismi yer alıyor.

 

Al Gufira bölgesinde 2002 yılında yasadışı kaçak kazılar gerçekleşti. Bu durum Eski Eser Bakanlığınca Arkeolog Atta Makram gözetiminde kazıların yapılmasına sebep oldu. Bölge, 2004 yılında ise arkeolojik alan olarak ilan edildi. 2017 yılında ise Yeni Krallık ve Geç Dönem mezarlarının bir bölümünü ortaya çıkartmak için bir dizi çalışma yeniden yürütülmeye başlandı.

 

Eski Krallık, İlk Ara Dönem ve Orta Krallık’a ait mezarlar, Nil Nehri’nin Doğusunda olan Al- Sheikh ve Eeir Al- Barsha bölgesinde bulunuyor.

 

 

Mezarlığın Ptolemaik dönemi ise Nil Nehri’nin batısında Tuna Al-Gabal´dadır.

 

Kaynak: https://archaeologynewsnetwork