ŞİDDETLİ SOĞUK VE KARANLIK DİNOZORLARI NASIL YOK ETTİ

66 Milyon yıl önce dinozorların aniden yok olması memelilerin yükselişini başlattı. Bu durum insanoğlunun yeryüzüne hâkim olmasına neden oldu. Şimdi iklim bilimciler yeryüzünde yaşayan canlılar üzerinde böyle bir derin etkiye sahip olan büyük bir asteroidin dünyaya çarpmasından sonra havada sülfürik asit damlacıklarının nasıl oluştuğunu ve güneş ışığını birkaç yıl boyunca nasıl engellediğini yeniden tasarlayıp anlamaya çalışıyor.

Dinozorların yok olmasıyla ilgili önceki teoriler daha kısa kalıcı tozlar üzerine odaklanmıştı. Yeni bilgisayar simülasyonları ise sülfürik asit damlacıklarının kalıcı soğuklukla sonuçlandığını ve bu durumun muhtemelen dinozorların ölümüne yol açtığını gösteriyor. Aynı simülasyona göre bir diğer ölüm sebebi ciddi şekilde deniz ekosistemlerini rahatsız eden ve yüzey soğumasının neden olduğu okyanusların kuvvetli bir karışımı olabilir.

 

Potsdam Enstitüsünden Julia Brugger, Meksika’daki Chicxulub kraterini oluşturan asteroidin çarpmasını izleyen hava sıcaklığı düşüşünün dünya tarihinde bir dönüm noktası olduğunu ve mesozoik dönemin sonunda gerçekleşen dinozorların ölümü hakkında tartışılan nihai sebebin anlaşılması için yeni bilgilerin sunulabileceğini söyledi. Bilim insanları bu olayı araştırmak için ilk defa bilgisayar simülasyonu, bir iklim modeli eşleştirme, okyanus ve deniz buzu kullandılar. Araştırmanın sonucunda asteroit çarpmasından buharlaşan kükürt içeren gazların güneş ışığını engellediği ve dünyanın soğumasının ana faktörü olduğu anlaşıldı.

 

Tropik Bölgelerde Yıllık Ortalama Sıcaklık 27 Dereceden 5 Dereceye Düştü

 

Asteroidin çarpmasından sonrasında, yaklaşık 3 boyunca yıllık ortalama sıcaklık donma noktasının altında seyretti. Dünya çapında yıllık ortalama sıcaklık en az 26 derece düştü. Tropik bölgelerde bile yıllık ortalama sıcaklık 27 dereceden 5 dereceye kadar düşmüştü. Brugger’e göre o dönem gerçekten çok soğuktu. Buz örtüleri genişledi. Hâlbuki dinozorlar yemyeşil bir iklimde yaşamaya alışmıştı. Enstitü araştırmacılarından Georg Feulner’e göre sülfat aerosollerinden kaynaklanan uzun süreli soğukluk atmosferde kısa bir süre kalan tozlara göre kitlesel yok olma için daha etkiliydi. İklimin normale dönmesi için yaklaşık 30 yıl geçmesi gerekiyordu.

 

Buna ek olarak okyanus sirkülasyonu bozulmaya başlamıştı. Yüzey suları soğuyup yoğunlaştı ve ağırlaştı. Daha soğuk su kütleleri derinliklere inerken, derin deniz tabanlarından gelen daha sıcak sular yüzeye çıktı. Bilim insanları muhtemelen yosunların yoğun olarak çiçeklenmesine neden olan besin maddelerini taşıdıklarını ileri sürdü. Bu yosunlar zehirli maddeler üretmiş ve kıyılardaki yaşamı daha da etkilemiş olmalıydı. Her halükarda dünya üzerindeki deniz ekosistemleri şiddetle sarsıldı ve muhtemelen okyanuslarda amonitler gibi türler yok oldu.

 

Bu Olay İklimin Dünya Üzerindeki Tüm Yaşam Biçimleri İçin Ne Kadar Önemli Olduğunu Gösteriyor

 

O zamana kadar dünyaya hükmeden dinozorların yok oluşu, memelilerin yükselişi ve en sonunda da insanoğlunun ortaya çıkması için boş alan yarattı. Feulner evrimin bir asteroit çarpması gibi kısmen bir kazayla nasıl yönlendirildiğini görmenin büyüleyici olduğunu ve kitlesel yok oluşların dünya üzerindeki yaşamın savunmasızlığını gösterdiğini söyledi. Ayrıca iklimin dünya üzerindeki tüm yaşam biçimleri için ne kadar önemli olduğunu da ortaya çıkardığını vurguladı.

 

Bugün ise gezegenimiz için en büyük tehlike küresel soğukluk değil ironik olarak insanoğlundan kaynaklı küresel ısınmadır.

 

https://archaeologynewsnetwork.blogspot.com.tr