ÇATALHÖYÜK´TE İNSAN BAŞI BİÇİMLİ TAŞ HEYKEL BULUNDU

Dünyanın en tanınmış Neolitik yerleşimlerinden Çatalhöyük´ün geçtiğimiz yılki kazı sezonunda insan başı biçimli bir taş heykel bulundu.

1960'lı yıllarda James Mellaart'ın sadece 4 yıllık çalışmasından edinilen bilgilerle tüm dünyanın ilgisini çeken Çatalhöyük'ün hikâyesi, yaklaşık 55 yıldır dünyanın gündeminde kalmaya devam ediyor.

 

Evlerinin altına gömdükleri ölüleriyle, sınıfsız toplumuyla, muhteşem duvar resimleriyle, son dönemde tartışmalı olan Ana Tanrıça inancıyla, evlerin içinde tespit edilen boğa başlarıyla, çöküşüyle ve daha niceleriyle Çatalhöyük, Aktüel Arkeoloji dergisinin Ocak 2016'da yayımlanmış olan son sayısının da konusu olmuştu.

 

Çatalhöyük'te 1995 yılında Ian Hodder'in başkanlığında başlayan ikinci kazı dönemi, yeni gelişmelerin yaşandığı ve var olan bilgilerin güncellendiği bir dönemdir. "Yeni arkeoloji" denilen bir yaklaşımın da öncüsü olan Hodder, Çatalhöyük'te geçtiğimiz haziran ile ağustos ayları arasında gerçekleşen 2015 yılı kazı çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Kazı Başkanı Hodder, oldukça ilginç bulgulara rastlanıldığını belirterek, bunlardan en önemlisinin insan biçimli taş heykel olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ian Hodder, şöyle konuştu:

"2015 sezonunda Çatalhöyük'te oldukça ilginç buluntular gün ışığına çıkarıldı. Bunlardan en dikkat çekici olanlarından biri bina 132'de bulunan, boyalı antropomorfik (insan biçimli) baş oldu. Bir hayvan ya da insan olarak yorumlanabilecek ve kasıtlı olarak belirsiz bırakılmış olabilecek bu yüzde gözlerin yerlerine obsidyen (doğal yollarla oluşan volkanik kökenli cam türü) pullar yerleştirilmiş ve yüz boyanmıştır. Bu nitelikte bir obsidyen kullanımı Çatalhöyük'teki ilk kez rastlanmaktadır ve Neolitik Anadolu'da da oldukça nadir olarak gözlenmektedir."

Prof. Dr. Hodder, 2015 yılı kazı raporunda 'TPC' olarak adlandırılan başka bir bölümde de kafası bedenden ayrılmış bir taş figürün bulunduğunu belirtti. Prof. Dr. Hodder: "TPC alanında, geç döneme ait bir binanın moloz yığını arasında şimdiye kadar bulunan figürler arasında en iyisi olan bir taş figür bulunmuştur. Birçok örnekte olduğu gibi, gömülmeden bir süre öncesinde kafası bedenden ayrılmış ancak vücudunun biçimi düzgün bir durumdadır. Bu tarzdaki figürlerin arazinin daha üst seviyelerinde bulunmuş olması, vahşi hayvanlarla ilişkilendirilen ritüellerden ziyade, evsel üretime işaret eden toplumsal değişimleri destekleyen diğer kanıtlarla örtüşmektedir." dedi. 

 

İnsansız hava araçlarıyla Çatalhöyük'ün görüntülerinin de çekildiğini ifade eden Hodder: "İnsansız hava aracı incelemesi 2015 yılı kazı sezonu boyunca Duke ve UC Merced üniversitelerinden ekipler, Çatalhöyük'te uzaktan kumandalı küçük hava araçlarının kullanımını deneyimlediler. Alçak irtifa uçuşları kazı yapılan alanları kayıt altına alırken; yüksek irtifa uçuşları Çatalhöyük'ün Konya Ovası'ndaki diğer Neolitik Dönem yerleşim yerleri ile olan ilişkisini daha iyi anlamak amacıyla, Çatalhöyük ve çevresinin genel çevresel özelliklerini kayıt altına almıştır. Bu hava incelemesi ile bütün bir sit alanının 2 santimetrelik bir doğruluk mertebesinde dijital olarak referanslandırılmış foto planı, dijital yüzey modeli, sit alanı ve çevresinin dijital arazi modeli çıkarılmıştır. Bunlara ek olarak, Çatalhöyük'ün kuzey ve güney koruganlarının içerisinde de çevresel koşullara maruz kalan kazılmış Neolitik mimari öğelerin uzun vadeli korunma durumlarını izlemek için konservasyon ekibi ile birlikte detaylı uçuşlar ve belgelemeler gerçekleştirilmiştir." diye konuştu.

 

 

DHA