PONTUS KENTİ AMASEIA

Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı

Antik Çağdaki adı Amaseia olan Amasya, Pontus’un önemli kentlerinden biridir. Türklerin egemenliğine, 1075 yılında Danişment Gazi tarafından alınarak girer. Kent ve kale sırasıyla Selçuklular, İlhanlılar, Eretnalılar ve son olarak Osmanlı Sancağı olarak şehzadelerin yetiştiği bir kent olarak uzun yıllar önemini korur. Kent Selçuklu ve Osmanlılardan kalma pek çok tarihi eserle günümüzde de bu özelliğini devam ettirir. Anadolu tarihinin önemli şehirlerinden biri olan Amasya, topografik konumu yönünden yüzyıllar boyu değişmeden günümüze ulaşmıştır. Antik Çağdaki adı Iris olan Yeşilırmak Nehri’nin arasından geçtiği vadinin yamaçlarına kurulan şehirde yerleşim, güvenlik ve savunma nedenleriyle Yeşilırmak’ın kuzeyinde yükselen yamaçlarda, kale ile çevrili tepede kurulmuş ve güvenlik sağlandıkça yamaçlardan vadi tabanına inilmiştir. Şehir Hitit kaynaklarındaki Hakmiš ya da Hakpiš kenti ile lokalize edilmek istenmektedir. Amasya Kalesi; aşağıdan yukarıya doğru Aşağı Kent, Kızlar Sarayı denilen kale teras (basileia) ve Harşena Kalesi denen Yukarı Kale olarak üç ana bölümden oluşur. Amasya Kalesi’nin Kızlar Sarayı olarak bilinen bölümü, arkadaki dağa yaslanan bir teras üzerindedir. Şehrin konumu ve Iris Nehri’nin bu kent açısından önemi, kent ve Iris’in sikkelerde resmedilmesinden anlaşılır. Kentin dinsel hayatını topografyası ile birlikte yansıtan Roma Dönemine ait sikkelerde, şehir surlarının Iris Nehri’nden uçurumun zirvesindeki sitadele doğru yükseldiği görülür. MS 224 yılında basılmış olan bronz sikkenin ön yüzünde İmparator Severus Alexander’in (MS 222-235) portresi yer alır. Sikkenin arka yüzünde ise Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı’nın kente bakan yüzü kabartma olarak resmedilmiştir. Burada etrafı yüksek sur duvarları ve kulelerle çevrili, zirveye doğru yükselerek son bulan bir kale betimi bulunur. Sikkenin alt kısmında, bugün Kızlar Sarayı’nın sol tarafında yer alan düzlük alandaki hamamın bulunduğu yeri gösteren ve bir podyum üzerinde cepheden, üçgen alınlıklı, semerdam çatılı, cephe girişi dört sütunlu “Tetrastyl” tarzında bir tapınak kabartma olarak gösterilmiştir. Kalenin yukarısında ve merkezde üçgen alınlıklı ve ön cephesi iki sütunlu bir tapınak kabartma olarak resmedilmiştir. Bu tapınağın sol yanında bir kaide üzerinde yuvarlak şekilli, silindir gövdeli ve üzerinde dev alevler yükselen bir ateş sunağı betimlenmiştir. Yrd. Doç. Dr. E. Emine Naza-DÖNMEZ İstanbul Üniversitesi Türk ve İslam Sanatı Anabilim Dalı