OLYMPIA’DAKİ ZEUS HEYKELİ

Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Olympia’daki Zeus Heykeli, harikalar arasından kıta Yunanistan’da yer alan tek örnektir. Zeus Heykeli listedeki diğer harikalar gibi boyutu ile meşhur olsa da, aslında yedi harika arasında en küçük olanıdır. Listede Zeus Heykeli’nden başka beş bina ve bir heykel daha yer almaktadır ve bunların hepsi de önemli oranda büyük eserlerdir.

 

Rodos kolososunun 70 kübit yani yaklaşık 32 metre boyunda olduğu söylenmektedir. Ancak ayakta durmakta olan kolososun aksine, Zeus Heykeli tahtında oturmakta olan tanrıyı betimlemektedir. MÖ 3. yüzyıl başlarında İskenderiye’de kütüphaneci olarak görev yapmış Şair Kallimakhus’a ait bir şiire göre heykel, kaidesi hariç 25 kübit (yaklaşık 11,5 metre) uzunluğundadır.

 

 

MÖ 5. yüzyılın üçüncü çeyreğinde tasarlanan Zeus Heykeli, o dönem için hem boyutu hem de yapımında kullanılan malzemesi bakımından son derece dikkat çekici bir heykeldi. Zeus’tan yaklaşık 150 yıl sonra dökme bronzdan yapılan, çok daha büyük boyutlu Rodos kolososunun aksine, Zeus Heykeli altın, fildişi ve çeşitli pahalı, egzotik malzemelerden yapılmıştır.

 

 

Zeus Heykeli üzerine en eksiksiz tanım ise, MS 2. Yüzyıl ortalarında yaşamış coğrafyacı ve gezgin Pausanias’a ait:

 

“Tanrı, altın ve fildişinden yapılmış bir tahtta oturmaktadır. Kafasında zeytin dalından bir çelenk bulunur. Sağ elinde, heykelin kendisi gibi altın ve fildişinden yapılmış olan bir Zafer tanrıçası Nike heykeli tutmaktadır. Nike heykelinin başında bir çelenk vardır. Zeus’un sol elinde, her tür maden kullanılarak yapılmış bir asa vardır. Asanın tepesinde ise bir kartal figürü durmaktadır. Tanrının sandaletleri ve pelerini de yine altındandır. Pelerini üzerinde hare ketli figürler ve zambak çiçekleri yer almaktadır. Tahtı ise altın ve değerli taşlarla, abanoz ve fildişi ile süslenmiştir.”

 

Zeus’un antik çağdaki tüm bu temsilleri bugün kopyalar olarak nitelendiriliyor olsalar da, küçük boyutlu ve farklı malzemeden yapılmış bu örnekler, dünya dışı bir varlığın son derece kuvvetli olması gereken gerçek görüntüsü hakkında yalnızca bir fikir verebiliyor.

 

 

Bugün Olympia’da heykelin kendisine ait neredeyse hiçbir kalıntı yoktur. Günümüze ulaşan yegane kalıntılar, tapınağın ortasındaki yıkıntılar arasında yer alan ve bir zamanlar heykelin temelini oluşturduğu anlaşılan, Atina yakınlarındaki Eleusis’ten getirilen bazı koyu renkli, kireçtaşı bloklar ile heykelin önündeki sığ bir havuzun etrafını çeviren beyaz mermer bordür parçalarıdır.

 

 

Yazı: Kenneth LAPATIN

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 59. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.