“KÖRLER KENTİ” KALKHEDON VE BYZANTION’UN KURULUŞU

Pers Kralı I. Dareios’un komutanı Megabazos, Khersonesos (Gelibolu Yarımadası) ve Hellespontos (Çanakkale Boğazı) bölgelerinde henüz Pers hâkimiyeti altında olmayan kentlere karşı sefer düzenlerken, MÖ 511 yılı civarında Byzantion’u ziyaret etmiştir.

 Kalkhedon kentinin Byzantion’dan 17 yıl önce kurulduğunu öğrendiğinde, esasında Byzantion’un mükemmel bir konumda olduğunu görerek, “Hellespontos halkı tarafından sonsuza kadar hatırlanacak” şu sözleri söylemiştir: "Kalkhedonlular o zaman kör olmalıydılar; zira kör olmasalardı, kentlerini kurmak için ellerinin altında daha güzeli varken daha kötü bir mevkiyi seçmezlerdi."

Byzantion’un doğal olarak çok daha iyi tabii konumuna rağmen, Megaralılar niçin ilk önce Kalkhedon’da yerleşmeyi tercih etmişlerdi? Bu soru asırlar boyunca kendi içinde merak uyandırmıştır ve günümüzde de tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Biz bu çalışmamızda sorunun cevabıyla ilgili öne çıkan farklı görüşleri yeniden gözden geçireceğiz ve bu doğrultuda şimdiye kadar üzerinde fazla durulmamış olan birkaç noktaya dikkat çekmeye çalışacağız.

Malkin ve Shmueli’ne göre bu mesele, genelde Hellen kolonizasyonunu dâhil olmak üzere, özelde Propontis (Marmara Denizi) ve Karadeniz’deki Hellen yerleşimini ilgilendiren problemlerle bağlantılı olabilir; şimdiye kadar en tatmin edici açıklama Byzantion’un yeri Trakya kısmında olduğu için vahşi Thrak kabilelerinin tehdidi sebebiyle buraya yerleşmenin riskli olduğudur. Ancak onlara göre, yeterince gerçek olduğu görülen Thrak tehdidi sadece kısmi bir açıklama sağlamaktadır, çünkü sadece Byzantion’un negatif yönleri üzerine yoğunlaşmakta ve Kalkhedon’un muhtemel cazibeli yönlerini dışarıda bırakmaktadır. Malkin ve Shmueli, bununla bağlantılı olarak, hem tabii şartların hem de onlara bağlı olan denize açılma uygulamalarının Megaralıları ilk önce daha güvenilir ve avantajlı konumda olan Kalkhedon’a çektiğini savunmuşlardır. Tez çok basittir. Günümüz botları gibi, Arkaik Dönem’de Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi boyunca seyreden Hellen botları daha çok Asya kıyısına yakın hareket edebilir. Bu kıyı şeridi, fırtınalar karşısında daha iyi sığınma ve korunma yerleri (diğer tabirle körfezler, haliçler, Marmara Denizi’ndeki adalar gibi) ve kuzeyden gelebilecek güçlü akıntıların çok fazla problem oluşturmayacağı daha geniş sığ sular uzantısı sağlamaktadır. Hatta ara sıra meydana gelen karşı akıntılar bile kullanılabilir. Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nin Asya kıyı tarafı böylelikle daha bilinir ve güvenilirdir. Dolayısıyla Kalkhedon Asya tarafında Bosporos’a girmeden önce son durak noktası olabilir. Son olarak Kalkhedon kuzeye doğru Bosporos trafiğini yönetmek amaçlı olarak kuruldu ise (bu kesin bir durum değildir), o zaman ilk önce oraya yerleşmek daha mantıklı gelmektedir. Asya kıyısında yukarı doğru giderek Bosporos boyunca zig zag çizerek yelken açmak daha kolaydır.