ZAMANDA YOLCULUK

MELPOMENİ BATIĞI

Ah seni bu kadar sevmeseydim, Ölümü bile göze alarak Bağrına koşar mıydım hiç? Mavine tutkun, Tenine tutsak, Ruhuna âşık Kalır mıydım hiç? Zamanda yolculuktur aslında ‘Batık dalışları’nın adı bana göre. Donup kalmış anlarda, kıyıda köşede öylece saklı kalmış, anı sandıklarıdır. Gece karanlığından bir an önce sıyrılarak, günün ilk ışıkları ile beklerler ziyaretçilerini, paylaşmak isterler anılarını, tıpkı büyükannelerimiz, büyükbabalarımız gibi… Dilleri yoktur da görüntüleri vardır bize sunacakları, o mistik anları yaşama şansı olanların da ne dünya sorunları kalır akıllarında, ne endişeler, ne kavgalar kalır. Tarif edilemez bir heyecandır yaşanan, hissetmektir, farkındalıktır, gururlu ve hüzünlü bir gülümseme bırakır yüzde, her ziyaret sonrası... Zaman yolculuğumuzdaki, anı sandığımız Yunan bandıralı İngiliz yapımı buharlı bir gemi, farklı görüşlerle 1904 veya 1920 yıllarında battığı söyleniyor. Venizelos’un döneminde gemi sahipleri tüccarlık yapar ve İstanbul’da ikamet ederlermiş. Geminin son yükü, kimilerine göre saray’a gidecek olan hediyeler, kimine göre mumlar, kumaş ve ayakkabılarmış. Ne mum ne kumaş kalmış ama, ayakkabılar yıkık ambarın dibinde sere serpe yatıyorlar. Üç adet de ince tekerlekli büyük radyatörlü araba bulunmaktaymış, biri üst, ikisi alt güvertede. O kargaşa dönemlerinde gemi yükünü almış ve yola koyulmuş ancak sert bir poyraza yakalanınca kıyıya doğru sürüklenmeye başlamış. Anlatılanlara göre, gemi Yunan’ın eline geçmesin diye sahipleri tarafından, kıç tarafı patlatılarak, batırılmış. Bölge efsanesine göre ise, geminin sahipleri alabildikleri kadar ziynet eşyası ve parayı alarak filika ile kıyıya ulaşmışlar. Ancak yükleri ağır geldiğinden götüremedikleri parayı, nefis işlemeli ve değerli bir kılıcı ve palto ile 5 patlar bir tabancayı dere yatağına gömmüşler. Yaşlı bir balıkçının söylediğine göre gemi battığı yere akşamüzeri demirlemiş. Gece yarısına doğru bağırışlar duyulmuş, gittiklerinde geminin batmakta olduğu ve insanların kıyıya yüzdüklerini görmüşler. Yaşlı adam çok sayıda kazazadeyi evlerde misafir ettiklerini de söylemiş.