KERKENES KAZILARINDA İLGİNÇ KEŞİF: KABARTMA KURT FİGÜRÜ

Yozgat il sınırları içerisinde yer alan Kerkenes’te geçtiğimiz yıl yapılan kazı çalışmaları sırasında ilginç bir keşif yapıldı. Bu, kemik plaka üzerinde kabartma şeklinde yapılmış bir kurt tasviriydi.

Central Florida Üniversitesinden Dr. Scott Branting ile Dr. Joseph Lehner ve İstanbul Teknik Üniversitesinden Dr. Sevil Baştalı-Tırpan başkanlığında başkanlığında sürdürülen kazılar, Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden Dr. Burak Asiliskender ve Dr. Nilüfer Baturayoğlu Yöney ile Koç Üniversitesi, American Schools of Oriental Research, University of Toronto, FORTH Institute of Mediterranean Studies, Boston University, Arizona State University, University of Connecticut ve Gröningen Üniversitesinden araştırmacıların desteğiyle ile sürdürülmektedir.

 

MÖ 7. yüzyıl sonlarından MÖ 6. yüzyıl ortalarına kadar yerleşim gören Kerkenes, Anadolu’nun en büyük Hellenistik Öncesi Dönem yerleşmesi olma özelliğini taşır. Yerleşme aynı zamanda, Gordion ve Batı Anadolu’nun Dağlık Frigya Bölgesinden bilinen Frigce konuşan halklarla kültürel bağa sahip bir halk tarafından yönetilen bir bölgenin yönetim merkeziydi.

 

Kerkenes Dağı’nda kurulan ilk kent olma özelliğini taşıyan kent, 7 kilometrelik granit surlarla çevrelenmiş olup, yalnızca birkaç nesil boyunca ayakta kalmıştır. Yerleşmede sürdürülen son dönem kazı çalışmaları, jeofizik araştırmalar ile yerleşmedeki evler ve kentsel yapı komplekslerinin açığa çıkarılmasını içermekte olup, araştırmalar kentin sosyal örgütlenmesi üzerine odaklıdır.

 

Kemik plaka, Yapı Adası 8 olarak tanımlanan iki odalı kerpiç yapının, büyük giriş odasına ait duvarın iç yüzünde bulunmuştur. Olasılıkla, bir kızıl geyik (Cervus elaphus) boynuzundan yapılmış olan kemik plaka üzerinde, merkezde bulunan figür dik kulakları, keskin dişleri, stilize gözleri ile arkaya bakan pozisyonunda bir köpek özellikleri göstermektedir. Kemik plaka ile benzer özellikler taşıyan örnekler başka yerleşmelerden bilinmekle birlikte, bu buluntu Kerkenes kazılarında ortaya çıkan diğer buluntular gibi benzersizdir.

 

Abdullah Gül Üniversitesinden Dr. Burak Asiliskender yapılan çalışmalar hakkında, “MÖ 6-7. yüzyıllara tarihlenen bu Demir Çağı Anadolu yerleşiminde yaşayanların hayatları hakkında daha fazla bilgi edinmeyi amaçlamaktadır. Şehrin kuzey ucunda devam eden kazı çalışmaları sırasında Yapı Adası 8 olarak tanımlanan alanda bulunan köpek kabartması, 2016 yılının öne çıkan kültür eserleri arasında yer almaktadır. Oyma detayları, bir köpek ya da kurdu betimlediğini düşündürmekle birlikte, eski Yakın Doğu’da köpek betimlemelerine kurt betimlemelerinden daha sık rastlandığından, şimdilik doğrudan kurt olarak nitelendirilmesi tercih edilmemektedir.” dedi.

 

Asiliskender şimdiye kadar yapılan kazı çalışmalarını, “Kent dokusunu oluşturan büyük yapı adalarından biri olan Yapı Adası 8 içinde, merkezi konumda yer alan büyük iki-odalı dikmeli yapı ile batısında bulunan, mutfak, kiler gibi işlevlere sahip servis hacimlerindeki kazı çalışmaları genişletilerek devam etmektedir. Şehrin güneyinde yer alan Saray Yapı Grubunda 1999-2008 yılları arasında gerçekleştirilen yüzey araştırması ve kazı çalışmaları ise bu bölgede yer alan, yönetim, saray ve askeri amaçlı olduğu düşünülen yapılara odaklanmıştır. 2003-2012 yılları arasında temizlenen, incelenen ve kısmen onarılan Kapadokya (Güneydoğu) Kapısı ise yerleşimdeki diğer odak noktalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Farklı çalışmalarda elde edilen bilgiler şehrin nasıl planlandığı, kurulduğu ve yok edildiğine ışık tutmaktadır.” şeklinde değerlendirdi.

 

Kaynak: https://www.wbrg.net

Dr. Burak Asiliskender, Dr. Scott Branting