AIGAI: YUNTDAĞI´NIN GÜZELİ

Aigai, alışılmış Hellen yerleşimlerinden farklı olarak, Ege Denizi’ne nispeten uzak, dağlık bir coğrafyada, antik ismi Aspordenos olan Yuntdağı’nda kuruludur.

Kuzeyindeki Bakırçay (antik Kaikos) tarafından sulanan Pergamon ve güneyindeki Gediz (antik Hermos) tarafından sulanan Sardeis ve Spil Magnesia’sının ovalık, verimli topraklarının aksine, Aigai’nin dağlık arazisi tarıma pek elverişli değildir. Gene de Aigaililer kıyıya uzak, verimsiz, dağlık bu coğrafyada görkemli bir Hellen kenti kurmuş ve arkeolojik çalışmaların bize gösterdiği üzere bu kenti 1000 yıl boyunca ayakta tutmuşlardır.

 

Aigai’nin kurucuları, antik yazarların aktardığına göre MÖ 2. binyıl sonlarında Kıta Yunanistan’dan Lesbos ve Anadolu’ya göçmüş olan Aiollerdir. Bu halkın Anadolu’da yerleştiği bölge, Antik Çağ’da Aiolis olarak adlandırılmaktadır. Aiolis’in kuzey sınırı Edremit Körfezi, güney sınırı ise İzmir Körfezi’dir. Aiollerin ilk yerleşimlerini kıyıda kurdukları, Aigai’nin bulunduğu iç bölgeye ise daha sonra yayıldıkları söylenebilir. Kentte yürütülen arkeolojik çalışmalar şimdilik, Aigai’nin kuruluşunun MÖ 8. yüzyıl sonlarında olduğunu göstermektedir. Aigai’nin Hellenistik ve Roma yapıları, kentin erken tabakalarını neredeyse tamamen tahrip etmiştir. Gene de anakaya çukurlarında ele geçirilebilen Geç Geometrik ve Orientalizan buluntular, MÖ 8. yüzyıl sonlarına aittir. Aigai Nekropolisi’nde tespit edilmiş en erken mezarlar da aynı döneme tarihlenmektedir. Aigai adının etimolojik olarak keçi ile olan bağı, kent sikkelerinde sıklıkla kullanılan keçi sembolü, epigrafik kanıtlar ve günümüzde hala temel üretim faaliyeti hayvancılık olan köyler barındıran Yunt Dağı’nın coğrafi yapısı; Aigai’nin ekonomisinin MÖ 8. yüzyıldan itibaren hayvancılığa dayandığını kuşkuya yer bırakmayacak şekilde göstermektedir.

 

Yazı: Yusuf SEZGİN

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 60. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.