SUR-İ SULTANİ STRATEJİK VİZYON VE PLANI

 Stratejik Vizyon ve Plan’ın başlıca amacı Sur-i Sultani için bir koruma stratejisi geliştirmektir. Bunu gerçekleştirmeye yönelik büyük vizyon, Sur-i Sultani içinde dünyanın en güzel Müzeler Parkı’nı yaratmayı ve burada “Bir Şehir ve Üç Dünya”nın hikayesini anlatmayı hedeflemektedir –İstanbul: Osmanlı Dünyası, Bizans Dünyası ve Klâsik Dünya. Böylece tarihî katmanların hepsi gözler önüne serilecektir. Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olan 2023’te tamamlanması öngörülen Stratejik Plan, kısa ve uzun vadeli projelerin bir bileşimidir.

 İstanbul 2010 AKB Danışma Kurulu’ndan gelen talep üzerine Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü, Topkapı Sarayı’nın korunabilmesi, özgün işlevlerinin ve mimarisinin doğru okunmasına izin verecek şekilde kendini sergileyebilmesi için Saray üzerindeki ziyaretçi ve nesne yükünü azaltmanın yollarını tartışmak ve kararlar üretmek üzere 31 Ekim 2008 tarihinde bir arama konferansı düzenledi. Tüm paydaş temsilcileri, ilgili müze yetkilileri, uzman ve akademisyenlerin çağrılı olduğu konferans sonunda varılan başlıca karar, Sur-i Sultani’nin bütününe ilişkin bir çalışma yapılması ve bunun uzun vadeli bir program olarak geliştirilmesi oldu. Bir proje olarak Sur-i Sultani Stratejik Planı böyle doğdu.

Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü’nün yaptığı araştırma sonunda uluslararası deneyime sahip İngiliz menşeili müzecilik ve mimari danışmanlık firması Metaphor (Victoria & Albert’tan Büyük Kahire Müzesine kadar çok çeşitli ve önemli projelerde imzaları vardır) ile anlaşmaya varıldı. Sur-i Sultani içinde bulunan Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzesi, Darphane-i Amire, Aya İrini, diğer mekanlar ve bahçeleri kapsayan bir çalışma yapmak ve bunlarla ilgili işlevleri ve süreçleri belirleyerek mimari ve çevre düzenlemesi, eğitim ve öğrenme, yönetişim ve sürdürülebilirlik gibi konuları da içeren müzeolojik ve müzeografik yaklaşımlı masterplanlar üretmek üzere Metaphor işe koyuldu. Stratejik Planı’nın ön aşaması olarak Sur-i Sultani Stratejik Vizyonu Raporu’nu (ciltlenmiş 164 sayfalık rapor) 12 Haziran günü İstanbul 2010 Yürütme Kurulu’na teslim ettiler. Rapor, 7 Temmuz’da Kütür ve Turizm Bakanı’na sunuldu.

 Sur-i Sultani İçin Bir Koruma Stratejisi Sur-i Sultani Stratejik Vizyonu’nun başlıca özelliği ve önemi, dünyanın bu en değerli tarihi ve kültürel alanını bütünsel ve uzun vadeli bir program sayesinde günlük, kısa görüşlü, keyfi ya da siyasi müdahalelerden koruyacak olmasıdır. Alan içindeki birimlere, alanın bütününden bağımsız müdahale edilmesini önleyeceği de açıktır. Yani topyekûn bir koruma stratejisi söz konusudur. Bu eşsiz kültür alanı için ilk kez uzun vadeli bir plan tasarlanmıştır.

 Hayli gecikmiş bu görevi yerine getirmeyi amaçlayan Sur-i Sultani Stratejik Vizyonu, ICOMOS ve UNESCO standartlarında ve Museumsinsel, Smithsonian, Museumsquartier örneklerinde olduğu gibi Berlin, Viyana, Londra ve Paris’le aynı ligde yer alacak bir Müzeler Mahallesi yaratmayı öngörmektedir. Yani küçük çapta bir alan yönetimi çalışması söz konusudur. Nitekim İstanbul’un Dünya Miras Listesi’ndeki durumunu değerlendirmek üzere 30 Nisan 2009 tarihinde kentimize gelen UNESCO Heyeti, İstanbul 2010 Ajansı’nda yapılan sunumda Sur-i Sultani Stratejik Planı çalışmasını öğrenmekten çok olumlu etkilendiğini ve bu sayede Tarihi Yarımada Alan Yönetimi konusunda daha iyimser bir beklentiye girdiğini belirtmiştir.

 Büyük Vizyon: Bir Şehir, Üç Dünya

Büyük vizyon şöyle özetlenebilir:

· Dünya çapında bir Müzeler Mahallesi yaratmak,

· Bir şehir ve üç dünyanın (Osmanlı, Bizans ve Klasik) hikayesi anlatmak,

· Binaların ve peyzajların orijinal anlamlarını canlandırmak.

Mekansal olarak Osmanlı Dünyası Topkapı Sarayı, Darphane-i Amire, Arkeoloji Müzesi (Osman Hamdi) ve Topkapı Sarayı Bahçeleri’ni; Bizans Dünyası Aya Irini’deki Atrium’u; Klasik Dünya ise Arkeoloji Müzesi ve ek binayı kapsayacaktır.

 Topkapı Sarayı temel olarak kendini Saray kimliği ile temsil edecek olduğundan, ancak anlamlandırma açısından gerekiyorsa koleksiyonlardan az sayıda parça burada teşhire koyulacaktır. Saray koleksiyonlarının ağırlıkla sergileneceği yer Darphane-i Amire binalarıdır. Zaten Saray koleksiyonların önemli bir kısmı Ehl-i Hıref tarafından burada üretilmiştir. Bu mekanda ayrıca bir Sikke ve Madalyalar Müzesi kurulacaktır.

 Arkeoloji Müzesi Osman Hamdi’nin tasarladığı gibi Klasik Çağ (Eski Yunan, Roma, vb) koleksiyonlarını barındırmaya devam edecek, Osmanlı İmparatorluğu’ndan bu yana tamamen kendi topraklarımızdan çıkarılmış olan bu eserleri yeni müzecilik yaklaşımı ve teknolojisiyle yeniden ele alıp sergileyecektir.

Aya İrini Atriumu’nda bir Bizans Müzesi kurulması önerilmektedir. Bunun için Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Bizans koleksiyonları Atrium’a taşınacaktır. Bu sayede Arkeoloji Müzesi’nde sergileme mekanı artacağı gibi, benzersiz bir Bizans Müzesi de kurulmuş olacaktır. Çünkü dünyada, Bizans eserlerinin yine bir Bizans anıt yapısı içinde sergilendiği bir başka müze yoktur.

 

Birinci Avlu Osmanlı Sarayı ve Osmanlı bahçelerinde olduğu gibi, yeni Müzeler Parkı’da da buluşma ve toplanma yeri olarak merkezde yer almaktadır. Sur-i Sultani içindeki tüm müzelere Birinci Avlu’dan erişim olacaktır. Ziyaretçi Birinci Avlu’ya girdiğinde Topkapı Sarayı, Darphane, Arkeoloji Müzesi (köprü ile ek bir giriş öneriliyor) ve Aya İrini girişlerini görebilecek ve ulaşabilecektir. Stratejik vizyon, halkın yararlanabilmesi için Topkapı Sarayı Bahçeleri’nin, ‘asma’ bahçeler ve ‘mutfak’ bahçeleri de dahil, restore edilmesini öngörmektedir. Yeniden yaratılan peyzaj içinde, Padişahlar gibi ziyaretçiler de Osmanlı bahçelerinde dolaşırken bir yandan Bizans kalıntılarıyla, bir yandan da arkeolojik-botanik çalışmaları ve seralarla karşılaşacaklardır. Halihazırda Askeriye’nin kullanımında olan binaların zaman içinde Saray’a devredilmesiyle birlikte bu mekanlar ve çevrelerinde Kahire’deki El Azhar Parkı gibi koruma, seracılık ve ikram alanlarında eğitim verilmesi, böylece öğrenme ve istihdam olanakları sağlanması önerilmektedir. Bütün bunların sonunda, İstanbullular ve şehre gelen ziyaretçiler, Marmara Denizi’nden bakıldığında 200 yıldır kayıp olan bir manzarayı yeniden görebileceklerdir.

 

Cumhuriyetin 100. Yılında Tamamlanacak

Bütün önemli müzeler mahallesi projeleri gibi Sur-i Sultani Stratejik Planı da kısa ve uzun vadeli projelerin bir bileşimidir ve yaklaşık 15 yıllık bir süreye yayılmaktadır; tamamlanma tarihi olarak Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olan 2023 hedef alınmıştır. Ziyaretçileri tekrar tekrar cezbetmek ve yenilerini kazanmak, keza projeyi kamu oyunun gündeminde tutmak için açılışlar ve etkinlikler yıllara dağıtılmıştır.

 

2010 Yılında Bitirilecek Başlıca İşler

İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olacağı 2010 yılı için bitirilmesi öngörülen başlıca işler şunlardır:

· Sur-i Sultani Stratejik Planı (aşağıdaki master planları kapsıyor)

o Birinci Avlu master planı

o Arkeoloji Müzesi master planı

o Topkapı Sarayı Müzesi Yorumlama master planı (ör. Topkapı Sarayı Mutfaklarının Osmanlı Saray Mutfağı konseptiyle yeniden ziyarete açılması)

o Topkapı Sarayı Bahçeleri master planı

o Darphane-i Amire master planı

· Stratejik Planın kamuya açık sergisi ve kitabı

· Aya Irini Atrium’unda Bizans Müzesi

· Sur-i Sultani alan içi yönlendirme sistemi

 

Sonuç

Böyle bir çalışmada önemli olan genel Vizyon’dur. Çünkü bu uzun vadeli ve bütüncül plan sayesinde alanın ve kültür mirasımızın bugünden yarına, bir iktidardan öbürüne, bir yöneticiden diğerine değişen kararlar ve uygulamalar altında heba olması engellenebilir. Tekil yapıların ve mekanların nasıl ve ne için kullanılacağı ikincil kararlardır. Bu kararlar, ilgili kurum ve kişilerle birlikte çalışılarak belirlenecektir. Bugün itibarıyla, Stratejik Vizyon aşamasından Stratejik Plan ve uygulama aşamasına geçebilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görüşleri beklenmektedir. Bu kadar kapsamlı ve önemli bir koruma stratejisinin geliştirilebilmesi belli bir anlayış değişikliği de gerektireceği için ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli işbirliklerinin gündemde olacağı aşikardır. Son olarak belirtmek gerekir ki, Sur-i Sultani alanını bütüncül bir yaklaşımla ele alan Stratejik Plan projesi, bir yandan da daha büyük bir bütünün parçasıdır; Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü’nün geliştirdiği iki büyük projeyle bağlantılı olarak tasarlanmıştır. Bunlar, Sur-i Sultani içindekiler de dahil çeşitli müzelerin depolarındaki koleksiyonlar için çağdaş saklama koşulları, ileri teknolojik nitelikte koruma laboratuarları ve araştırma üniteleri içeren Müze Depo ve Destek Merkezi ile yeni müzecilik anlayışını ve uygulamalarını, müzelerimize yerleştirmeyi hedefleyen Müzeler İçin Yönetim ve İşletim Modeli Öneri Raporu projeleridir.