HİTİTLERDE BÜYÜCÜLÜK

"Eritmekte olduğum şey mum değil, falan falanca kişinin ciğeri, kalbi ve dalağıdır."

Hititlerin sistematik olarak derleyip arşivlerinde sakladıkları büyü pratikleri kuşkusuz tek bir kavmin eseri değildi; aksine ta Eski Taş Devrinden beri Eski Anadolu’da yaşayıp gelmiş kavimlerin uzun deneyimler ve sınamaları sonucu birikmiş olan inançların bize yansımasıdır. Bu bakımdan Eski Anadolu-Hitit büyücülüğünün etnolojik ve etnoarkeolojik yönlerden istisnai bir önemi vardır. Gerçekten de diğer kültür verileri yanında o zamana dek ağızdan ağza nakledile gelen büyüyle ilgili çok değerli bilgileri de derleyip yazıya geçiren Hitit “halkbilimcileri”, modern meslektaşlarını gıpta ettirecek işler başarmışlardır.

 

...

 

 

Büyücülük de en az fala baktırmak kadar pahalıydı. Dolayısıyla büyücüler tedavi ettikleri insanların ekonomik durumlarını göz önünde bulundurmuşlar, onların ödeme gücüne göre en ucuzundan en pahalısına kadar geniş bir tedavi dizisi oluşturmuşlardı. Örnek olarak fakir bir müşteri ayinde kullanılmak üzere kurban hayvanı olarak 1 sığır, 1 koyun ve 2 keçi verirken, zengin olanı 1 sığır, 6 koyun ve 2 keçi vermek durumundaydı. Ama ucuz büyülerin ne derece etkin olduğu kolayca tahmin edilebilir! Aldıkları ücret yanında kazançlarını arttırabilmek için hastalarından büyü ayinlerinde kullanılmak bahanesiyle gereğinden çok değerli nesne ve eşya istiyorlar ve işlerini bitirdikten sonra fazlaları alıp evlerine götürüyorlardı. Bu eşyalar arasında gıda maddeleri, tıbbi maddeler, değerli taşlar ve altın ve gümüş gibi çok değerli madenler vardır. Yani büyücüler aldıkları yüksek ücret yetmiyormuş gibi, bir de böyle bir hileye başvurarak, kendi kendilerini ödüllendiriyorlardı. 

 

...

 

Prof. Dr. Ahmet Ünal'ın yazısının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin "KEHANET-BÜYÜ-FAL-TILSIM" konulu yeni sayısında...