HİTİT DÖNEMİNDE ANADOLU’DA HASTALIKLAR, TEDAVİLERİ VE HEKİMLER

Tarihöncesi çağlarda hastalıkların gerçek sebepleri bilinmediği için, bunların çevrede dolaşan kötü ruhların insan bedenini kontrol altına alması sonucunda ortaya çıktığına veya kabile içindeki bir tabuya karşı gelindiği için, tanrılar veya birtakım doğaüstü güçler tarafından ya da büyücüler aracılığıyla ceza olarak verildiğine inanılırdı.

Hastalıklar, henüz insan var olmadan önce ortaya çıkmış ve insanlık tarihi boyunca da etkili olmuşlardır. Hastalık ve sağlık kavramları her çağda insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Düzenli yerleşik hayata geçiş ve nüfus artışıyla birlikte bulaşıcı hastalıkların yayılması, ölümlerde artışları da beraberinde getirmiştir. Evcilleştirilen hayvanlarla iç içe yaşam sonucunda, bazı hayvan hastalıklarının insana geçmesi de kolaylaşmıştır. İlk yerleşik köy toplumlarının ortaya çıkışıyla, hastalık veya rahatsızlık durumlarını ortadan kaldırmaya yönelik sistemli faaliyetler de başlamıştır. Tarihöncesi çağlarda hastalıkların gerçek sebepleri bilinmediği için, bunların çevrede dolaşan kötü ruhların insan bedenini kontrol altına alması sonucunda ortaya çıktığına veya kabile içindeki bir tabuya karşı gelindiği için,tanrılar veya birtakım doğaüstü güçler tarafından ya da büyücüler aracılığıyla ceza olarak verildiğine inanılırdı. Bu erken devirlerden itibaren, karşılaşılan hastalıkların tedavisinde öncelikle büyüye başvurulmuş, bunun yanı sıra tabiat gözlemlenmiş; böylece zaman içinde edinilen tecrübeler sonucunda, hastalıkların tedavisinde hem bitkilerden faydalanılmış hem de hayvanların kendilerini iyileştirmek için içgüdülerine dayanarak yaptıkları davranışlar taklit edilmiştir. İlk dönemlerde sadece ilaç tedavisi ile yetinilmeyerek, cerrahi tedaviye de başvurulduğu görülür. Cerrahi müdahaleler arasında diken ve ok gibi yabancı cisimlerin deriden çıkarılması gibi basit uygulamaların yanında, bugün
‘trepanasyon’ olarak adlandırılan kafatası delme ameliyatları da yapılmıştır. Trepanasyonlu kafatası buluntularına, dünyanın çeşitli bölgelerinde olduğu gibi Anadolu’da da rastlanmıştır. (...)
 
Gaye ŞAHİNBAŞ ERGİNÖZ
 
Yazının tamamı, Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 42. sayısında...