Körtik Tepe

İnsanoğlunun Uygarlığa İlk Estetik Dokunuşu

 

Uygarlığın ortak yaratıcılarının geçmişteki izleri sürüldüğünde, belirli coğrafyaların pay sahipliği ön plana çıkmaktadır. Bütün coğrafyalarda paylaşılan ortak kültürel değerler olduğu gibi, her birisinin, doğa koşullarının da yönlendirdiği özel birikimlerin olması kaçınılmazdır. Son Buzul Çağını izleyen süreçte, değişen koşulların zorlayıcılığında yerleşik düzene geçişle bağlantılı olarak yaşamsal alanlarda evcilleştirmenin gerçekleştirildiği bir dönemde insanlık adına dev adımlar atılmış; arayışlar, beslenme ve barınma sorunlarına yeni çözümleri beraberinde getirdiği gibi, uzantıları günümüzde de yankı bulan sosyal gelişmelere de öncülük etmiştir. Bir önceki dönemde doğanın sunduğu olanakların yönlendirdiği bir yaşam tarzı, yerini müdahaleci bir anlayışa bırakmaya başlamış; bu olgu doğal çevrenin temel amaçlar doğrultusunda değişmesini beraberinde getirmiştir. Uygarlık tarihinin en önemli aşamalarından birisini oluşturan bu dönem, Neolitik Dönem olarak adlandırılır. Söz konusu dev adımların atıldığı, kök salarak tüm dünyaya yayıldığı; dolayısıyla, küresel kültürün kaynaklandığı öncü bölgenin, Anadolu coğrafyasını da kapsamında bulunduran Yakındoğu olduğu bilinmektedir.

Yaşamın temel gereksinimlerine sunduğu olanaklarla yerleşimde öncelikli tercih edilmiş olan Anadolu coğrafyası, başlangıçta salt beslenme ve barınma kaygısı ile hareket eden toplulukların, doğanın değişken koşulları karşısında giriştikleri arayıştan, günümüzde erişilen çağdaş uygarlık düzeyine kadar olan sürecin her aşamasında küresel uygarlığın öyküsüne tanıklık etmiştir. Geçmişten günümüze küresel kültür tarihi açısından yadsınamaz bir öneme sahip olan Anadolu’nun Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise, eriştiğimiz çağdaş uygarlık düzeyinin yaklaşık 12 binyıl önce temelleri atılan, kültürel devrimlerin yaşandığı bir ...  "Bu yazının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi, Mayıs-Haziran sayısında yer almaktadır."