HİNDİSTAN VE TÜRKLER

Hindistan, Türklerin mücadele ettiği bölgelere nazaran ele geçirilmesi daha kolay ve çok daha zengin idi. Burada merkezi güçlü bir hanedanlık bulunmamasından dolayı karşılarına çıkabilecek güçlü bir ordu da yoktu. Hindistan ikliminin çok çetin ve gevşetici olmasından dolayı yöre halkı, daha soğuk iklim halklarına göre daha az savaşçı ve daha az saldırgan idi.

 

Tarih boyunca Türkler, siyasi varlık gösterdikleri günümüz Moğolistan’ından, kabileler arası yaşanan rekabet ve çatışmalar sonucu veya yeni kurulan bir devletin güçlenip varlığını koruyabilmesi amacı ile batıya doğru göç etmiş veya imparatorluklarını o yönde genişletmişlerdir. Bir kısmı Hazar Denizi’nin kuzeyinden Avrupa’ya doğru giderken, diğer kısmı ise Hazar Denizi’nin güneyinden Anadolu’ya gelmiştir. Güneye inmeyi zorunluluk olmadıkça tercih etmeyen Türklerin, göç yönünü belirlemelerinde iklimsel ve coğrafi özellikler en önemli etkenlerden biri olmuştur.

 

Yazların sıcak ve kısa sürmesi, kışların ise çok soğuk ve uzun olması nedeni ile tarıma elverişli olmayan Moğolistan’ın en önemli geçim kaynağı hayvancılık idi. Ancak çok soğuk ve kurak mevsimlerde hayvanlar hastalanıp ölüyor, yolculuk hayvanlar için işkenceye dönüşecek kadar zorlu geçiyordu. Bu bölgelerde ürün çeşitliliği de azdı ve nüfusun arttığı dönemlerde halkı doyurmaya yeterli gelmiyordu. Dolayısıyla, Türklerin batı istikametini tercih etmelerinde verimli topraklar, zengin şehirler ve İpek Yolu’nun denetimini ele geçirmek gibi maddi sebeplerin yanı sıra coğrafi ve iklimsel sebepler de çok etkili olmuştu.

 

Hindistan, Türklerin mücadele ettiği bölgelere nazaran ele geçirilmesi daha kolay ve çok daha zengin idi. Burada merkezi güçlü bir hanedanlık bulunmamasından dolayı karşılarına çıkabilecek güçlü bir ordu da yoktu. Hindistan ikliminin çok çetin ve gevşetici olmasından dolayı yöre halkı, daha soğuk iklim halklarına göre daha az savaşçı ve daha az saldırgan idi. Üstelik buradaki yerli hanedanlıklar halktan, ağır vergiler almış, ayrıca halkın dini inançlarını kullanarak onlardan topladıkları paralar ile kutsal mabetlerini de hazinelerle doldurmuşlardı. Böylesine zenginliklerle dolu olmasına karşın iklimin çoğunlukla aşırı yağışlı, sıcak ve nemli olması nedeniyle Türkler zorda kalmadıkça buraya yerleşmeyi düşünmemiş ancak fırsat buldukça yağma ve talan akınları düzenlemiştir.

 

Yazı: Nilgün Dalkesen

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 68. sayısından ulaşabilirsiniz.