BİTLER İNSANLIK TARİHİNİ AYDINLATABİLİR Mİ?

Bitlerin, Homo erectus ve Homo sapiens arasında meydana gelmiş olabilecek kavga veya cinsel ilişki gibi tensel temaslar sonucunda bulaşmış olabileceğini gösteriyor.

Bit her ne kadar engellenmek için uğraşılan, saçtan saça atlayan bir parazit olsa da, aynı zamanda insan kökenini araştıran bilim adamları için önemli bir bilgi kaynağıdır. Bitlerin tarihi insan tarihiyle ilginç bir paralellik gösterir. Saç biti üzerinde yapılan genetik analizler iki farklı erken insan türünün, uzun bir izolasyon dönemi sonrasında fiziksel temas kurduğunu ortaya koymuştur. Londra Doğal Tarih Müzesine bağlı paleontolog Chris Stringer, yapılan analizlerin modern insanın kökeni üzerine yapılan araştırmalar için yeni bir pencere niteliği taşıdığından bahseder.

Yerleştikleri insan vücudunu terk etmemelerinden dolayı bitler, insan evrimini kanıtlamaya yardımcı “tamamen bağımsız bir bulgu türü” oluşturuyor. Örneğin, parazitlerin DNA’ları üzerine yapılan analizler, insana özgü ve şempanzeye özgü bitlerin yaklaşık 5.6 milyon yıl önce ortaya çıktığını gösteriyor. Bu sonuç, insan ve şempanzenin atalarının 5.6 milyon yıl önce birbirlerinden ayrıldığını öne süren daha önceki çalışmaları da doğruluyor. Araştırmada ayrıca, insan evrimi tarihine paralel olarak, bitlerin de bir dönem çarpıcı bir nüfus kaybına maruz kaldığını ve yaklaşık 100.000 yıl önce nüfus artışında iyileşme yaşadığını gösteriyor.Yapılan araştırma ayrıca, Pediculus Humanus bit türünün genetik olarak farklı iki soyunun 1.18 milyon yıl önce ortaya çıktığını gösterdi. Bunlardan birinin alt- türünün, bugün bütün dünyaya yayılmış, insan kafası ya da bedenine bulaşan bit türü olduğu biliniyor. Diğeri ise yalnızca Amerika kıtasında bulunan ve kafa derisinde yaşayan bit türü. Clayton’a göre bu iki bit türünün birbirinden ayrılması, Asyalı Homo erectus ile Homo sapiensin Afrikalı atalarının ortaya çıkışı ile aynı tarihlere denk geliyor. Bitlerin birbirlerinden genetik olarak farklı biçimde gelişmeleri, birbirleriyle temas kurmadıklarını, dolayısıyla üzerlerinde yaşadıkları insanların da aynı zamanda birbirlerinden uzakta olduğunu gösteriyor. Stringer’e göre araştırmada elde edilen veriler, çoklu bölge evrim teorisi ile öne sürülen uzun dönem gen akışı kuramını çürütüyor.

Araştırmada elde edilen veriler aynı zamanda erken insan türleri arasında küçük ölçekli etkileşimlerin varlığını ortaya koyuyor. Bugün dünya üzerinde tek bir insan türü olmakla birlikte, iki farklı bit alt grubu var. Dolayısı ile Homo erectus üzerinde yaşayan bit türünün, Homo erectus yok olmadan evvel Homo sapiens türüne bulaşmış olması gerekiyor. Bu olayın muhtemelen yaklaşık 30.000 yıl önce gerçekleştiği tahmin ediliyor. Araştırmacılar bitlerin, Homo erectus ve Homo sapiens arasında meydana gelmiş olabilecek kavga veya cinsel ilişki gibi tensel temaslar sonucunda bulaşmış olabileceğini düşünüyor.