Phaselis Antik Kenti’nde Yapılaşmaya İzin Yok

Phaselis’te yapılması planlanan yüzey araştırması projesi, beş yıllık bir çalışma planı çerçevesinde kentin tarihsel coğrafi birikimi, toprak üstü ve su altı arkeolojik dokusunun tespiti, antik yerleşimin temellendiği topografyanın sunduğu fiziki koşuların incelenmesi ve bu koşulların yarattığı fauna-flora yapısının belgelenerek kamuya mal edilmesini hedeflemektedir.

Bu hedefleri gerçekleştirebilmek için proje katılımcıları ulusal ve uluslararası geniş bir akademik çevreden oluşturulmuştur. Ayrıca Phaselis yüzey araştırmaları planlanırken tarih bilincinin ve kültürel miras kavramının toplumumuzun geniş kitlelerince benimsenmesine yardımcı olacak çağdaş bilgi ağlarının yaratılması öncelikli bir görev olarak benimsenmiştir. Phaselis Antik Kenti ve Teritoryumu’nda 26 Ağustos- 25 Eylül 2013 tarihleri arasında farklı bilim dallarından gelen uzmanların katıldığı bir yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir. Phaselis ve hinterlandında sürdürmekte olduğumuz çalışmalarımız sırasında Phaselis antik kentinin batı-güneybatısında, kentin hâlihazırdaki I. Derecedeki Arkeolojik Sit Alanı içinde kalmayan kısımda bir kısmı toprak üzerinde görülebilen taşınır ve taşınmaz nitelikte arkeolojik kültür varlıkları tespit edilmiştir. Bu alanda I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içine giren yapı kalıntıları (mansio?) ile bağlantılı Phaselis ile Olympos arasındaki Likya Yolu’na ait kalıntılar saptanmıştır. Bu yol, MS 4.-12. yüzyıl Roma güzergâhlarını veren Tabula Peutingeriana’da sahil yolu olarak geçmekte ve aynı haritada Phaselis’in girişinde çift kuleli bir yol konaklama istasyonu işaretlenmektedir. Bu yazının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin Mart-Nisan sayısındadır.