TREPANASYON - ESKİÇAĞLARDA BEYİN AMELİYATI

Trepanasyon, yaşayan birinin ya da bir ölünün kafatasında, öngörülen bir amaç doğrultusunda belirli bir tekniğe bağlı kalarak gerçekleştirilen operasyondur. Bu operasyon sırasında kullanılan ameliyat aleti ‘trepan’ adıyla bilinir. Geçmişi tarihöncesi çağlara kadar giden trepanasyon; ritüel, büyüsel ve terapötik yönleriyle insanoğlunun beyinde gerçekleştirdiği en eski ameliyat türüdür. Çeşitli kültürlerde rastlanması ve tarihsel bir geçmişi olması nedeniyle tıp dışında arkeoloji ve antropoloji disiplinleri de kafatası delgi ameliyatıyla yakından ilgilenmiştir.

Trepanasyon belirli teknikler uygulanmak suretiyle yapılır. Ameliyat, yaşayan bir kişinin başında yapılacaksa, bunu, bu alanda belirli bir bilgi ve deneyimi olan kişiler gerçekleştirirdi. Afrika ve Okyanusya coğrafyasında büyücü-hekimler, Hawai adasında rahipler bu işi üstlenmişlerdi. Kenya’da Kisii kabilesinde trepanasyon babadan
oğula aktarılan bir meslek haline gelmişti. Cezayir’de vaktiyle büyücü-cerrahlar, trepanasyon tekniklerini okullarda öğretirlerdi.
Trepanasyon, yaşayan bir kişi üzerinde uygulanıyorsa, kazıma ve kesme tekniği diğerlerine oranla daha az risklidir. Çünkü bu teknikle daha kontrollü ve daha temkinli biçimde kafatası açılır; bu esnada kullanılan alet beyne zarar vermez. Bu tekniği Broca, bir asır önce Paris’teki laboratuarında anatomi derslerinde öğretiyordu. Trepanasyon her zaman açılmış bir delik şeklinde olmayabilir. Bazı trepanasyon örneklerinde kafatası dış duvarı tam delinmez; kazıma işi iç duvara kadar gelir sonlandırılır. Bu tip trepanasyona sembolik ya da tamamlanmamış trepanasyon adı verilir.
 
Baş delgi operasyonu sırasında kullanılan çeşitli tekniklerin yanı sıra, bu uygulama sırasında yararlanılan aletler de devirden devire farklılık gösterir. Maden Çağına kadar trepanasyon genellikle çakmaktaşı, obsidiyen ya da bazı hayvanların kemiklerinden elde edilen aletlerle yapılmıştır. Daha sonraları bakır, tunç ve demirden trepanasyon aletleri karşımıza çıkar.
 
(...)
 
Metin ÖZBEK
 
Yazının tamamı, Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 42. sayısında...