İSRAİL’DE 23.000 YILLIK AVCI-TOPLAYICI KAMP YERLEŞİMİNDE TARIM İZLERİ

Celile Denizi kıyısında yer alan Ohalo II adlı avcı-toplayıcı kamp yerleşiminde yapılan kazılarda, günümüzden 23.000 yıl öncesinde ilk tarım denemelerinin yapıldığına dair arkeolojik bulgulara rastlandı.

Yakın zamanda İsrail’in Celile bölgesinde yapılan kazılar tarımın ortaya çıkışı ile ilgili tüm bildiklerimizi sarstı. Celile Denizi kıyısında yer alan Ohalo II adlı avcı-toplayıcı kamp yerleşiminde yapılan kazılarda, günümüzden 23.000 yıl öncesinde ilk tarım denemelerinin yapıldığına dair arkeolojik bulgulara rastlandı. Tarihöncesi insan topluluklarının ilk kez 12.000 yıl önce tarım yaptığı biliniyor. Neolitik Devrim ya da Tarım Devrimi olarak adlandırılan bu süreçte toplumların sosyo-ekonomik yapılarının kökten değiştiği varsayılıyor. İsrail’de 23.000 yıllık avcı-toplayıcı kamp yerleşiminde elde edilen yeni bulgular, bilinen ilk tarım girişimini, tarımın başlangıcı olarak kabul edilen tarihten 11.000 yıl öncesine götürüyor.

Bar-Ilan, Haifa, Tel Aviv ve Harvard üniversitelerinden arkeolog, botanik ve çevrebilim uzmanlarından oluşan ekip Ohalo II’de elde ettikleri sonuçları Plos One’da yayınladıkları makale ile bilim dünyasına duyurdu. Bar-Ilan Üniversitesinden Prof. Ehud Weiss, Ohalo II’de elde ettikleri bulguların bilinen ilk küçük ölçekli tarım denemeleri olduğunu aktardı.  

Araştırma ekibinin elde ettiği sonuç üç ana dayanak üzerinden şekilleniyor. Birincisi, alanda bulunan evcilleştirilmiş tahıl ve arpa oranının yabani türlere göre çok daha yüksek olması. İkincisi, evcilleştirilmiş tahıl cinslerinin bulunduğu alanlarda yetiştiği bilinen proto-otların kazı alanında yüksek oranda bulunması. Üçüncüsü ise, alanda bulunan bıçak tipi aletlerin bitkileri kesmek ve biçmek için kullanılmış olduğuna dair bulgular elde edilmesi.

Haifa Üniversitesinden Prof. Dani Nadel liderliğinde altı sezondur devam eden kazılarda sazdan yapılmış altı adet barınak, bir mezar, bitki ve hayvan kalıntıları, Akdeniz kökenli boncukları ve çakmaktaşı alet yapımına dair kalıntılar ortaya çıkarılmıştı.

Alanda bulunan bitkiler kalıntılarının şaşırtıcı biçimde iyi korunmuş olduğunu aktaran Prof. Weiss, buna bitkilerin yandıktan sonra ve su ve tortu ile kaplanarak düşük oksijenli bir ortamda kalmasının neden olduğunu belirtti. Alanda elde edilen bulguların avcı-toplayıcıların yaşam tarzı hakkında çok önemli bilgiler sunduğunu ekleyen Weiss ayrıca, burada daha sonradan evcilleştirilecek olan tahılların tekrar eden biçimde ekilip biçildiğine dair kanıtlar elde edildiğini belirtti.  

Ohalo II’de bulunan barınakların yapımında 140 farklı bitki türünün kullanıldığına dair kanıtlar elde edildi. Bunlar arasında, yabani buğday (emmer), yabani arpa ve yulaf gibi yenilebilir bitki türlerinin de yer aldığı saptandı.

Alanda yer alan barınaklardan biri içerisinde bulunan bir öğütme taşı üzerinde yapılan analizlerde mikroskobik boyutlarda nişasta taneciklerine rastlandı. Taş aletin etrafına dağılmış tohumlar da bulundu. Bu bulgular, tahılların öğütülerek un haline getirildiğinin ve bu unun hamur yapımında kullanıldığının işareti olabilir.

Alanda alışılmadık biçimde yüksek oranda evcilleştirilmiş tahıl türlerinin bulunmasının nedeni Weiss’a göre, yabani türlerin tekrar tekrar ekilip biçilmesiyle meydana gelen bir genetik mutasyonun sonucu. Weiss, tahıllarda meydana gelen bu tür bir değişimin ancak tekrar eden ekim faaliyetleri sonucunda gerçekleşebileceğini belirtiyor. Dolayısı ile bölgede yaşamış avcı-toplayıcıların yıllar boyunca bu bölgede ekim yaptığı düşünülüyor.

Alanda bulunan orak bıçakları üzerinde yapılan analizler, bıçakların biçme işlemi sırasında kullanıldığını ve tahılların tamamen olgunlaşmadan kesildiğini gösteriyor.

Odalo II’de bulunan bazı bitkileri inceleyen ekip ayrıca, bu bitki türlerinin bazılarının alanda 11.000 yıl sonrasında, yani geleneksel olarak tarımın başlangıcı kabul edilen tarihte bulunan bitki türleriyle benzer olduğunu saptadı. Prof. Weiss‘a göre tarımın bilinenden çok daha önce başlayıp başlamadığını söylemek için henüz çok erken. Ohalo II’de elde edilen bulgular, burada 23.000 yıl öncesinde ilk tarım denemelerinin gerçekleştiğini gösteriyor. Ancak bu tarım faaliyetlerinin bölgede devam edip etmediğine dair bir bulgu yok. Dolayısıyla Weiss, Ohalo II’de elde ettikleri bu bulguları, tarımın başlangıcı olarak değil de, ilk tarım denemeleri olarak yorumluyor.

Araştırma ekibinden Prof. Marcelo Sternberg, burada karşılaşılan ilk tarım denemeleri ve ilk toprak kullanımı faaliyetlerinin ilk ot türlerinin ortaya çıkmasında etkili olduğunu, dolayısıyla Ohalo II’deki bulguların böylesine erken bir tarihte doğal ekosistem üzerinde insan müdahalesini göstermesi açısından çok önemli olduğunu belirtiyor.

Kaynak: http://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0131422