SEYİTÖMER’DE DUVAR RESİMLERİ

En eski kültür katı Geç Kalkolitik’ten Erken Tunç Çağına geçiş evresi olan Seyitömer Höyük, Kütahya’nın kuzeybatısında, Çelikler Linyit İşletmesi rezerv sahası sınırları içerisinde yer alır. Höyükte yürütülen son dönem çalışmaları, Erken Tunç Çağı V-B evresine ait tabakada gerek plan gerekse kullanım amacı bakımından diğer yapılardan ayrılan iki yapıyı ortaya çıkarmıştır.

En eski kültür katı Geç Kalkolitik’ten Erken Tunç Çağına geçiş evresi olan Seyitömer Höyük, Kütahya’nın kuzeybatısında, Çelikler Linyit İşletmesi rezerv sahası sınırları içerisinde yer alır. Höyükte yürütülen son dönem çalışmaları, Erken Tunç Çağı V-B evresine ait tabakada gerek plan gerekse kullanım amacı bakımından diğer yapılardan ayrılan iki yapıyı ortaya çıkarmıştır. Diğer yapıların kullanım amacının üretim ve yaşam alanı olarak belirlenmesinin aksine, bu iki yapının yerleşimdeki kullanım amacı tam olarak kesinlik kazanmamıştır.
 
Toprağa kazılarak yuvarlak planda inşa edilen sekili mekânların duvarlarındaki geometrik şekiller, sitilize hayvan ve insan figürleri dikkat çekicidir. Mekânların kuzeydoğu duvarına sıva üzerine kırmızı ve siyah boya kullanılarak yapılmış olan bu figürler, kısmen anlaşılabilmektedir. Mekânlardan birinde (1 no.lu), bir üçgen çatıyı sınırlandıran dikdörtgen alan içerisindeki insan ve hayvan figürlerinin oluşturduğu bir kompozisyon görülür. Diğer mekânın (2 no.lu) duvarlarında boya izleri görülse de kompozisyon tam olarak anlaşılamaz. Duvar resminin en iyi korunduğu yer, bu mekândaki niştir. Nişin arka duvarına belirgin bir biçimde görülebilen çiçek motifi yapılmıştır.
 
Erken Tunç Çağı yerleşiminde ele geçen boğa başlı ocaklar, idoller, boğa ve kadın heykelcikleri, ana tanrıça ve boğa kültlerinin yerleşimdeki hâkim kültler olduğunu
gösterir. Ancak söz konusu yapıların içinde bu kültlerle ilişkili herhangi bir buluntunun ele geçmemiş olması ve duvar resimli yapıların Anadolu’da fazla bilinmemesi, Seyitömer Höyük’te açığa çıkarılan duvar resimli bu mekânların şimdilik hangi kültle ilişkili olduğu hakkında yorum yapmamızı engeller.
Bu konudaki çalışmalar ve araştırmalar devam edecek, elde edilecek sonuçlar bilim dünyası ile paylaşılacaktır.
 
Prof. Dr. A. Nejat BİLGEN