KLAUS SCHMIDT´IN ANISINA

20 Temmuz 2014 Pazar günü Almanya’da Baltık Denizi kıyısında geçirdiği kalp krizi nedeniyle çok erken yaşta aramızdan ayrılan Göbekli Tepe’nin kazı başkanı değerli dostum Prof. Dr. Klaus Schmidt

20 Temmuz 2014 Pazar günü Almanya’da Baltık Denizi kıyısında geçirdiği kalp krizi nedeniyle çok erken yaşta aramızdan ayrılan Göbekli Tepe’nin kazı başkanı değerli dostum Prof. Dr. Klaus Schmidt, 11 Aralık 1953’te Almanya’da Feuchtwangen şehrinde doğmuş, Friedrich-Alexander, Erlangen-Nürnberg ve Ruprecht-Karls-Heidelberg Üniversitelerinde prehistorya, klasik arkeoloji ve jeoloji-paleontoloji eğitimi almıştır. Öğrencilik yıllarından itibaren Almanya, Yunanistan, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’de çeşitli arkeoloji projelerinde yer alan Klaus Schmidt’in Türkiye ile ilgisi 1978 ve 1979 yılında Elazığ Müzesinde Norşuntepe kazı malzemesi üzerinde yaptığı ve daha sonra doktora tezi olarak yayımladığı buluntu çalışmaları ile başlamıştır. Onunla ilk tanışmamız ise 1980’li yılların başında Çayönü kazısından grup olarak Lidar Höyük’teki kazıyı ziyarete gittiğimiz sırada olmuştu. Aşağı Fırat Havzası Kurtarma Kazıları Projesi kapsamında

1979-1987 yılları arasında Alman Arkeoloji Ens- titüsü İstanbul Şubesi ve Heidelberg Üniversitesi adına Prof. Dr. Harald Hauptmann başkanlığında kazılan Lidar, Şanlıurfa ilinin kuzeybatısında, Bozova ilçesinin 23 kilometre kuzeyinde yer alan devasa bir höyüktü. 9 yıl boyunca MS 13. yüzyıl- dan  Erken  Tunç  Çağı  ortalarına  inen  kesintisiz yapı katlarını ortaya çıkaran kazılar sırasında ekip Arap Kantara köyündeki kazı evinde kalmış, bizler de gittiğimizde burada misafir olmuştuk. Norşuntepe’deki gibi düzenli kazı açmaları kadar Prof. Hauptman’ın yeni yaptırdığı yüzey araştırması sırasında Lidar’a bir saatlik yürüme mesafesinde bir yerleşimden toplanan Neolitik bulgulardan çok etkilenmiş, Nevalı Çori = Veba Vadisi’nden de ilk kez orada haberdar olmuştum.

Prof.  Hauptmann  1979  yılında  kazılara  başlar- ken, höyüğün yer aldığı Fırat’ın orta kesiminde yüzey araştırmasını  gerekli görmüş, bunun üzerine görevlendirdiği Hans Georg Gebel de Lidar çevresinde Fırat’ın Şanlıurfa yakasında yürüyerek araştırmalarına başlamıştı. Hilvan İlçesi Güluşağı köyünün   kuzeybatısında, Fırat’ın bir kolu olan Kantara  Deresi’nin  iki  yanında  yüzeyde  yoğun dilgi parçaları, küçük ok uçları ve çakmaktaşlarının olduğu buluntulara rastladığında, burayı bir ilk Neolitik Çağ yerleşmesi olarak tanımlayarak  kendisine eşlik eden çobanın referansıyla “Nevalı Çori I” ismini vermişti. Paleolitik Çağa tarihlenen başka buluntu yerlerinin de olduğu bu vadinin içinde Urfa Müzesi Müdürü rahmetli Adnan Mısır ve Harald Hauptmann’ın doğru bir öngörüyle 1983 yılında başlattıkları kazı ve elde edilen sonuçlar, Yakındoğu Neolitik araştırmaları açısından bir dönüm noktası olmuştu.

Klaus, ilk dönemde arazi sorumlusu, daha sonraları ise küçük buluntuların belgelenmesinden sorumlu olarak  buradaki tüm kazı çalışmalarına katıldı. İlk sezonlarında, kazı izni sadece bir ay olduğu için, ekip güneşin doğuşundan batışına kadar hiç ara vermeden çalışmış, her gün vadiye bir saatlik yürüyüş gerektiğinden, sabah 04.00’te yola koyulup  akşam 20.00’de geri dönmüşlerdi.

Nezih BAŞGELEN