OPUS SECTILE

Arkeoloji literatüründe duvar veya zeminlerde mermer, taş ya da cam gibi malzemelerin özel bir şekilde kesilerek bir araya getirilmesi ve belli bir dizayn oluşturacak şekilde kaplanması bu isimle adlandırılır. Döşemeler genellikle üçgen, çokgen ve daire gibi geometrik şekillerde küçük kesilmiş renkli parçaların bir araya getirilmesiyle oluşturulmaktadır. Bu teknik bir mozaik tekniği olmasına rağmen tessellatum tekniğinden oldukça farklıdır

 Roma Döneminde oldukça sevilen bu döşeme türü zenginlik ve prestij göstergelerinden biriydi. Bu teknikteki dekorasyonlar zengin evlerin döşemelerinde oldukça yaygın bir şekilde bulunurlar. Opus sectile döşemeler iki şekilde karşımıza çıkar. İlki, geometrik opus sectile denen türdür. Çoğunlukla zemin kaplamalarında karşımıza çıkan geometrik opus sectile döşemeler, geometrik biçimlerde kesilmiş renkli küçük mermer ya da taş parçalarının belli bir motif oluşturacak şekilde bir araya getirilerek harç üzerine yapıştırılmasıyla elde edilir. Burada çokgen geometrik formlar ve daireler bu türün motif repertuarını oluşturur. Geometrik opus sectilenin erken bir örneği olarak, farklı renklerden eşkenar dörtgenlerin oluşturmuş olduğu motif kompozisyonuyla Samothrake’deki MÖ 4. yüzyıla ait döşeme gösterilebilir. Geometrik opus sectile giderek gelişim göstermiş ve farklı coğrafyalarda da uygulanan bir kaplama türü olmuştur. Eşkenar dörtgenler, üçgenler ve kareler gibi basit geometrik şekillerin tekrarlarıyla oluşturulan zeminler MÖ 2. yüzyıl boyunca İtalya’da görülmektedir. Pompeii’de Apollon Tapınağı’nın cellasının zemini merkezde kireçtaşı ve arduvaz taşından yeşil, gri ve beyaz renkli eşkenar dörtgenlerden oluşan geometrik opus sectile şeklindedir. Bunun etrafı ise perspektifli meander motiflerinin yer aldığı tessellatum tekniğinde yapılmış kuşakla çevrilidir. MÖ 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bu döşeme dışında yüzyılın sonuna doğru Pompeii’de Faun Evi’ndeki opus sectileler de bu türün erken örnekleri için önemlidir. Özellikle evin tabliniumunun zemininde yer alan döşeme Apollon Tapınağı’ndaki döşeme ile benzer bir motif karakteri içerisindedir. İtalya’daki erken opus sectilelerde mermer kullanılmamıştır. Mermerin İtalya’da MÖ 1. yüzyıl sonunda mimaride kullanılmaya başlaması ve yapılarda mermer  malzemenin kullanımının yaygınlaşması ve moda olması döşemelerde de kendini göstermeye başlamıştır. Augustus döneminde Romalılar İtalya’nın kuzeybatısında yer alan Luna mermer ocağını işletmeye başlamışlardır. Burası kıyıda olduğu için mermer, gemilerle önce Ostia’ya ve oradan Tiber üzerinden Roma’ya getirilmekteydi. Bu yöntem Augustus zamanında büyük bir başarıyla uygulanmıştır. Böylece ithal mermerin yerini daha düşük maliyetli mermer kullanımı, bu malzemenin kısıtlı kullanımını ortadan kaldırmış ve Roma Augustus döneminde mermerden inşa edilmiş yapılarla donatılmaya başlamıştır. Bu durum mermerin yaygın kullanımı içinde opus sectile döşemelerde de kendini göstermiştir. Anadolu’daki geometrik opus sectile döşeme örnekleri MÖ 1. yüzyıldan önceye gitmez. Ancak Plinius Karya satrabı Mausollos’un Halikarnassos’taki sarayında mermer kaplamaların olduğundan bahseder. Pergamon’da Attalos’un Evi’nin 37 numaralı odasındaki opus sectile Hellenistik Dönemdendir ve MÖ 1. yüzyıla tarihlenir. Döşemede farklı renkli eşkenar ve paralelkenar dörtgenlerin MS 2. yüzyıla kadar Anadolu’daki opus sectilelerde basit geometrik motifler kullanılırken, bu tarihten itibaren bunlara ek olarak yıldız ve güneş motifleride yapılmaya başlanır. Çember ve sekizgen içerisine yerleştirilmiş güneş motifi Pergamon’da Peristil Ev III, oda 6 ve 7 d’de görülür. Ayrıca MS 2. yüzyılın ortalarına tarihlenen Nysa’daki döşemede, eşkenar dörtgen ışınlı, sekizgen göbekli yıldız motifi görülür. MS 4. yüzyılda opus sectile artık tam olarak yaygın hale gelmiş ve sevilerek kullanılan bir döşeme türü olmuştur. Bu yüzyılda aynı zamanda motif sayısında da artış izlenmektedir. Artık kare motiflerin tüm türevleri kullanılmaya başlanır, ayrıca Medusa kalkanı ve hasır motifleri de kullanılır. Smyrna Agorası bouleuterionunun orkestrasındaki bugün bazı parçaları ve harç izleri görülebilen döşeme MS 4. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Üç panelli döşemede paneller üzerinde mermerden üçgenler, kareler ve altıgenlerle oluşturulmuş motifler yer alır. Ayrıca merkez panelin ortasına büyük bir dörtgen yerleştirilmiştir. Harç izlerinden anlaşıldığı üzere buradaki paneller birbirlerinden geniş mermer bantlarla ayrılmaktadır. Geniş mermer bantlar aynı zamanda erken Hıristiyanlık Dönemiyle beraber görülen geometrik opus sectile döşemelerin önemli bir özelliğidir. Başka bir örnek olarak MS 4.-5. yüzyıllara tarihlenen Aphrodisias Odeonu orkestra opus sectile döşemesinde baklava dilimleri ve dörtgenlerden oluşturulmuş bir motif anlayışı görülmektedir. Ayrıca Aphrodisias Piskoposluk Sarayı’ndaki opus sectile döşeme de MS 4. yüzyıldaki motif artışına örnek olabilecek Medusa kalkanı gibi motif ile motifleri birbirinden ayıran geniş mermer bantları görmek mümkündür.