ÖLÜM - CENAZE TÖRENLERİ VE YAS

(63. Sayı - ÖLÜM VE ÖTESİ)

Yaşam ve ölüm birbirine zıt iki kavram; ölüm, yaşayanların aklına getirmek ve adını anmak istemediği bir gerçeklik.

Giden için bir yolculuk ya da bir son, geride kalanlar içinse gidenin ardından kalan boşluktan doğan acı, keder ve yasın hüküm sürdüğü bir dönem. Gerçekte ne olduğu tam olarak bilinmez; yaşayanlar “ölüm”e kendilerince anlamlar yüklerler. Doğum kadar, ölüm her zaman önemli olmuştur. Ölen bir insan, hayvan ya da bitki olabilir; gidenin ardından acı duymak, yas tutmak doğal bir süreçtir ve insanoğlu, birlikte yaşadığı tüm canlı ve nesneler için yas tutabilir.

 

Ölüm gibi önemli bir olay karşısında, tarih boyunca, farklı topluluklarda çeşitli törenlerin düzenlendiği ve belli geleneklerin oluştuğu, arkeolojik kazılarda ele geçen verilerle ve bazı antik yazarların anlatımlarıyla desteklenmektedir. Şimdiye dek, farklı zaman ve farklı toplumlardaki ölüm ve cenaze törenleri hakkında çok sayıda bilimsel çalışma yapılmıştır. Bu yazıdaki amacımız, özellikle antik Grek ve Roma toplumlarındaki ölüm, ölüme yüklenen anlam ve ölümden sonra gerçekleştirilen törenlerini sunabilmektir. 

 

Tarih boyunca insanlar özellikle doğum, evlilik ve cenaze gibi önemli olaylarda belli bir tören düzeni geliştirmişlerdir. Her tören zamansal, toplumsal ve kişisel farklılıklar gösterebilir.  Antik Grek ve Roma toplumunda ölüm, genellikle “ruhun bedenden ayrılması” ya da bir “uyku” olarak yorumlanır. Bazı ünlü düşünürler ölümle ilgili düşüncelerini şöyle belirtirler:

 

“Ölüm hepimizin yazgısıdır; kader ölüm döşeğine serince insanı, tanrılar bile uzaklaştıramaz uğursuz ölümü ondan…” Homeros (MÖ 8.yüzyıl)

 

 “Ölüm bizi korkutamaz. Çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise artık biz yokuz.” Sisamlı Epikyros (MÖ 341- MÖ 270)

 

“… Ölülerin süsü, büyük başarılarının parlaklığıdır.” Euripides (MÖ 480-406)

 

“… Şanlı bir ölümle ölmek, insanlar için tanrıların bir lütfudur.” Aiskhylos (MÖ 525-456)

 

 “… Doğanlar hem yaşamayı hem de ölümü kabullenirler ve arkalarında çocuklar bırakırlar; böylece ölüm yeniden doğar.” Herakleitos (MÖ 535-475)

 

Yazı: Aynur Civelek

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 63. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.