ÜLKEMİZDE ANTİK DNA ÇALIŞMALARI

İleri derecede hasar görmüş ve herhangi bir koruması olmayan biyolojik örneklerden DNA elde etme ve analiz çalışmaları, genel olarak “antik DNA çalışmaları” olarak tanımlanmaktadır.

 

Literatüre geçen ilk antik DNA çalışmaları, 1984 yılında Higuchi ve arkadaşları tarafından quagga (günümüz eşek türünün atası olarak kabul edilen tür) örnekleri üzerinde yapılan çalışma ile 1985 yılında Paabo ve arkadaşlarının bir mısır mumyası üzerinde yaptıkları çalışmalardır. Son yıllarda fosil örnekleri üzerinde yapılan. DNA materyalinin uzun yıllar korunabildiği bilim adamları tarafından ispatlanmıştır.

 

Biyolojik materyallerden antik DNA çalışmaları insan evriminin yanı sıra, diğer canlıların ve hastalıkların evrimini de incelemeyi olanaklı kılmıştır. Evrimsel tıp açısından hastalıkların ortaya çıkış nedenlerini incelemek de mümkün olmaya başlamıştır. 35-40 yıl ortalama ömre sahip olan geçmiş dönem insanlarında nörodejeneratif hastalıklar olan alzheimer, parkinson gibi hastalıklar pek görülmezken, yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak bu ve benzeri hastalıklar ortaya çıkmış ve görülme sıklıkları giderek artmaya başlamıştır. Fosil kayıtlar üzerinde yapılacak Antik DNA çalışmaları bizlere bu hastalıkların ortaya çıkış nedenleri hakkında bilgi verebilecek ve bu da tedavi stratejilerinin saptanmasında yol gösterici olabilecektir. Antik DNA çalışmaları aynı zamanda insanların göç yolculuğu konusunda da yol göstericidir. Biz de Bizans Döneminde yaşayan insanlarda Mitokondrial DNA analizi üzerinde yaptığımız çalışmalarla o dönem insanlarının anne soylarının genetik yolculuğunu ortaya koymaya çalışıyoruz.

 

Oluşturduğumuz ekip bu amaçla hem kazı alanlarında, hem laboratuarlarda çalışmakta ve Antik DNA analizleri yapmaktadır. Burada önemli olan Antik DNA konusunda çalışan ekibin multidisipliner olması ve dünyada uygulanan yöntemlerle analiz çalışmalarını yapmasıdır. Ekibimiz ülkemizin çeşitli alanlarında kazılarda görevlidir. Kazılardan usulüne uygun olarak elde edilen biyolojik buluntuları aynı ekip laboratuara taşımakta ve yine modern usullere uygun olarak Antik DNA analizi için çalışmaktadır.

 

Yazı: Mehmet GÖRGÜLÜ - Fatih TEPGEÇ

Yazının tam metnini Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 55. sayısında bulabilirsiniz.