NEDEN ARKELOG İSTİHDAM PLATFORMU

Amacımız bu derginin okuyucusu olan binlerce arkeoloji tutkununa, arkeoloğa ve geçmişte arkeolog olmak isteyip de Türkiye’deki arkeolog istihdamı şartlarından dolayı bu bölümü tercih edememişlere ulaşıp, mücadelemize güç katmalarını sağlamak ve mağduriyetimizi başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere bütün yetkili mercilere duyurmaktır.

Arkeolojide istihdam ciddi bir sorun. Bizler 4 yıl arkeoloji eğitimi alıp, öğrenciliğimiz sırasında zorlu kazı şartlarında çalışıyoruz. Mezun olduktan sonra ise önümüzde üç seçeneğimiz oluyor: Üniversitelerde akademisyen olmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı arkeoloji müzelerinde çalışmak ya da işsiz kalmak... Türkiye’de her üniversitenin bir arkeoloji bölümü var. YÖK, örgün eğitimde her arkeoloji bölümü için en az 60 öğrenci almakla yetinmeyip, arkeoloji bölümünün ikinci öğretimini de uyguluyor. Maliye Bakanlığının Kültür ve Turizm Bakanlığına hak gördüğü kadro sayısı ise 3 en fazla 5... İşsiz arkeolog sayısı ise her yıl yeni mezunlarla birlikte 10 binleri aşıyor. Bu durum arkeoloji camiasında kanıksandığı için bizi yetiştiren hocalarımız dâhil kimse bu haksızlık karşısında sesini çıkartmıyor. Biz, eğitimini aldığımız, emek verdiğimiz mesleğimize devam etmek isteyen arkeologlar olarak bu haksızlığa ses olmaya karar verdik. Amacımız arkeoloji ve bu alanın bilim insanlarına hak ettikleri önemin verilmesini sağlamaktır. Ülkemizin turizm gelirinin büyük bölümü Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzeler ve ören yerlerinden sağlanırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı bütün çabalarımıza rağmen istihdam edilme çağrılarımızı yanıtsız bırakıyor. Biz, sosyal medyada ARKEOLOG İSTİHDAM PLATFORMU adı altında, iş imkanı sunulmayan, ataması yapılmayan binlerce arkeologun sesini duyurmak için organize olduk. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere gerekli kurumlara, Başbakanlık İletişim Merkezine, TBMM’ye dilekçeler, mektuplar, fakslar gönderdik. İmza kampanyası başlatarak sosyal medya üzerinden atanamayan işsiz arkeologların feryadını duyurmaya çalıştık. Günümüzde en etkin iletişim ağı olan twitter aracılığıyla #ARKEOLOGİSTİHDAMI hashtagi ile Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’e, Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı’ya, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, milletvekillerine, gazetelere, köşe yazarlarına, haber programlarına sesimizi ulaştırdık. Tüm bu çabaların sonucu olarak, 2013 Haziran atamasında 15, Kasım atamasında 45 kadro açıldı. Kasım ataması bize umut oldu, birlik olursak atanacağımızı, hiçbir zorluğun önümüzde duramayacağını gösterdi. Önümüzdeki atamalar için daha fazla çalışıp 45 istihdamı artırabileceğimizi gösterdi. Hala yetersiz olan bu sayılar başka alanlar için olmasa da yıllardır 3-5 atama ile geçiştirilen arkeoloji için önemlidir ve mücadelemizin başarısının göstergesidir. Arkeologların hak ettiği kadro sayısı bu değildir. Biz artık hakkımız olan ve bir türlü verilmeyen kadroları bakanlığımızdan geri istiyoruz. En verimli çağlarımızda istihdam sorunu ile uğraşmak istemiyoruz. Türkiye’de müzelerde eserler depolarda çürüyor. Müzeler, bu eserlerin durumunu uzman yetersizliğine bağlıyor. Kültürel mirasımızın daha verimli korunması, incelenmesi araştırılması için müze ve ören yerlerine atanan arkeolog sayısı artırılmalı. Bizlerin istihdamı sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına sıkıştırılmamalı. Eşsiz medeniyetlerin izlerini taşıyan ülkemizde, her belediye, bünyesinde arkeolog bulundurmalı ve belediyeler kendi bölgelerindeki ören yerlerini korumak için arkeolog istihdam etmelidir. Ülkemizden kaçak yollarla yurtdışına götürülen eserlerimizi, kültürel mirasımızı, tarihimizi geri almak için verdiğimiz hukuksal mücadele uzun uğraşlara ve yüklü maliyetlere neden olmaktadır. Gümrük kapılarında, polis teşkilatı ve il jandarma komutanlığı ekipleri bünyesinde arkeolog istihdam edilmelidir. Marmaray Projesinin gecikmesine sebep olduğu söylenen, metro hattı üzerinde yürütülen arkeolojik kazılar, 35 bini aşan tarihi eserle, İstanbul’un tarihini 8.500 yıl öncesine çekmiştir. Öncesinde oluşturulan bir ekip bölgenin etüt çalışmasını yapmış olsaydı ve arkeolojik çalışmalara daha önceden başlansaydı böyle bir gecikme olmayacaktı. Kurtarma kazıları için arkeologlar istihdam edilmelidir ve oluşturulan bu ekipler kurtarma kazılarını gerçekleştirerek diğer kurumlarla iş birliği içinde çalışabilmelidir. Mimarlık ve mühendislik firmalarında mutlaka arkeolog istihdam edilmelidir. Turizmden elde edilen gelir dış borçlarımızı kapatabilecek düzeydeyken ve kültür turizmi ülkemiz için bir bacasız sanayiyken elimizdekilerin kıymetinin geç olmadan farkına varmalı ve bu kazanımlarımızı ülkemize eklemeliyiz. Eserlerimiz şehrin kültürel mimarisini yansıtan yerlerde veya yeni açılan müzelerde tıpkı Avrupa müzeleri standartlarında sergilenmelidir. Eğer bize destek olursanız ve hep birlikte sesimizi duyurursak arkeoloji için önemli olan bu dergide istihdam sorunları ile ilgili değil bilimsel makaleler ile var oluruz. Zira bu en verimli zamanlarda arkeoloji ile uğraşmak yerine, her iki yılda bir KPSS ve benzeri sınavlarla oyalanıp zaman kaybetmek istemiyoruz. Hepimiz için önem teşkil eden bu oluşuma, arkeolojinin hak ettiği yere gelmesi için desteklerinizi bekliyoruz, birlikte daha güçlü olacağız. Arkeolog İstihdam Platformu