PHILIPPOS’UN İSTANBUL KUŞATMASI

İstanbul, MÖ 340/339 yılında tarihin tanınmış en ünlü simalarından Büyük İskender’in babası Philippos tarafından kuşatılmış ve kuşatma sırasında birçok ilginç olay yaşanmıştır.

Esasen kuşatmadan önceki dönemlerde iki taraf arasındaki ilişkiler aslında dostane bir karakter taşımaktaydı. Philippos ve Byzantionlular 352 yılında Thraklara karşı işbirliği yapmış ve Makedon kral Byzantionluların düşmanı Trak kralı Kersobleptes’e karşı bir seferde düzenlemişti.  Ancak bu tarihten sonra Philippos’un Trakya’da, diğer bir deyişle Byzantion’un hinterlandında düzenlediği başarılı askeri seferler, Byzantionluların gözünü korkutmuş ve iki müttefikin arasının açılmasına neden olmuştur. Bu nedenle Philippos’a karşı önlemler almanın yollarını aramaya başlayan Byzantionlular, 356 yılında Müttefikler Harbi’nde savaştıkları Atinalılara yönelerek, Philippos’un Kuzey Ege’deki menfaatlerine zarar verecek korsanlık faaliyetlerine giriştiler. 

 

Pers seferine çıkmayı düşünen Philippos, Ege ile Karadeniz arasındaki tahıl ticaretini ya da diğer bir deyişle Ege Dünyası’nın can damarını kontrol eden Byzantion’u ele geçirerek, başta Atina olmak üzere Karadeniz tahılına bağımlı Hellen şehir devletlerini köşeye sıkıştırmak istiyordu. Byzantionluların Ege'deki provokatif hareketleri, Makedon kralın harekete geçmesi için bahane oldu.