VAN´DAKİ KALINTILAR KALE Mİ YATIR MI?

Van’ın İran sınırında bulunan Çaldıran ilçesindeki 2700 rakımlı tepenin zirvesinde kaleyi andıran taş yığınları bölge halkı tarafından yüzyıllardır kullanılan yatır olduğu iddia edildi.

Van’a 150 kilometre uzaklıkta İran sınırında bulunan Yücelen Mahallesi Çilli Mezrası’nda, 2700 rakımlı tepedeki taş yığınlarının gerçekte yatır olduğuna inanılan ve yöre halkının adak yeri olduğu ortaya çıktı. DHA muhabirinin görüştüğü yöre sakinleri, bu bölgenin herkes tarafından bilindiğini anlattı. Burada Hazal adında bir kadın şehidin mezarının bulunduğuna inanıldığını belirten yöre sakinleri, adakta bulunulup dilek tutulduğunu, her dilek tutanın da bir taş koymasıyla yığınların oluştuğunu anlattı. Taş yığınlarının bulunduğu Çilli Mezrası’nda çobanlık yapan Fehmi Baykan, bölgenin kutsal olduğuna inanıldığı için adakta bulunulduğunu, her dilek tutanın bir taş koymasıyla bu yığınların oluştuğunu anlattı. Fehmi Baykan, şunları söyledi:"Bizim dedelerimiz de bize buranın kutsal olduğunu ve Hazal isminde bir şehidin burada yattığını anlatırdı. Bu bölgede üst üste konulan taşlar var. Bunların bir kısmı 1976’da yaşanan Çaldıran depreminde yıkılmış. Daha sonra köylüler yıkılanların yerine yenilerini koymuş. Şimdi de her gelen burada dilek tutup üst üste taş bırakıyor. Bu görüntü de öylece oluşuyor. Bu geçmişten gelen bir gelenek. Ama kimse bu işin ne zaman başladığını bilmiyor."

Osman BEKLEYEN- Murat ÇAĞLAR/VAN, (DHA)

Önceki Haber...

İran sınırındaki ilçenin Yücelen mahallesine bağlı Çilli mezrasında bulunan tepedeki yapı, duvarları yıkılmış bir kaleyi andırıyor. Tepenin zirvesinde 5 metreyi bulan yükseklikteki taş yığınlarının bulunduğu alandan komşu ülkenin yanı sıra, Ağrı Dağı ve çevredeki birçok yerleşim yeri görülüyor. Günümüzde insanların mesire alanı olarak kullandığı tepedeki tarihi yapı, müzenin envanterinde bulunmuyor.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu, incelediği görsellerde kalıntıların, alt kısımdaki temel izlerinden kale izlenimi verdiğini söyledi. Alanın karla kaplı olması nedeniyle hangi döneme ait olduğu konusunda net bir şey söylemenin şu an için mümkün olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Yapı, topoğrafik yer seçimi anlamında bölgede yoğunlukla görülen Erken Demir Çağ Dönemi kalelerini andırmaktadır. Temelin üzerindeki duvar örgü tekniği, Orta Çağ Dönemine de işaret etmektedir. Alanda harçsız biçimde taşların üst üste konulmasıyla oluşturulan kule tipli yükseltiler, daha önce bölgede rastlamadığımız bir veri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kulelerden birine çaput bağlanması ve alanda köylülerinde ziyaret ettiği mezarların bulunuşu, alanın dinsel bir boyutu olduğuna da işaret etmektedir.”

Bölgede gerekli araştırmanın yapılacağını belirten Çavuşoğlu, “Havaların ısınmasıyla yapılacak bir bilimsel araştırmayla söz konusu alanın işlevi konusunda bilgilere ulaşılması mümkün olacaktır. Bu araştırmayla tarihi alanın gizemi de çözülmüş olacaktır,” dedi.

ÖZKAN BİLGİN / SADRETTİN KAYA