"KÜLTÜR MİRASININ" KORUNMASINDA ZORLUKLAR

Orta Doğu ve Kuzey Afrika tarihinin önemli bir bölümü 2011 yılının başında oluştu. Ocak ayındaki Yasemin Devrimi’ni, bu bölgede yer alan diğer ülkelerde yaşanan bir dizi toplumsal kargaşa takip etti ve bu kargaşalar politik değişimleri beraberinde getirdi. Başlangıçta demokratik ve barışçıl bir hareket vadeden Arap dünyasındaki bu ayaklanma için “Arap Baharı” terimi üretilmiş olsa da, birçok ülkedeki akıbeti silahlı çatışma ve katliamla sonuçlandı.

2016 yılında dünya; Suriye, Irak ve bölgenin diğer ülkelerindeki insanlık krizlerinden oldukça fazla etkilendi. Yüzbinlerce zayiat, milyonlarca göçmen ve harap olmuş şehirler ve altyapılar, Orta Doğu’nun yüzünü derinden yaraladı. Kendini halife ilan eden IŞİD veya DAEŞ ortaya çıktı, Suriye ve Irak’ta geniş bir alanı kontrol altına aldı. Tek olmasalar da, dünya için gerçek bir tehdit oluşturmaya başladılar.

 

İnsan hayatının diğer yönleri gibi kültürü de bu devam eden politik kargaşa ve çarpışmaların ortasında kalarak derinden etkilendi. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (ODKA) bölgesindeki istikrarsızlığın, yapılan protestoların ve silahlı çatışmaların başlangıcından beri hem somut hem de somut olmayan kültür mirası oldukça fazla zarara uğradı. Tarihi yerleşmeler ve kentsel alanlardan, anıt ve yapılara, dini mekânlara ve mabetlere, müzelere ve koleksiyonlara kadar neredeyse her tür miras farklı derecelerde hasara uğradı. Bazıları imha edilip sonsuza kadar yok edildi.

 

 

Bijan ROUHANI