HİTİT ÇUKUROVA İLİŞKİLERİ

Hititler ve Çukurova

Dünyada hiç bir bilim dalı mükemmel değildir; hümanistik bir bilim dalı olarak tarih yazıcılığı ve arkeoloji de bilimsel açıdan özellikle saptırılmaya, belirli bir ideoloji veya etnisitenin hizmetine sunulmaya müsaittir. Yaygınca yanılgılar arasında, dar bir bölgede yaşamış olan kavimlerin, diyakronik olarak ve cömertçe ülkenin tüm köşe ve bölgelerine serpiştirilmesi de vardır. Böylece kâh Urartular Ege Bölgesi’ne, kâh Lidyalılar Doğu Anadolu’ya kadar giderler, Galatlar ülkenin her tarafına dağıtılır, ta Akdeniz sahillerine kadar indirilirler. Bilhassa Hititler, Hellenizm, Roma, Bizans ve Osmanlı gibi büyük imparatorlukların, ülke veya ülkelerin her tarafına kesiksiz hakim oldukları sanılır. Hele ki masraflı bir şekilde bastırılan, o işe yaramaz broşürler, böylesine galatı meşrularla doludur. Son zamanlarda Luwilerin yerleşim alanlarıyla ilgili yurtdışında üretilen ve maalesef Türkiye’de de rağbet gören görüşler ve yabancı üniversitelerde çizilen ve sanki standartmış gibi hiç değiştirilmeden aynı Türkiye’de kullanılan Anadolu’nun Orta Tunç Çağı haritaları, ibret verici örneklerdir.