MYSIA OLYMPOS ÇALIŞTAYI

Bursa ve çevresinin ülkemizin kültür turizminde uğrak noktalarından biri haline gelmesine yardımcı olmak ve bugüne kadar hak ettiği değeri görememiş Bursa’nın dağ ilçelerinin, ulusal ve uluslararası düzeyde etkin bir şekilde tanıtılmasını sağlamak amacıyla 8-11 Mayıs 2014 tarihleri arasında Bursa’nın Orhaneli ilçesinde I. Uluslararası Mysia Olympos’u Araştırmaları Çalıştayı gerçekleştirildi.

Bursa ve çevresinin ülkemizin kültür turizminde uğrak noktalarından biri haline gelmesine yardımcı olmak ve bugüne kadar hak ettiği değeri görememiş Bursa’nın dağ ilçelerinin, ulusal ve uluslararası düzeyde etkin bir şekilde tanıtılmasını sağlamak amacıyla 8-11 Mayıs 2014 tarihleri arasında Bursa’nın Orhaneli ilçesinde I. Uluslararası Mysia Olympos’u Araştırmaları Çalıştayı gerçekleştirildi. Çalıştayda 10’u yurtdışından ve 13’ü Türkiye’den olmak üzere toplam 23 bildiri sunuldu. Bursa-Eskişehir-Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından desteklenen “Bursa’nın Dağ İlçelerinin Tarihi ve Kültürel Mirası Envanteri Projesi” çerçevesinde gerçekleştirilen çalıştay, Orhaneli Belediyesinin ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Büyükorhan Belediyesinin katkıları ile gerçekleştirildi. Çalıştayda sunulan bildiriler ile özellikle Uludağ çevresinde gerçekleştirilen araştırmaların sonuçları, bilim insanları ve ilgililer ile paylaşıldı. İlk oturum Uludağ’ın Prehistorik Dönemine ayrıldı. Bu bölümde Uludağ ve çevresinde Alt ve Orta Paleolitik Dönem buluntuları veren merkezler, Tunç Çağı yerleşim yerleri ve yeni keşfedilen  iki adet duvar resimli prehistorik mağaratanıtıldı. Ayrıca çalıştayda; Hellenistik, Roma ve Geç Antik Dönem yerleşimlerine ait seramik buluntuları, Orhaneli’nin kuruluşuna ait bilgiler, bölgede bulunan yazıtlar ışığında Roma Döneminin eyalet sınırları değerlendirildi. Geç Antik ve Bizans dönemlerinde Uludağ’ın dinsel açıdan sahip olduğu önem irdelenirken, diğer bir bildiriyle Osmanlı Döneminde Uludağ’ın sosyal ve ekonomik yapısına ışık tutuldu. Uludağ’ın mozaiklerinin yanı sıra Bizans Dönemi dini yapıları ile ilişkili olan ancak Uludağ’ın dışında kalan dini yapılar da bildirilerde unutulmadı. Hatta Uludağ ile doğrudan ilişkili olmayıp, içeriği ile Uludağ kültürlerinin anlaşılmasına yardımcı olma potansiyeline sahip bildirilere de yer verildi. Ancak çalıştayda sunulan bildirilerin büyük çoğunluğunda, bölgedeki arkeolojik ve tarihi buluntu yerlerinin defineciler tarafından tahrip edildiği vurgusu yapıldı. Çalıştay sonunda Paleolitik Çağdan Geç Osmanlı Dönemine kadar, Uludağ’ın arkeolojik, epigrafik ve tarihi araştırmalarının sonuçları ilk kez topluca tartışılarak irdelendi ve bilim dünyası ile paylaşıldı. Bu proje ile hem tarihi, hem de doğal olarak keşfedilmeyi bekleyen pek çok değeri bulunan fakat yakın zamana kadar araştırılması çeşitli nedenlerle ihmâl edilmiş olan Dağlık Bursa’da uluslararası katılımlı ilk bilimsel toplantı gerçekleşmiş oldu.