BAŞI KESİLMİŞ GLADYATÖR İSKELETLERİ ROMA İMPARATORLUĞUNUN GENETİK ETKİSİNİ ORTAYA ÇIKARIYOR

Gladyatörlere ait olduğu düşünülen başı kesilmiş 7 iskeletten alınan DNA örnekleri, Roma İmparatorluğunun Britanya halkları üzerindeki genetik etkisinin, düşünüldüğünden daha az olduğunu ortaya çıkarıyor.

İngiltere'nin York bölgesindeki bir arkeolojik alanda, 2004 ve 2005 yıllarında yapılan kazılar sırasında başsız iskeletler bulundu. Roma İmparatorluğu zamanında Kuzey Britanya’nın başkenti Eboracum olarak bilinen bölgedeki mezarlar, yaklaşık 2. ve 4. yüzyıllara tarihleniyor.

 

Alanda bulunan iskeletlerin çoğu, 45 yaşın altındaki yetişkin ve ortalamadan daha uzun boylu erkeklere ait. Kol ve parmaklarda kesikler gibi bazı yaralanma izleri gösteren iskeletlerin, çoğunun başı kesilmiş. Bu özelliklerden dolayı bazı uzmanlar, buranın gladyatörlere ait bir mezarlık olabileceğini ileri sürüyor. Bununla birlikte, bu erkeklerin, asgari boy koşulu olan Roma ordusundan olabileceği de düşünülüyor.

 

York Üniversitesinden Prof. Matthew Collins ve meslektaşlarının yürüttüğü yeni çalışmada, iskeletlerin iç kulağındaki petröz kemiğinden yüksek kalitede DNA örnekleri toplandı. York'taki 7 Romalı erkek ile diğer mezarlarda bulunan, Demir Çağından bir kadın ve yakın geçmişten bir Anglo-Saxon erkeğe ait, 2 iskeletten alınan toplam 9 genom karşılaştırıldı. Kafası kesilmiş olan Romalı genomları, Demir Çağ genomuyla oldukça benzerlik gösterirken; Anglo-Saxon genomundan önemli ölçüde farklı bulundu. Bu sonuçlar, Roma İmparatorluğunun Britanya üzerindeki genetik etkisinin, kültürel etkisi kadar güçlü olmadığını gösteriyor.

 

Bu sonuçlar ayrıca, Karanlık Çağ sırasında bölgeye gelen Anglo-Saksonların Britanya'nın genetik karakteri üzerinde, Roma İmparatorluğundan daha güçlü bir etkiye sahip olduğunu da gösteriyor. Araştırmacılar yine de, bu tarihi dönemin gizeminin hâlâ çözülemediğini belirtti.

 

Bu yeni çalışma, aynı zamanda York'taki Romalıların günümüz İngiliz Kelt nüfusuyla (özellikle Galler halkı) genetik benzerlik gösterdiğini de açığa çıkardı. Araştırmacılar, Anglo-Sakson istilasını takiben orta Britanya’daki insanların yer değiştirdiği düşünüldüğünde bu bezerliğin akla yatkın geldiğini vurguluyor.

 

Romalı iskeletlerinde daha ağır yaralanmalara ek olarak, enfeksiyonlar ve çocukluktan kalma zorlanmalar da görüldü. Farklı elementlerin izotopları ve zaman içinde nasıl değiştiklerine dair yapılan çalışmalardan elde edilen bulgularla birlikte, bu iskeletlerin kromozom dizisi, yedi iskeletten altısının İngiltere’den, birinin ise Orta Doğu’dan (muhtemelen Lübnan veya Suriye’den) olduğunu gösterdi.  

 

 

livescience.com