İNCELİKLE İŞLENMİŞ

İspanya’nın kuzeyinde bulunan ve 18.700 yıl öncesine tarihlenen insan mezarı üzerindeki araştırmalar, mezarın sahibi olan kadın ve onun kültürü hakkında geniş bilgiler sunuyor.

İspanya’nın kuzeyinde bulunan ve 18.700 yıl öncesine tarihlenen insan mezarı üzerindeki araştırmalar, mezarın sahibi olan kadın ve onun kültürü hakkında geniş bilgiler sunuyor.

Ünlü El Miron Mağarası’nda bulunan kalıntılar, büyük olasılıkla araştırmacıların kemikleri kırmızı pigmentlerle kaplandığı için “kırmızı kadın” ismini taktığı bir kadına ait. Kadının son buz çağının sonuna doğru batı Avrupa’da yaşayan Magdalenian’ların zamanında yaşadığı sanılıyor.

Araştırmacılar, kalıntıların yanında oldukça büyük ve üzeri kadının üreme organını sembolize ettiği düşünülen bir üçgenin de içinde bulunduğu sembollerle işlenmiş bir kireçtaşı buldular.

Magdaleanianların Portekiz’de ve İspanya’da büyük gruplar halinde yaşadıkları biliniyor. O dönemden kalan insan kalıntıları Fransa ve Almanya gibi Avrupa’nın başka bölgelerinde de bulunmuş durumda.

Fakat Albuquerque’de bulunan New Meksika Üniversitesi’nde antropolog olarak çalışan Lawrence Straus’a göre bu şimdiye kadar İber Yarımadası’nda bulunan ilk gerçek Magdalenian mezarı.

Kemik kalıntılarını bu arkeolojik alanda 1996’dan beri kazı yapan İspanya’daki Cantabria Üniversitesinden Straus ve Manuel González Morales 2010 ve 2011 yıllarında bulmuşlardı.

Straus, Live Science’ a yaptığı açıklamada projenin sonuna doğru daha önce üzerinde çalışmayı bıraktıkları bu alana geri dönmeye karar verdiklerini, bunun sebebinin ise daha önceki kazılarda bu bölgede çok sayıda eser olabileceğinden şüphelenmeleri olduğunu belirtiyor.

O ve meslektaşları yaklaşık 2 metre uzunluğunda ve 1 metre genişliğinde tavandan düşmüş olması oldukça muhtemel olan ve çizgilerle işlenmiş bir blok buldular. bu bloğun altında kalan kısımdaki kazı çalışmaları ilerledikçe bir çene kemiğini ve kaval kemiği de içeren, toprak boyası olarak bilinen kırmızı boya pigmentleriyle kaplanmış insan kalıntıları bulmaya başladılar.

Bu ilk buluntuyu izleyen üç yıl boyunda Straus ve ekibi 100’den fazla kemik buldular. Buldukları bu kemiklerin ise 35 ila 40 yaşları arasında öldüğü sanılan bir kadına ait olduğunu buldular. Yapılan araştırmalar sonucu kadının kemiklerinin, vücudu çürüdükten sonra mağaranın arka kısımlarındaki bir alana gömülmüş olduğu anlaşıldı. Araştırmacıların bunu anlayabilmeleri ise tamamen kemikler üzerinde vücudun oksijenle temas ettiği bir ortamda açıkta çürümesi ile oluşan siyah magnezyum oksit tabakasının bulunması sonucu oldu. 

Daha sonra, büyük olasılıkla bir kurt ya da evcilleştirilmiş köpeğin mezarı kazdığı ve kalça kemiğini çıkarıp çığnediği düşünülüyor.  Fakat Straus’a göre bu kemik daha sonra iskeletin geri kalanıyla yeniden gömülmüş.

Kadının iskeleti göze çarpıcı şekilde tüm, fakat kafatası ile uzun kemiklerin büyük bir kısmı kayıp durumda. Araştırmacılara göre kayıp olan kemikler ya etçiller tarafından yerinden çıkartılıp başka bir yere taşınmış ya da dönemin insanları bu kemikleri sergilemek amacıyla yerinden çıkarıp almışlar. Straus’un da açıkladığı gibi Magdalenian insanlarının kemikleri yerlerinden çıkarıp yeni bir şeylerde kullanmaları bilinen bir durum.

Araştırmaların sonuçlarına göre “kırmızı kadın”ın yaşarken sağlığının yerinde olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle de uzmanlar kadının neden öldüğünü anlayamamış durumda. Straus, kadının yemek olarak daha çok geyik ve dağ keçisi eti ve balık yediğini ve ara ara da çeşitli mantar türleri tükettiğini belirtiyor.  

Kendi orijinal yerinde değil ama kemikler üzerinde bulunan ve demir oksitin bir değişik formu olan, parlak hematit kristallerinden oluşan toprak boyası üzerinde kimyasal analizler yaparak kimin ne için bu boyayı orijinal yerinden alıp kemiklere sürdüğünü anlamaya çalıştıklarını belirten Straus, zamanın insanlarının pigmenti kemiğe koruma amaçlı ya da bir çeşit törensel amaçla sürmüş olma olasılıklarını da ekliyor.

Mezarın yakınında bulunan kireçtaşı bloğun üzerindeki kazımalar kadını temsil etmek için Paleolitik sanatta kullanılan ve cinsel organı simgeleyen üçgenler içeriyor. Straus, bu detaylı mezarın  “kırmızı kadın”ın bir anlamda önemli biri olduğuna işaret ettiğini ama ne anlamda olduğuna dair henüz kimsenin bir fikri olmadığını belirtiyor.

Kaynak: http://www.livescience.com/50274-red-lady-burial-site.html