Üç büyüklerden sponsorluk bekliyor

Dünyanın en büyük antik stadyumundaki kazı çalışmaları maddi yetersizlik yüzünden yapılamıyor. Kazının tamamlanması için adres Üç Büyükler gösteriliyor.

Batı Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden Magnesia'da birkaç yıl önce bulunan stadyumun yarısına kadar kazı çalışmaları yapılmış ancak maddi yetersizlik yüzünden kazı tamamlanamamıştı.

Aktüel Arkeoloji Dergisi, futbol takımlarının özellikle üç büyükler Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bir kampanya ile antik stadyumun kazısına destek verebilmelerinin önemli bir gelişme olacağı düşüncesinde.

İşte derginin bu ay kapak konusu olarak da işlediği Menderes Magnesiası ve Stadionu:

Yarışlar Kenti Magnesia Bir stadionda kazı yapmayı planlamak, son yıllara kadar pek de göze alınamayacak bir girişimdi. Buna neden olarak, büyük bir çaba, süre ve yüksek maliyet sonrası ortaya çıkacak sonuçların bilinenlerden pek de farklı olmayacağı önyargısı gösterilebilir. Ayrıca bu olumsuz görünüşle ortaya çıkarılacak kalıntının koruma, konservasyon ve restorasyonuna yönelik uygulama ve harcamaların büyüklüğünden kaçınma güdüsünü (eğer varsa!) de eklemek gerekir. Bu ya da benzer nedenlerden ötürü yurdumuzdaki stadionlar neredeyse hiç kazı yapılmaksızın sadece belli ayrıntılarıyla kısmen incelenebilmiş, kiminde yapının tümünde olmasa bile, bazı bölümlerinde yürütülen kazı ve sondajlarla sonuç almaya çalışılmış, birçoğu ise henüz hiçbir çalışma yapılmadan kısa tanıtım ya da sayısal bilgilere içerik oluşturmaktan öteye geçememişlerdir.

Tüm bunlara ve Magnesia stadionunun yoğun bir bitki örtüsü ve heyelanla gelen toprak altında tümüyle kaybolmuş bir alan olmasına rağmen, doğaya karşı bir savaş olarak, “Magnesia stadionu doğaya teslim edilemez” sloganıyla bir girişimde bulunmanın kaçınılmaz olduğu açıkça görülmekteydi. Yapının, doğanın verdiği zarar dışında oldukça sağlam olduğuna ilişkin izlenimleri ve ön bilgileri doğrulamak; ayrıca yeni bilgiler edinmek amacıyla ilk kez 2004 yılında bir hafta süreli kısa bir çalışma yapıldı. 2007 yılında yeniden ele alınan stadionda yürütülen çalışmalarla, 2004 yılı buluntu ve izlenimlerin daha da güçlenerek örtüşmeleri üzerine Tübitak destekli bir “Stadion Projesi” oluşturuldu. “Magnesia Stadionunun Yapısal ve Sosyokültürel Özelliklerinin Bilimsel Açıdan Araştırılması” adı altında üç yıllık bir çalışmayı amaçlayan bu başvurumuzun onaylanması üzerine stadionda 2008 yılından bugüne kadar süren bir çalışma içine girilmiştir.

Yapılan çalışmalarla stadionun doğu uzun tribününün neredeyse tamamı, sphendonanın (dönüş yuvarlağı) yarısı ve ayrıca start yapısı ile kuzeydoğu analemma duvarı ortaya çıkarıldı. Bu çalışmalarda en büyük zorluk, sphendonayı ve arenayı dolduran mil ve heyelan dolgusunun taşınmasında yaşandı ve taşıma olanaklarının yokluğundan katlanılamaz boyutlara ulaştı. Bu durum belki de en iyi korunmuş ve en güzel sonuçlarla bizi şaşkınlığa uğratan sphendonaya ulaşılmışken stadion kazılarının bitirilmesine neden olacak bir boyuta ulaştı. Yapılan çalışmalarla galeri ve diazoma duvarlarının yıkılan bölümleri onarılarak çevredeki toprağın yapının içine yeniden dolmasına elden geldiğince engel olmaya çalışıldı. Tüm olanaksızlıklara karşın bu kadar kısa bir sürede bu kadar kapsamlı bir işi başarmış olmaktan onur duyuyor ve ekipteki tüm arkadaşlarıma özverileri ve olumlu katkıları için teşekkür ediyorum.

Magnesia stadionu, Gümüşdağ’ın (Thorax) ovaya ulaşan son yamaçlarını oluşturan iki tepenin arasında yer alır. U planlı bir yapıdır. Arenaya kuzeyindeki bir “Anıtsal Kapı”dan girilir. Bu kapı, aynı zamanda bir “başlangıç” yapısıdır. “Bitiş” çizgisinin bulunduğu yere kadar olan uzunluk 189 metredir. Doğu ve batıda karşılıklı yerleştirilmiş on birer oturma dilimi ile bunları güneyde birleştiren yarım daire planlı bölümdeki (sphendona) beş oturma dilimi, stadionun tribünlerini oluşturur. Böylece toplam yirmi yedi oturma diliminden oluşan tribünler iki kademelidir. İki kademe arasında, ayrıca altta ve üstte dolaşma yolları oturma dilimleri arasında merdivenler yer alır. Galeriler, yapıyı çevreleyen en üsttekiler, yukarıdan gelen izleyicilerin yapıya girdikleri, daha çok ayaktaki izleyicilere yönelik bölümlerdir. Aynı zamanda istinat duvarı görevi görmektedirler. Ortadaki arena, izleyicilerin orada bulunmalarına neden olan sportif oyunların yapıldığı alandır. Tribünlerden arenaya merdivenlerle inilir ya da oradan tribünlere çıkılır. Tribünler arenadan bir podyum ile yükseltilmişlerdir. Stadionun en önemli özellikleri arasında bölüm bölüm de olsa çok iyi korunmuş olması, arkasındaki giderek yükselen tek, çift ve sphendonada üç katlı galerileri ile en yüksek stadion olması sayılabilir. Arenadan başlayarak çıkılan merdivenlerle üst galeriye ulaşıldığında yükseklik 45 metreyi aşar.

Yazının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin bu ayki sayısında.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25250254/