PAPHLAGONIA HALKLARI VE YERLESİMLER

Vahşi Kaşkaların Belalı Ülkesi

Geç Bronz Çağı Hititleri için, Paphlagonia, MÖ 1200’lere kadar en az 300 yıllık bir dönemde Hititlerin kuzey sınırındaki bir bela olan Kaşka kabilesi sakinlerinin yaşadığı, zor, vahşi bir ülkeydi. Burası ayrıca Romalılar için de belalı bir bölgeydi: Hıristiyanlık Döneminde Roma İmparatorluğuna katılımına kadar, 200 yıldan fazla Romalılarla savaşan Mithridates krallarını barındırıyordu. Bizans Döneminde ise Konstantinopolis’in (İstanbul) seçkinleri için sakin, karşıt dinlerin sığınağı, enik ve domuz pastırması için iyi bir kaynaktı. Paphlagonia bölgesi, arkeolojik açıdan, çok iyi bilinen bir yer değildir. Bu bilinmezlik, Türkiye’nin çok güzel olan ama az ziyaret edilen bu kısmında, Ankara-İngiliz Arkeoloji Enstitüsü (BIAA) adına 1997 yılında çok dönemli bir yüzey araştırması programına başlama sebeplerimden biridir. 1997’de bölgede çok küçük çaplı bir arazi çalışması yapılabilmiştir. Yüzey araştırması yapılan bölge, Anadolu platosundan güneye keskin Pontik dağlarına ve kuzeye Karadeniz’e kadar değişimi yayan modern Çankırı ilini içerir. Ankara’ya sadece birkaç saat uzaklıkta olmasına rağmen, bölgenin Türk ve yabancı çok az ziyaretçi alması bu hayli farklı ve çekici manzara için bir utançtır. Paphlagonia Projesi’nde 1997 ve 2001 yılları arasında yürütülen arazi çalışmaları sırasında, tarihsel - arkeolojik açıdan önemi belirlenen ve kaydedilen, Paleolitik çakmaktaşından tüm Roma kentlerine, Hitit karakollarından Hellenistik kaya mezarlarına, Demir Çağı tümülüsünden Bizans manastırlarına kadar sıralanan, zengin çeşitlilik gösteren arkeolojik mirasını içeren alanların sayısı 337’den daha az değildir. Bölgenin en erken yerleşimcileri MÖ 100 bin civarında kendilerine özgü taş aletlerini Levallois geleneğinde yontan ve avlanma sürecinde göl kenarında su için konaklayan Neanderthal homininslerdir. Bundan sonra, daha sonraki araştırmalarımızla kısmen de olsa doldurulabilecek olan, bölgedeki insan varlığının kanıtlanmasından önceki döneme, MÖ 6 binlerdeki Erken Kalkolitik Döneme denk gelen oldukça uzun bir boşluğumuz var. Bölgede eksik olan, Anadolu’nun güneyinden iç kesimlerine kadar Çatalhöyük, Can Hasan ve Aşıklı Höyük’te olduğu gibi, Neolitik erken tarım topluluklarının varlığına ilişkin kanıtlardır. Anadolu’nun kuzeyinde Neolitik insanının fark edilebilir yokluğu, MÖ 9 binden bu yana, birkaç binyıllık bir dönemde Yakın Doğu’dan batıya doğru, Avrupa’ya, tarım topluluklarının düzenli yayılımına dikkat çeker. Görünen o ki, ormanlarla kaplı ve hırçın olan bu bölge, çift sürmek ve ekmek için daha kolay arazileri arayan erken çiftçiler için çekici olmamıştır.  Prof. Roger MATTHEWS UCL Institute of Archaeology www.ucl.ac.uk/paphlagonia