NEVZAT HOCA ANLATIYOR: MYRA - ANDRIAKE

1988’de Likya’da çalışmaya başladığımdan beri hep farklı ve yeniden kurgulanmış bir misyon ve vizyonla arkeolojik çalışmalar gerçekleştirmeyi dilemiştim. İstemiştim ki modern Türk arkeolojisinin kendine özgü profilinin oluşmasında katkım olsun.

 

İstemiştim ki modern Türk arkeolojisinin kendine özgü profilinin oluşmasında katkım olsun. Bu isteğim önce Bey Dağları Yüzey Araştırmalarıyla (1996-2006) survey boyutunda, sonra da Rhodiapolis Kazısı’yla (2006-2009) kazı boyutunda gerçekleşti. Bu iki projenin deneyimiyle 2009 yılında da Myra ve Andriake Kazıları’nı, Sayın Bakan Ertuğrul Günay’ın ilk kazma vuruşuyla başlattık. Çağlar boyu metropol olmuş bu Likya kenti, liman mahallesi olan Andriake, Apollon kült merkezi olan Sura, Likya Klasik Çağı’nın en özel kaya mezarlıkları, bölgenin en görkemli tiyatrosu, dünyaca ünlü St. Nikolaosu ve muhteşem doğasıyla çok özeldi. Bu metropolün yer yer 10m’yi bulan alüvyon örtüyle kaplanmışlığı ise büyüleyiciydi: Korunarak geleceğe saklanmış bir bilgi deposu gibiydi. Artık gün yüzüne çıkarmanın ve bize eşsiz Kekova deniziyle çevrelenmiş ortak hikayesini anlatmanın vakti gelmişti.  
İlk gereken, Myra’ya özgü kazı politikamızın çerçevesini belirlemek ve bunu erçekleştirecek yetenekli, genç bir ekip kurmaktı. Önceki çalışmalarımız boyunca hep birlikte olduğumuz Süleyman Bulut, Engin Akyürek, Onur Tıbıkoğlu, Banu Özdilek, Çakır Afşin Aygün, Hüseyin-Filiz Öztürk, Özgü Çömezoğlu, Ayça Tiryaki, Bülent İşler yanında Myra çalışmalarıyla ekibimize katılan daha pek çok bilimci ve çok sayıda öğrencimizle iyi bir ekip oluşturduk. Çalışmaların sağlıklı ve planlanan program içinde yürüyebilmesi için gereken alt yapı da hemen kazı başında gerçekleştirilmeliydi. Bu amaçla 2009 sezonu öncesinde kazı atölyeleri, ofisler, depolar ve günlük yaşam birimlerinden oluşan kazı araştırma yapılarını inşa ettik. Araç-gereçleri de kendi projelerimiz ve index makaleleri ödüllerimizle tamamladık. Taşıma suyla değirmen döndürmenin riskli olduğunu bilerek, hiç olmazsa resmi kalemlerin karşılayamadığı ihtiyaçların giderilmesi için dernek kurduk (Demre-Myra Arkeoloji Gönüllüleri Derneği). Ve dernek aracılığıyla traktör ve transfer aracı gibi ihtiyaçlarımızı gidermeye başladık. Broşür ve turistik kitap gibi ürünler hazırlayarak dernek aracılığıyla satıp, resmi harcama kalemlerinin karşılayamadığı ihtiyaçlarımızı giderme hazırlığınnı tamamladık. Bunun yanında sponsor arayışlarımız da sonuç vermeye başladı. Bunlardan en anlamlısı ilk kez rehberlerin ve yabancı tur operatörlerinin verdikleri destekti. Amaç, beş paramız olmadığı günlerde bile kazı yapabilmek ve verimliliği her daim maksimum seviyede tutmaktı. Eskidenberi alışılagelen, “devlet kaç para verirse o kadar çalışır ve giderim” bakışı eskilerde kalması gereken bir tutumdur. Bize göre kazı, salt devlet kaynaklarına bağlı olmaması beklenen, büyük bir şirket gibi yönetilmesi gereken bir bilim kurumudur. Üstelik farklı pek çok iş grubunu... Prof. Dr. Nevzat ÇEVİK'in kaleminden Myra - Andriake yazısının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin Eylül - Ekim 2012 Sayısında yer almaktadır