YAZITLAR CORPUS’U

Hellenikos Philologikos Syllogos Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Semavi Eyice Kitaplığında, Hellenikos Philologikos Syllogos, diğer bir deyişle Hellen Edebiyat Derneği adlı bir cemiyet tarafından kayıt altına alınmış, MÖ 4. - MS 10. yüzyıllar arasına tarihlenen, içinde yaklaşık 1.270 yazıtın yer aldığı önemli bir elyazmasının nüshası bulunmaktadır.

19. yüzyılın sonuna doğru, Anadolu ve Trakya’da eğitim, fikir hayatı ve kültürel konularda birçok dernek kurulduğu bilinir. 1870’lerde sadece İstanbul’da bu tür derneklerin sayısı otuzdur. Bunların içinde en önemlisi Hellenikos Philologikos Syllogos Konstantinoupoleos’dur. 3 Mart 1861 yılında doktor, avukat, edebiyatçı ve Osmanlı paşalığı yapmış önde gelen İstanbul Rumları bir araya gelerek bir eğitim cemiyeti kurulması konusunda görüşme yapmışlar ve bu toplantıdan bir ay sonra, bu derneği kurmaya karar vererek, 4 Mayıs’ta cemiyeti faaliyete geçirmişlerdir. Derneğin kurucuları arasında Aleksandros Zoeros Paşa, Aleksandros Karatheodori (Karatodori) Paşa, Spyridon Maurogenios (II. Abdülhamit’in doktoru), Aleksandros Maurogenios (Sypridon’un oğlu), Konstantinos Kalliadis (Babıâli Basın Bürosu Direktörü), Herokles Vassiadis (doktor ve edebiyatçı) ile Aristeides Palaiologos (İstanbul’daki Yunanistan Büyükelçisi) gibi isimler yer alır. Böylece Ὁ Ἐν Κωνσταντινουπόλει Ἑλληνικὸς Φιλολοηικὸς σύλλογος adıyla kurulan bu yeni dernek, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Rumların eğitim ve entelektüel hayatında önemli bir rol oynamaya başlar. Derneğin amacı, bilim ve eğitim konusundaki çalışmalardır. Bu nedenle derneğin çalışma alanı içine Helen kültürü ve edebiyatının yanı sıra ticaret, tıp, fizik, biyoloji ve arkeoloji gibi birçok türden alan girmiştir. Kurulduktan sonra dernek, çok güçlü bir eğitim gücü olmuştur. Çeşitli konularda araştırmaları artırmak için ödüller vermiş; okullar kurmuş ve onları desteklemiştir. Kuruluşundan itibaren, kütüphane ve yayın hayatına da önem veren dernek, ilk yıllarda 1.900 ciltten oluşan bir kütüphane oluşturmuştur. İçinde elyazması nadide eserlerin de bulunduğu bu önemli kitaplık ve arşiv, 25 Mayıs 1870’de Beyoğlu yangınında kül olmuş; ancak 1873’te üyelerinin girişimiyle Galatasaray’da bir başka binaya taşınarak yeni bir kütüphane oluşturulmuştur. Dernek, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte, gücünü ve üyelerini kaybetmeye başlamış ve küçülmüştür. Savaşın sonlarında ise politikaya karışmıştır. Politikaya karışan dernek üyeleri, 1922 yılının sonuna doğru İstanbul’u terk etmişler ve Syllogos yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti tarafından kapatılmıştır. Yaklaşık 50 bin kitap olduğu düşünülen kütüphanesi ise başta Ankara’da yeni kurulan Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu ve Milli Kütüphane olmak üzere, İstanbul’daki Süleymaniye Kütüphanesi ile farklı birçok kütüphaneye dağıtılmıştır. Günümüzde ise, kütüphaneye ait birçok kitap, arşiv belgesi, elyazmasının akıbeti ve yeri tam olarak bilinememektedir.

Syllogos, 1863–1914 yılları arasında ΕΛΛΕΝΙΚΟΣ ΦΙΛΟΛΟΓΙΚΟΣ ΣΥΛΛΟΓΟΣ adlı bir dergi de yayımlar. Sadece 23 sayı yayımlanabilen dergide; edebiyat, eğitim, ekonomi, felsefe, coğrafya, tarih ve arkeoloji gibi konulara yer verilmiştir. Bu 23 cildin bazılarında, günümüzde artık birçoğu kaybolmuş veya yıkılmış antik yapılara ve yazıtlara ilişkin araştırmalar da mevcuttur. Syllogos üyeleri yalnızca söz konusu dergiyi çıkarmakla kalmamışlar, bir seri halinde A. Mordtmann, Molybdoboulla ton Komnenon (Hellenikos Philologikos Syllogos Konstantinoupoleos 13, Suppl.) gibi önemli monografik eserler de yayımlayarak, o günkü Osmanlı coğrafyası içinde yer alan arkeolojik ve tarihi eserlere daha fazla yer vermeye çalışmışlardır. Sadece arkeolojik anıtları veya tarihi eserleri kayıt altına almakla kalmamışlar, aynı zamanda yazıtları da envanterlemişlerdir. Bunlardan biri, günümüzde belki de tek kopyası olan ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Bizans Araştırmaları Bölümü Semavi Eyice Kitaplığına kayıtlı, 1270 yazıttan oluşan bir elyazmasının nüshasıdır. Syllogos Kütüphanesine ait diğer eserlerin günümüzde artık ulaşılamaz olduğu varsayılırsa, bu elyazmasının ne denli önemli olduğu açıkça ortadadır. Söz konusu elyazması, Prof. Dr. Semavi Eyice tarafından 20. yüzyılın ortalarında İstanbul’daki bir sahafta keşfedilmiş ve uzun yıllar şahsi kitaplığında korunmuştur. İstanbul Araştırmaları Enstitüsünün Prof. Dr. Eyice’nin kitaplığını satın almasıyla birlikte, elyazması enstitünün Bizans Araştırmaları Bölümüne kazandırılmıştır. Enstitü ile ortaklaşa bir proje geliştirme kararının ardından, elyazması Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Sami Öztürk (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) ve Yrd. Doç. Dr. Filiz Dönmez-Öztürk (Marmara Üniversitesi) tarafından İncelenmiş, ilk etapta birçoğu Hellence olmak üzere, Latince ve İbranice yazıtların 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun o günkü coğrafyası içinde yer alan, batıda Illyria (Arnavutluk), Köstence (Romanya), Oniki Adalar ve doğuda Suriye’nin de dâhil olduğu bölgelerden kayıt altına alındığı saptanmıştır.

Nadir de olsa, bazı yazıtlar Hellence-İbranice gibi çift dillidir. Bunun yanı sıra, yazıtlar zamansal olarak Geç Klasik-Erken Hellenistik Dönemden Ortaçağın içlerine kadar uzanmakta; konu olarak da büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Örneğin, Hellenistik Pontos ve Trak kralları onuruna yapılmış yazıtlar, kent devletlerinin dekretleri, Hellenistik kararnameler, Roma imparatorları için yapılan onurlandırma ya da kararnameler, kent için onurlandırmalar, mimari yazıtlar, tanrı ve tanrıçalar için yapılan adak yazıtları, mezar yazıtları ve şiir gibi her türden konuyu kapsayan zengin bir içeriğe sahiptir. Söz konusu yazıtların bir kısmının 19. ve 20. yüzyılın önemli yazıt corpusları başta olmak üzere, çeşitli kitap ve dergilerde yayımlandığı anlaşılmış; ancak, yayımlanmayan yazıtlar olduğu da tespit edilmiştir. Bu nedenle, ilk olarak elyazmasında yer alan yazıtların her birinin kütüphane çalışmasıyla kontrolden geçirilerek hangisinin yayımlanmış, hangisinin yayımlanmamış olduğu belirlenecektir. Bu değerli koleksiyona önem kazandıran noktalardan biri, yayımlanmamış yazıtlar içermesi; diğer bir nokta ise günümüzde artık çoğu kaybolmuş birçok yazıta ait eldeki nadir belgelerden biri olmasıdır. Nitekim elyazmasında yer alan ve daha sonra yayımlanmış yazıtların bir kısmı incelenip, karşılaştırmalar yapıldığında, addendum ya da corrigendum yapılması gereken durumlar olduğu görülmüştür. Dolayısıyla söz konusu proje, yayımlanmamış yazıtların bilim dünyasına kazandırılmasından başka, daha önceki araştırmacılar tarafından eksik yahut hatalı olarak yayımlanmış yazıtların revizyonu ve yeniden değerlendirilmesine de olanak sağlayacağı için ayrıca bir öneme sahiptir.

** Elyazmasının araştırılması ve sonuçlarının bilim dünyasıyla paylaşılması için Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü yönetiminde, Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Sami Öztürk (MSGSÜ) ile Yrd. Doç. Dr. Filiz Dönmez-Öztürk (MÜ) başkanlığında 2013 yılı Haziran ayından itibaren Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Hellenikos Philologikos Syllogos Yazıtlar Corpusu adlı bir proje başlatılmıştır. Bu projeyi kabul edip, çalışmamıza olanak ve her türlü desteği sağlayan Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsüne teşekkür ederiz.