SUSA´DA KEŞFEDİLENLER TARİH ÖNCESİ İRAN OYUNCAKLARI MI YOKSA ADAK ARABALARI MI?

Küçük arabalara monte edilmiş olan hayvan figürleri, Paris’teki Louvre Müzesinde sergilenen değerli madeni eser grubunun bir parçasıdır. Bu eserler 20. yüzyılın başında, Fransız Jean-Jacques de Morgan (1857-1924) tarafından, İran’ın güneyindeki Susa kentinde Inshushinak tapınağının yanında ortaya çıkarıldı. Tekerlekler, tekerlekler üzerinde birkaç hayvan ve kalıplar Susa’daki bu nesnelerin (oyuncakların ya da adak arabalarının) yaygın bir şekilde varlığını gösterdi.

 

Morgan’ın amacı iki yönlüydü: Öncelikle, MÖ 648’de Susa’yı yıkan Assurluların imalarından dolaylı olarak bilinen Elam uygarlığının kanıtlarını ortaya çıkarmak. İkincisi ise doğu uygarlığının “kökenini” keşfetmek. Dolayısıyla, Darius’un sarayı “düşük devir” olarak kabul edildi ve çalışma 38 metrelik Akropolis üzerinde yoğunlaştı.

 

Ancak başta, MÖ 12. yüzyılda bir Elam fatihi tarafından savaş ganimeti olarak getirilmiş olan, Babil uygarlığına ait bir dizi etkileyici örneğin sürpriz keşfi vardı. Bu buluntular hakkında bir karar alınmadı ama 1900’de Mozafaraldin Shah Qajar, Susa’da bulunan ya da keşfedilecek tüm eski eserleri Fransa’ya vererek özel bir antlaşma imzaladı. Bu yolla Louvre, arkeolojik eserlerin emanetçisi olarak işlev görecekti. 1901 yılındaki ilk sevkiyat, Hammurabi Kanunlarının yazılı olduğu steli, Naram-Sin’in zafer stelini ve zamanın Elam metal işçiliğinin becerilerini gösteren (büyük bir tunç masa gibi) Elam eserlerini içeriyordu.

 

Ancak Susa’da bulunnan pişmiş topraktan hayvanların tekerlekler üzerindeki işlevi belirsizliğini koruyor. Bu durum onların oyuncak olarak mı yoksa figürin taşıyan adak arabaları olarak mı düşünülmesi gerektiği sorusunu gündeme getirmiştir. Muhtemelen Orta Elam döneminde, Susalı çocuklar, küçük arabaları bir dizi iple birlikte çekerek onlarla oynamış olabilir. Akademisyenler ise tekerlekler üzerindeki insan veya hayvan figürinlerinin dini çağrışımlarına dikkat çekti.

 

Elbette oyuncaklar herhangi bir tanrıya adanmış ya da ölen bir kişinin yanına adak olarak gömülmüş olabilir. Tüm bu eserlerin yorumu belirsizliğini korusa da hepsi Shutrukid hanedanının geniş kapsamlı etkisini yansıtıyor.

 

https://archaeologynewsnetwork.blogspot.com.tr