ENDONEZYA’DA HAYVAN KEMİKLERİNDEN YAPILMIŞ 30 BİN YILLIK TAKILAR BULUNDU

Endonezya’daki bir mağarada, son buzul çağına tarihlenen takılar bulundu. Bu keşif, o dönemde bölgede yaşayan insanların kültürel olarak düşünülenden daha ileri olduğunu gösteriyor.

Geyik domuzu ve maymun benzeri memeli kemiklerinden yapılan eserler en az 22 bin yıl geriye gidiyor. Arkeologlar Güneydoğu Asya’yı Avustralya’dan ayıran bir bölge olan Wallacea’da bu eserleri keşfetti. Bu eserler şimdi bölgenin ve Avustralya’nın kolonileştirilmesine ışık tutuyor. Önceki araştırmalar, modern insanın Wallacea’ya yaklaşık 47 bin yıl önce ulaştığını tespit etmişti.

 

Avustralya’daki Griffith Üniversitesinde bir arkeolog olan ve aynı zamanda bu çalışmanın lideri Adam Brumm’a göre insan evrimini ve ilk insanların 50 bin yıl önce Avustralya'da yaşadığı kültür ve deneyimleri anlamamız çok büyük önem taşıyor; Arkeolojik bir perspektiften bakıldığında, bu konuda yalnızca en temel anlayışa sahibiz.

 

Sembolik Takı

 

Yakın zamanda keşfedilen buzul çağı sanat eserleri, Wallacea'daki en büyük ada olan Sulawesi'de bir mağara ve kaya sığınağı olan Leang Bulu Bettue'da ortaya çıkarıldı. Çeşitli sembolik davranışlar için bol miktarda kanıt bulunması, son buzul çağının sonu boyunca Sulawesi’de bir sanatsal kültürün var olduğunu gösteriyor.

 

2013 ve 2015 yılları arasındaki arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan eserler 22 bin ile 30 bin yıl arasına tarihlendirildi. Bunlar geyik domuzu olarak da bilinen domuz benzeri hayvanların dişlerinden yapılmış boncuklar ve maymun benzeri bir memelinin parmak kemiğinden yapılmış bir kolyeydi. Brumm’a göre bunlar sadece bu adada bulunan egzotik hayvanlardı. Diğer eserler arasında geometrik desenlerle kesilmiş taş pullar, mineral pigment parçacıklar ve kaya sanatı yaratmak için bir tür fırça olarak kullanılabilecek uzun, içi boş, bear-cuscus kemiği vardı. Brumma’a göre bu keşif; Güneydoğu Asya'nın Pleistosen tropik bölgelerindeki avcı-toplayıcı toplulukların modern insan kültürünün doğduğu yer olarak görülen Üst Paleolitik Avrupa'daki benzer türlerinden daha az gelişmiş olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

 

Yaratıcı İnsanlar

 

Wallacea’da yapılan daha önceki araştırmalar seyrek olarak bölgeden kanıtlar ortaya çıkarmıştı. Bu durum, bazı araştırmacıların, bu bölgedeki insanların Pleistosen dönemde dünyanın herhangi bir yerindeki diğer insanlardan daha az gelişmiş olduğunu ileri sürmelerine yol açtı. Bazıları ise, bu alanın Eski Dünya'nın başka yerlerinden daha az araştırıldığını ve Wallacea'daki kültürel karmaşıklığı yansıtabilecek eserlerin iyi korunmadığını savundu. Brumm’a göre bu yeni bulgular Wallacea’daki eski insanların yaratıcı ve sanatsal insanlar olduğuna işaret ediyor.

 

Dünyanın bilinen en eski mağara sanatçılarının bazılarının sanatsal kültürü ve sembolik yaşamları için daha fazla kanıt arayışı yapmak ve modern insanların Sulawesi'yi nasıl kolonize ettiklerini belirlemek için gelecekte bu sitedeki kazı çalışmalarına ve araştırmalara devam edilecek.

 

http://www.livescience.com