ESKİ HİTİT KRALLIK ÇAĞI SANATI / HÜSEYİN DEDE VAZOSU

Eski Hitit Krallık Çağı Sanatının en seçkin çanak çömleğini kabartmalı kült vazoları temsil eder. Hitit görsel sanatında, dini ve krali nitelikteki konuların betimlendiği ilk pişmiş toprak eserler olan kabartmalı vazolar, mabet eşyaları arasında en gösterişli ve kıymetli kült objeleridir. Hitit kentlerinde yerel fırtına tanrısı için düzenlenen törenleri öyküsel tarzda anlatan kabartmalı vazolar, Anadolu’da MÖ 17. ve 16. yüzyıla ait Hitit tasvir sanatını anlamamızı sağlayan, ender arkeolojik bulgulardır. Kabartmalı kült vazolarında, yerel bayramlara ait dini törenlerin belirli evrelerinde yapılan hazırlıklar, kurban hayvanları, çeşitli hediyeler taşıyan erkek ve kadın figürleri, tanrılar, tanrıçalar, rahipler, rahibeler, akrobatlar, mabet ve sunaklar, müzisyenler, çalgılar, dansçılar, tanrı önünde sunu, kurban, kutsal evlilik, kült arabaları gibi konular gösterilmiştir.
MÖ 16. yüzyıl sanatının gelişmiş bir örneğini temsil eden Hüseyindede Vazosu’nda, Orta Anadolu Hatti geleneğini sürdüren, içerisinde birçok mahalli festivali barındıran ilkbahar ya da tarım yılının başlangıcındaki önemli bayramlardan birinde gerçekleştirilen törenler anlatılmış olmalıdır. Tasvir sanatında köklerinin Eski Hitit Çağı’na kadar indiği kabul edilen ve ilkbaharda kutlanan Antahşum bitkisi bayramı ile tarım yılının başlangıcına denk düşen ve bazı bölümleri Antahşum’a da aktarılan Purulliya bayram ritüelinin özellikle Orta Anadolu’nun kuzeyindeki şehirlerde gerçekleştirilen törenleri, Hüseyindede Vazosu’nda temsil edilen sahnelerle benzerlik göstermektedir.