MARMARİS´TE 900 YILLIK BATIK BULUNDU

Marmaris´in Bozburun açıklarında yürütülen çalışmalarda, Fatimilere ait 900 yıllık batık bulundu. 200 metrelik bir alana yayılmış olan batıkta, yaklaşık bir ton cam külçe yüklüydü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı da olan Ege Bölgesi Araştırma ve Uygulama Merkezi (EBAMER) Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Harun Özdaş'ın başkanlığında yürütülen sualtı arkeolojik araştırmalarının 2015 yılı çalışmaları tamamlandı. Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen 'Sualtı Kültür Mirası Araştırmaları Projesi'yle, Türkiye kıyıları batık envanteri çıkartılıyor. Çalışmalarda özellikle Akdeniz'deki ticaret gemileri üzerinde yoğunlaşıldığı belirtildi.

 

Geçen yıl 15 kişilik bir ekibin çalışmalarda görev aldığını söyleyen Doç. Dr. Özdaş, sualtı video çekimlerini ise daha önce Haluk Cecan'la birlikte çalışan profesyonel kameramanlar tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Proje kapsamında Antalya ile Çanakkale arasında yer alan kıyılar ayrıntılı bir şekilde araştırılarak, sualtında bulunan batıklar, seramikler, çapalar, demirleme bölgeleri, mimari kalıntılar ve limanların kayıt altına alındığını ileten Doç. Dr. Özdaş, geçen yıl keşfedilen batıklar arasında en dikkat çekici olanının, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Mahallesi açıklarında 30 metre derinlikte bulunan ve 200 metrelik bir alana yayılmış olan MS 11-12. yüzyıla - Fatimilere- ait cam yüklü bir batığın olduğunu söyledi. Yüzlerce parçadan oluşan yaklaşık 1 ton cam külçenin yanı sıra, küçük şişelere de rastlandığını belirten Doç. Dr. Özdaş: "Batık alanında bulunan kalıntılar, günümüzden yaklaşık 1000 yıl önce Doğu Akdeniz'den yola çıkan ve cam taşıyan ticaret gemilerinin rotaları ve uğradıkları limanlar hakkında önemli bilgiler veriyor. Bu nedenle; Akdeniz medeniyetleri arasındaki ilişkiler her zaman deniz yoluyla olmuş, çatışma ve uzlaşmalar su altında iz bırakmıştır. Ticari ürünlerin yanı sıra, akıl ve fikirler de insanlarla gemilerde taşınmış ve farklı kültürlere ulaştırılmıştır. Akdeniz medeniyetlerinin denizlerdeki izleri ve Ege'yle olan ilişkileri bu proje kapsamında açıklık kazanmaktadır. Akdeniz havzasında gelişen bu medeniyetleri, deniz alanındaki çalışmalar ve bilgiler olmadan anlamak ve hipotezler üretmek mümkün olamayacaktır." dedi.

 

Antalya ile Çanakkale arasında yer alan kıyıların ayrıntılı bir şekilde araştırılması sonucunda yapılan arkeolojik kayıtların yanı sıra, deniz jeolojisi, deniz biyolojisi ve diğer bilim dallarına kaynak sağlayacak bilgilerin de toplandığını söyleyen Doç. Dr. Harun Özdaş: "Oşinografik ve jeolojik yapılara ilişkin veriler ile kıyı bölgelerindeki incelemelerde liman yapılarının sualtında kalma sebepleri, depremsellik ve deniz seviyesi değişimlerine ilişkin önemli sonuçlara ulaşıldı. Bu nedenle çalışmalara sadece sualtı arkeologları değil, deniz jeofizikçileri ve biyologları da katıldı. Ülkemizde ilk defa sistematik ve bilimsel sualtı arkeolojik çalışmalar, 'Türkiye Batık Envanteri Projesi' kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Teknolojisi Enstitüsü tarafından başlatılmış olup, bu çalışmalarda üniversitemize ait Koca Piri Reis Araştırma Gemisi de görev aldı." ifade etti.

 

 

sabah.com.tr