GÜNEYDOĞU’NUN İNCİSİ GAZİANTEP

Modern batıyı; doğunun gelenekleri, renkleri, kokusu ile harmanlayan harika şehirlerimizden biri Gaziantep!

 

Dar ara sokaklardaki tarihi evler, buram buram kahve kokuları yükselen kahvehaneler, baharat kokularının birbirine karıştığı baharatçılar… Boydan boya uzanan çarşısındaki antikacılar, bakır işlemecileri, sedef kakma ustaları ve semerciler… Zamana direnen, ata yadigârı mirasımızın yok olmaması için uğraş veren yemenici ve kutnucular… Milattan öncesine ışık tutan arkeolojik eserler ve ören yerleri, dünyada bir eşi daha olmayan mozaikler…

Modern batıyı; doğunun gelenekleri, renkleri, kokusu ile harmanlayan harika şehirlerimizden biri Gaziantep!

***

Mardin, Şanlıurfa ve Adıyaman seyahatimiz sonrası son durağımız olan Gaziantep’e doğru gecenin karanlık yalnızlığında, gök gürültülü, şimşekli bir o kadar da dinmek bilmeyen sağanak yağışın içinde sabaha kadar yol aldık. Bahar-kış soğuğu içinde bir gececi kahvesinde mola verdik. Buralara çoktan soğuk gelmişti bile… İçeride kütür kütür yanan sıcacık sobanın yanına ilişerek, sıcak çaylarımızı yudumladıktan sonra tekrar yola koyulduk. Günün ağarmasıyla birlikte, Gaziantep’e yaklaştığımızı anladık.

Fıstık ağaçlarının sınırlarını çizdiği tarlalar iyiden iyiye romantik sonbaharın kırmızısı, sarısı, yeşiliyle adeta davet çıkarıyordu. Gece yağan sağanak yağışın ıslaklığından dolayı, sabahın ilk ışıkları altında parıldayan yapraklar, ağaçların dibinde toprağı çepeçevre sarmalamış şekilde duruyordu. 6 binyıllık geçmişinde Hititlere, Assurlulara, Bizanslılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar çeşitli toplumları barındırmış, Anadolu’nun ilk yerleşimlerinden, Güneydoğu Anadolu’nun en büyük, Türkiye’nin ise 6. büyük kenti, İpek yolu şehri G. Antep tüm güzelliğiyle bizi karşıladı. Yol yorgunluğumuzu atmak, acıkan karnımızı doyurmak için eşsiz lezzetlerin bulunduğu Antep sofrasından bin bir çeşit kahvaltılıkların sunulduğu erkenci bir kahvaltı salonunda kendimizi bulduk.

Kahvaltı sonrası sırtımızda çantalarımız, elimizde fotoğraf makinelerimizle birlikte, gezimize tarihi kalenin arkasındaki eski Gaziantep’in ara sokaklarından başladık. Manzara muhteşemdi. Dükkanların, hanların arasında sıkışıp kalan evler, evlerin renkli kapıları ardında yaşama alanına dönüşmüş avlularında dolaşan kutnu elbiseli kadınlar, sokaklarda ufacık elleri ile topaç oynayan çocuklar, üzerine resimler yapılmış duvarlarından salkım salkım sarkan yeşillikler…

Daha sonra sırasıyla evleri, hanları geçip o güzelim Gaziantep çarşısına girince bir başka renk ve koku cümbüşünde kaybolup gittik. Renklerin göz alıcı bin bir çeşidine tutkun biriyseniz sonbaharın renkleriyle özdeşleşmiş kutnu kumaşlar, alıyla, yeşiliyle rengârenk yemenileri ve desen desen halıları görünce, sizi de kimse oradan ayıramaz. 16. yüzyıldan beri Gaziantep’te dokunan ve en çok padişahların kullanımına sunulan ipekten rengârenk kutnular; baharatçılar çarşısındaki dükkanların önünde sıra sıra ipe asılı patlıcan ve biberler; bakır işleme ustalarının yaşlı ama usta ellerinde metale hayat ve ruh veren nağmeleri arasında bakırın dayanılmaz parlaklığı ile yapılan tabaklar, demlikler, cezveler, maşrapalar, fenerler; ünü ülkemiz sınırlarını çoktan aşmış olan yemeniler; ata mirası sedef kakma atölyelerine işlenen aynalar, dolaplar, çekmeceler, sandıklar…

GEZİLECEK YERLER

Gaziantep Kalesi, Gaziantep Mozaik Müzesi, Hasan Süzer Etnografya Müzesi, Medusa Cam Eserler Müzesi, Yesemek Köyü, Zeugma Antik kenti, Karkamış Antik Kenti, Rumkale, Dülük Mağarası, Gaziantep Çarşısı, hanlar ve pazarlar (Şire Hanı, Kumrulu Han, Yeni Han, Anadolu Han, Tuz Hanı, Tütün Hanı, Hışva Hanı, Mecidiye Han, Emir Ali Hanı, Kürkçü Hanı, belediye Hanı, Elbeyli Hanı, Yeni Yüzükçü Hanı, Hacı Ömer Hanı, Millet Han), içinde 36 kontrol kulesi, bir cami, bir hamam, küçük saraylar ve Mehmet Gazali’nin mezarlığının bulunduğu Gaziantep Ormanı

İNANÇ TURİZMİ

Kendirli Kilisesi, Nizip Fevkani Kilisesi, Ömeriye Camii, Boyacı Camii, Ahmet Çelebi Camii, Yuşa Peygamber Türbesi

KONAKLAMA

Tuğcan Otel, Dedeman Otel, Grand Otel, Safir Otel, The Anatolian Otel

NELER ALINIR?

Bakır eşyalar, yemeni, sedef kakma eşyalar, kutnu kumaşlar, kahve, fıstık, baklava çeşitleri, baharat, kurutulmuş sebzeler

NE YENİR?

Gaziantep yemekleri, Türk ve dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Nineden toruna bir miras titizliği ile öğretilen yemeklerin ve tatlıların yapımında kullanılan malzemelerin seçimindeki titizlik, hazırlama ve pişirmede gösterilen beceri, yemeklerin yapımında kullanılan ve yemeklere değişik tat ve lezzet veren baharatlar, salçalar, soslar ve karışımlar, Gaziantep yemekleri ve tatlılarının şöhrete kavuşmasına ve aranılan damak tadı olmasına neden olmuştur.

Şehrin mutfağının çorbaları, pirinç yemekleri, kebapları, köfteleri, haşlama, ızgara, tava, sote, kavurma, tencere yemeği, fırın yemekleri künefe, burmalı kadayıf, şam fıstık ezmesi, sarı burma ve kaymak gibi spesiyaliteleri Türk mutfağını uzun zaman etkilemiştir.

NEREDE YEMEK YENİR?

Akan Restaurant, Atıcılık Restaurant, Beyaz Saray Restaurant, Çağdaş Restaurant, Çınar Özel Tesis – Şahinbey, Ekim 29 Lokantası, Evirgeç Restaurant, Fuar Seç Restaurant, Gap Grand Night Club Restaurant, Hacıoğulları Lokantası, İmam Usta Restaurant, Paşa Et Lokantası, Saha Restaurant

YAPMADAN DÖNME

Kozluca Mahallesinde, adı “kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer” anlamına gelen tarihi Tahmis Kahvesine uğramadan DÖNMEYİN!

Yazı ve Fotoğraflar

ALPARSLAN BERBER