ŞİMDİYE KADAR AFRİKA DIŞINDA BULUNAN EN ESKİ MODERN İNSANA AİT FOSİLLER İSRAİL’DE BULUNDU

İsrail’de bulunan modern insana ait çene ve diş fosilleri, Homo sapiens’in Arap Yarımadası’na erken gelişini işaret ediyor.

Afrika dışında bulunan en eski insan fosilleri, daha önce düşünülenin aksine Homo sapiens’in yaklaşık 180.000 yıl önce Arap Yarımadası’na yayılmış olabileceğini söylüyor. 25 Ocak’ta Science’da paylaşılan habere göre, İsrail’de bir mağarada bulunan üst çene ve dişlerden oluşan fosil kalıntısı, daha önce aynı bölgede bulunan diğer insan fosillerinden en az 50.000 yıl kadar daha eskidir. Bilim insanları, yaptıkları çalışmalarda bulunan bu fosillerin, bu insan türünün kısa süreli bir istilası sonucu mu yoksa daha uzun süreli bir kalıcılığın göstergesi olup olmadığının henüz belli olmadığını belirtti.  

 

Araştırmacıların genel kanısı, Homo sapiens’in 200.000 yıl önce Doğu Afrika’da ortaya çıkıp daha sonra dünyanın geri kalanına yerleştiği yönündeydi.

 

Bilim insanları, son on yılda yapılan keşiflerle bilinen hikayeye karşı görüşlerin ortaya çıktığını belirtti. Araştırmacılar küçük bir grubun yaklaşık 60.000 yıl önce Afrika’yı terk ettiğini ve İsrail’de 1920-1930’lu yıllarda bulunan 80.000-120.000 yıllık kafataslarının ve diğer buluntuların da dahil olduğu kalıntıların başarısız göç girişimlerinden kaynaklandığını düşünüyordu.

 

Ancak yapılan son keşifler bu hikayenin farklı olduğunu söylüyor. Geçen sene Fas’ta, 300.000 yıldan daha eski Homo sapiens benzeri fosillerin keşfi ile insanların belki de çok daha önce Afrika dışında evrimleşebileceği ihtimalini yükseltti. 2015 yılında Çin’de bulunan ve yaklaşık 120.000 yıl öncesine tarihlenen diş fosilleri, uzun mesafeli göçleri ima ediyor. Yapılan genom çalışmalarının göstergeleri de benzer şekilde Afrika dışına insan göçü ile ilgili aranan cevaplarda daha çok karışıklık yarattı.

 

İLK BAŞLANGIÇ

 

2000’li yılların başında İsrail’deki Hayfa Üniversitesinde görevli arkeolog Mina Weinstein-Evron ve Tel Aviv Üniversitesinde görevli paleontolog Israel Hershkowitz, İsrail’de bulunan bir dizi mağarada kazı yapmak üzere bir projeye başladı. Bu iki araştırmanın önderliğinde gerçekleşen projeye “Erken Modern İnsanın Kökenini Araştırmak” ismi verildi.

 

Araştırma ekibi, çene fosilini 2002 yılında Carmel Mağarası’nın en yükseğinde yer alan Misilya Mağarası’nda keşfetti. Keşfin yapıldığı bu mağara, 1920-1930’lu yıllarda 80.000-120.000 yıllık fosil kalıntılarının bulunduğu Skhul Mağarası’nın birkaç kilometre uzağında yer alıyor. Birkaç tarihleme yönteminin denendiği çene fosilinin yaşının yaklaşık 177.000-194.000 olduğu tahmin ediliyor.

 

İspanya'nın Burgos kentindeki İnsan Evrimi Ulusal Araştırma Merkezi'nde görevli paleoantropolog ekip üyesi María Martinón-Torres, kalıntıların tartışılmaz bir şekilde Homo sapiens’e ait olduğunu söylüyor. Uzmanlar dişlerin biçimlerinin, hem modern hem de eski insanınkiyle eşleştiğini belirtti. Diş fosilleri aynı zamanda o dönemde Avrasya’da yaşayan Neanderthallerin tipik özelliklerine de sahip değil.

 

İngiltere’nin Oxford Üniversitesi’nde arkeolog olarak görev yapan Huw Groucutt, fosiller üzerinde yapılan tarihlendirmenin sağlam olduğunu ve Homo sapiens’e ait olduğunu aynı zamanda İsrail’de bu kalıntıların bulunmuş olmasının şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Huw Groucutt ve meslektaşları Ortadoğu’nun başka bölgelerinde bulunmuş 175.000 yıllık taş aletlerin Homo sapiens tarafından Doğu Afrika’da kullanılanlara benzediğini daha öncesinden ifade etmişti.

 

YAKIN TEMASLAR

 

Hershkowitz, çene ve dişlere bakarak Homo sapiens’in Yakındoğu’da uzun süredir olduğunu, buranın bir merkez tren istasyonu gibi olduğunu, insanların kara koridoru gibi bir kıtadan diğerine geçmek için burada bulunduklarını söylüyor. Hershkowitz bir zamanlar insanların büyük ihtimalle Neanderthallerle karşılaştığını ve birbirleriyle melezlendiğini söylüyor. 2017 yılında antik DNA araştırmaları, bu melezlenmenin 200.000 yıl önce gerçekleştiğini gösteriyor.

 

New York’ta bulunan Stony Brook Üniversitesinden arkeolog John Shea, bulunan bu fosil ile Homo sapiens’in  İsrail’in ve Arap Yarımadası’nın geri kalanında kalan daha geniş bir bölgede geliştiğinin bir göstergesi olduğunu söyledi. Shea, “Jeopolitik nedenlerden dolayı İsrail’i Asya’nın bir parçası olarak görme eğilimindeyiz ancak gerçekte Kuzey Afrika ile batı Asya arasında bir geçiş bölgesidir.” dedi.

 

Shea, aslanların ve zebralarında dahil olduğu çok sayıda Afro-Arap hayvanlarının yakın zamana kadar bölgede yaşadığını belirterek, Homo sapiens’inde başka bir Afro-Arap türü olduğunu dile getirdi. 

 

Kaynak: https://www.nature.com