ROBERTSON OSMANLI BAŞKENTİNDE FOTOĞRAFÇI ve HAKKÂK

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AnaMed), fotoğraf sanatının önde gelen isimlerinden James Robertson’ı doğumunun 200’üncü yılı anısına düzenlenecek sergiyle ağırlamaya hazırlanıyor

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AnaMed), fotoğraf sanatının önde gelen isimlerinden James Robertson’ı doğumunun 200’üncü yılı anısına düzenlenecek sergiyle ağırlamaya hazırlanıyor. Bahattin Öztuncay’ın küratörlüğünü üstlendiği ve Ömer M. Koç koleksiyonundan Robertson’a ait orijinal fotoğraf ve suluboya eserlerin yer alacağı sergi, 27 Kasım 2013’te AnaMed Galerisi’nde ziyarete açılacak.

Hem İstanbul fotoğrafları ile, hem de 1854 tarihli Atina, 1854-55 yıllarında çektiği Kırım Savaşı serileri ve 1857’de hazırladığı Kudüs ve Kahire fotoğraf serileri ile Londra ve Paris’te önemli sergilere katılan Robertson döneminde büyük bir üne kavuşmuştur.9. yüzyıl fotoğraf sanatının uluslararası düzeyde önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilen James Robertson (1813-1888) için fotoğrafçılık, aslında bir yan uğraştı. Asıl görevi 1841 yılından itibaren Osmanlı darphanesinde başhakkâklık (kalemkâr) olan Robertson, Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz dönemlerinin birbirinden güzel altın ve gümüş paralarının ve madalyalarının hem desenlerini, hem de kalıp ve modellerini hazırlayan kişidir. Aynı zamanda suluboya resim çalışmaları da yapan Robertson 1850’lerin başında faaliyet gösteren diğer bir çok sanatçı gibi yeni keşfedilen fotoğraf tekniği ile yakından ilgilenmeye başlamıştır.  Robertson,  İstanbul’da ilk defa 1853-1855 yılları arasında tek başına, daha sonra 1856-1857 döneminde de ortağı ve aynı zamanda kayınbiraderi Felice Beato’yla birlikte fotoğraf dizileri hazırlamıştır.

Günümüzden tam iki asır önce Londra’da dünyaya gelen ve mesleki eğitimini Kraliyet Darp-hanesi’nde alıp Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentinde tam 40 sene boyunca dört Osmanlı sultanına bağlı olarak uygulama imkânını bulan Robertson, Osmanlı darphanesindeki çok değerli çalışmaları yanında, İstanbul’un kendine has renkli yaşamını, doğayla denizin birleştiği eşsiz manzaralarını, birbirinden çarpıcı mimari eserlerini fotoğrafları ile kayda geçirerek çok yönlü sanatsal becerisini ortaya koymuştur. James Robertson’ın uluslararası alanda da erken dönem fotoğraf sanatının en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilmesi, doğal olarak 19. yüzyıl İstanbul’unu da dünya fotoğraf tarihinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmektedir.

Robertson’un 200’üncü doğum yılını anmak üzere hazırlanan bu sergi ve eşlik eden yayında sanatçının İstanbul’daki özel yaşamından kesitlerin yanı sıra darphanedeki faaliyetlerinden, suluboya ve fotoğraf çalışmalarından da örnekler verilecektir. Sergilenecek orjinal fotoğrafların ve suluboya çalışmaların tamamı Ömer M. Koç koleksiyonundan seçilmiştir.