ANAMED’İN “BİR KAZI HİKÂYESİ: ÇATALHÖYÜK” SERGİSİNİN SÜRESİ 14 OCAK’A KADAR UZATILDI.

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin (ANAMED) “Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” sergisinin süresi, sanatçı Refik Anadol’un sergi kapsamında ürettiği medya enstalasyonunun dahil edilmesiyle 14 Ocak tarihine kadar uzatıldı. Anadol, Çatalhöyük’te 25 yıl boyunca yürütülen bilimsel araştırmalarda kaydedilen 250 bin buluntuya ait 2,8 milyon girdiyi yapay zekâ algoritmalarını da kullanarak hazırladığı veri heykelinde görselleştirdi. 14 Kasım itibarıyla izleyicilerle buluşacak olan eser, sergi sonuna kadar Beyoğlu’ndaki ANAMED’de görülebilir.

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), “Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” sergisiyle 9 bin yıllık tarihe sahip yerleşmeyi odağına alarak arkeolojik çalışmaların bilinmeyen yanlarını sanat ve arkeoloji meraklılarıyla buluşturmaya devam ediyor. Sergi süresini 14 Ocak 2018’e kadar uzatan ANAMED’in sergiye eklediği yeni bölümde sanatçı Refik Anadol, Çatalhöyük’ün kazı arşivindeki 1000’in üzerindeki veri setlerinin tamamını kullanarak, onları şiirsel bir görsel deneyime dönüştürüyor. 

 

Arçelik’in teknoloji sponsorluğu ve PATTU Mimarlık’ın tasarımıyla kurulan eser, 25 yıl boyunca yürütülen bilimsel araştırmanın kaydedilen tüm bilgileri ve milyonlarca başka girdiden oluşan Çatalhöyük arşivini görselleştiriyor. Eser, yapay zekâ algoritmaları kullanılarak hazırlanan, Türkiye'deki ilk kültürel miras çalışması olma özelliği taşıyor. Arkeolojik bağlamda bu boyuttaki bir veri kaynağı ilk defa sanatsal çerçevede değerlendiriliyor.

 

Her birinin birbirine bağlı olduğu milyonlarca veriden oluşan arşiv, karmaşık veri setlerinin erişilebilirliğini kolaylaştıran ve yeni yorumlara imkân sağlayan dijital bir kaynak olma özelliği taşıyor. 250 bin buluntuya ait 2,8 milyon verinin bir araya geldiği arşivde, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Çatalhöyük yerleşmesindeki kazılarda keşfedilen bina, birim ve öğelere ait bilgiler, buluntuların özellikleri, araştırma raporları, teknik çizimler ve fotoğraflar yer alıyor. Arçelik sponsorluğunda 24 ekrandan oluşan bu medya enstalasyonu, 21. yüzyılda bir kültürel miras alanının ve onun evrensel değerinin bilincinde, Çatalhöyük’ü veriler aracılığıyla günümüze taşıyarak 9 bin yıl önceki yaşam, araştırmacıların bulguları ve izleyici arasında bir köprü kuruyor. Anadol, verileri birbirleriyle etkileşime açarak, bu bilgi birikimini arkeoloji, sanat ve teknolojinin ötesinde yeni yorumlamalara ilham olacak bir esere dönüştürüyor.

 

Eser, 14 Kasım 2017 – 14 Ocak 2018 tarihleri arasında ANAMED’in Beyoğlu’ndaki binasının girişinde görülebilir.

 

"BİR KAZI HİKAYESİ: ÇATALHÖYÜK" SERGİSİ 25 YILLIK KAZI TARİHİNİ İSTANBUL'A TAŞIDI

 

“Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” sergisinde, malanın toprağa değdiği andan, buluntuların ortaya çıkarılmasına, kayıt ve hazırlık çalışmalarından, laboratuvarlardaki analizlerle verinin bilgiye dönüştüğü yayın sürecine kadar geçirilen tüm araştırma adımlarına tanıklık ediliyor. Çatalhöyük yerleşmesinin 25. kazı sezonunu kutlayan ve Ian Hodder danışmanlığında geliştirilen serginin içeriği Duygu Tarkan küratörlüğünde, Şeyda Çetin koordinasyonunda, Çatalhöyük araştırmacılarının katkılarıyla hazırlandı. Deneyime dayalı sergileme yöntemlerine başvurulan serginin tasarımını ise PATTU Mimarlık yaptı. 1997 yılından beri Çatalhöyük kazılarının ana sponsoru olan Yapı Kredi’nin katkılarının yanı sıra Arçelik’in teknoloji sponsorluğunda gerçekleştirilen sergi, dünyanın en eski topluluklarından birinin avcı toplayıcılıktan tarım toplumuna geçiş sürecine ve sosyoekonomik organizasyonuna ışık tutmak için yürütülen araştırmaları inceleme fırsatı sunuyor. Çatalhöyük Araştırma Projesi tarafından yürütülen bilimsel çalışmaların anlatımında üç boyutlu modellemeyle seçili buluntuların yeniden üretilmesinin yanı sıra kazı alanlarında girilemeyen noktalarının detaylarının incelendiği lazer tarama görüntüleri ilk kez sergileniyor. Ayrıca, sergide yer alan VR (sanal gerçeklik) yeniden canlandırması, ziyaretçileri bin yıllar öncesinde Çatalhöyük yerleşmesinde bir yolculuğa çıkarıyor.

 

 

REFİK ANADOL HAKKINDA:

 

1985, İstanbul doğumlu. Medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı. Los Angeles'ta (ABD) yaşıyor. Görsel ve işitsel canlı performans, mekâna özgü enstalasyon ve parametrik heykel üretimi yapan Anadol'un projeleri, dijital ve fiziksel nesneler arasında uzam, mimarlık ve medya sanatları yaklaşımlarından melez bir ilişki kuruyor. Lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Fotoğraf ve Video Programı'nda tamamlayan Anadol, aynı üniversitenin Görsel İletişim Tasarımı Programı ile University of California, Los Angeles (UCLA) Design Media Arts'ta yüksek lisans eğitimi aldı. Sanatçı, son bir yıl içerisinde, Microsoft Research En İyi Vizyon Ödülü, Alman Tasarım Ödülü, UCLA Art+Architecture [Sanat+Mimarlık] Moss Ödülü, University of California Institute Sanatta Araştırma Ödülü'nü kazandı. Walt Disney Konser Salonu (Los Angeles), Hammer Müzesi (Los Angeles), Uluslararası Dijital Sanatlar Bienali (Montreal) ve Ars Elektronica Festivali (Linz) gibi değerli kurum ve programlarda projeler gerçekleştirdi. 

 

 

KOÇ ÜNİVERSİTESİ ANAMED HAKKINDA:

 

Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) Neolitik Çağ’dan Osmanlı Dönemi sonuna kadar uzanan süreçte Türkiye üzerine sanat tarihi, mimarlık, arkeoloji ve tarih alanlarında araştırmalar yürütmeyi ve desteklemeyi amaçlar. Araştırma projelerini, verdiği burslar, yayınlar, sergiler ve sempozyumlar aracılığıyla geliştirir ve destekler.

 

Kaynak: http://anamed.ku.edu.tr