ARKEOLOGLAR HOLLANDA’DA BİR BEBEĞE AİT EN ESKİ MEZARIN KEŞFİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Hollanda’nın Nieuwegin kentinde bulunan bir yerleşmede çalışma yürüten arkeologlar, buldukları bebek mezarının Hollanda’da bulunan eski örnek olduğunu söylediler.

Mezar, Taş devrinde Vecht nehri boyunca avcı toplayıcı toplulukların meskeni olmuş 6000 yıllık Swifterbant yerleşmeleri olarak adlandırılan alanın bir parçasını oluşturuyor.

 

Muhtemelen annesi olan genç bir kadın kolunun kavradığı bebeğin, 0-6 aylık olduğu tahmin ediliyor.

 

Nieuwegein’de bulunan kil tabakalarında şimdiye kadar 136.000 yıllık iyi durumda korunagelmiş buluntular ortaya çıkarıldı. Alan, Hollanda’daki Swifterbant alanlarından en fazla buluntu veren alanlardan biridir.

 

Bebek mezarı ile aynı anda kazılmış 4 iskelet Leiden’de bulunan Arkeolojik Danışmanlık (RAAP) tarafından analiz edildiğinde bebeğin varlığı tespit edilebildi. Bilim insanları, iskelet üzerinde çalışırlarken, 20-30 yaşlarında bir kadına ait iskeletinin sağ kolunun kıvrılmış bir şekilde duruşu dikkatlerini çekti.

 

Projenin yürütücüsü olan Helle Molthof yaptığı açıklamada, mezardaki kadının kolları yana birbirine paralel duruşunun şimdiye kadar buldukları mezarlardaki duruşlardan farklı olduğunu ve daha dikkatli bir incelemede, kadının kolları arasında bir bebeği kavradığını gördüklerini belirtti.

 

ÇENE KEMİKLERİ

 

Bebeğe ait kemik kalıntılarında, küçük bir çene ve çene üzerinde henüz yeni çıkmış minik süt dişleri görüldü.  Arkeologlar buradan yola çıkarak bebeğin birkaç aylık olduğunu söyledi.

 

Normal şartlarda bu yaşta bir bebeğin kemiklerini, çabuk çürümesinden kaynaklı olarak bulmak çok zordur. Ancak bu alandaki yaklaşık 2 metre olan kalın kil tabakası ve turba bu kemiklerin korunmasına yardımcı olmuştur.

 

DNA

 

İskeletler üzerinde yapılacak DNA analizi bebeğin cinsiyetini belirleme konusunda net olamasa da, kadının bebeğin annesi olup olmadığını tespit etmek konusunda yardımcı olacaktır. Arkeologlar yaptıkları bu iskelet keşiflerinin Swifterbant insanları hakkında daha fazla bilgi vereceğini umuyor.

 

Molthof, “Bu toplulukların nasıl yaşadıkları, ne tür yiyecekler yediklerini, evlerinin nasıl olduğu konusunda bilgi sahibiyiz ancak, ölülerini nasıl gömdükleri ve çocuklarına ne olduğu konusunda yeterli bilgi sahibi değiliz.” dedi.

 

Yapılacak İzotop analizleri ile kadının bu bölgede mi doğup büyüdüğü yoksa başka bir yerden gelip bu bölgeye yerleştiği konusunda bilgi sağlanacaktır.  

 

Kaynak: http://www.dutchnews.nl