SİLİVRİ´DE 5 BİN YILLIK KURGAN BULUNDU

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin Silivri’de gerçekleştirdiği kurtarma kazısında bu yılın en büyük arkeolojik keşiflerinden biri gerçekleştirildi. Kazı raporundaki “ülkemizde bulunmuş ve kazısı yapılarak tamamen ortaya çıkarılmış ilk ve en eski, 5 bin yıllık kurgan tipi mezar” tespiti, buluntunun önemini gözler önüne seriyor.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ekiplerinin Silivri'deki kurtarma kazısında Türk ve Altay kültüründe kutsal mezar olarak bilinen kurgan tipi mezar bulundu. Üzerinde mızrak ucu bulunan iskeletin önemli bir asker, savaşçı olduğu tahmin ediliyor. Kazı raporunda, “ülkemizde bulunmuş ve kazısı yapılarak tamamen ortaya çıkarılmış ilk ve en eski, 5 bin yıllık kurgan tipi mezar” tespiti yapıldı. Kurgan, Yenikapı arkeolojik kazılarından sonra İstanbul tarihine yepyeni bilgiler getirecek.

 

Silivri'nin Çanta bölgesinde yazlık siteye ait sosyal tesislerin yapılacağı arsada gerçekleşen müze kurtarma kazılarında İstanbul ve Trakya tarihine ışık tutacak buluntulara ulaşıldı. Aralık 2015 tarihinde başlayan kazılar 5 ay sürdü. İstanbul 1 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na geçtiğimiz nisan ayında gönderilen rapora göre, mezarın kuzeyden gelen tunç çağında yaşamış önemli bir askere ait olduğu düşünülüyor. Arkeolojik kazılarda tümülüs (anıt mezar) öncüsü olan kurgan tipi mezarın daha önce defineciler tarafından birkaç kez deşildiği, ancak ana mezara ulaşılamadığı tespit edildi. 

 

Kurgan tipi mezarlar Orta Asya kültürü olarak biliniyor. Ülkemizde Avrasya steplerinin ölü gömme geleneğini yansıtan kurgan tipi bir mezar 1980 yılında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan tarafından, Trakya yüzey araştırmaları sırasında, Kırklareli'nin Asılbeyli köyü Taşlıcabayır mevkiinde tamamen dağılmış vaziyette bulunmuştu. Kurtarma kazısı sonucunda mimari yapı ortaya çıkarılamamış, demir çağına MÖ 1200 yıllarına tarihlenmiş pişmiş toprak kaplar elde edilmişti. Trakya’da bilinen kurgan tipi tek mezar da buydu. Silivri’de ortaya çıkarılan mezar bundan hem daha eski hem de tüm mimari yapısıyla ortaya çıkarıldı. 

 

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü mezarın bulunduğu alanın tescillenmesini, mezarın buluntuları ve mimari yapısıyla kaldırılarak müzeye taşınmasını talep etti. Müzenin Trakya ve İstanbul buluntuları bölümünde olduğu gibi sergileyerek bu eşsiz buluntuları ölümsüzleştirmek istiyor. Koruma Kurulu’nun vereceği karara göre mezarın akıbeti belli olacak. 

 

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü, Prehistorya Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Prof. Dr. Mehmet Özdoğan buluntu için, “Trakya’ya kuzeyden gelen göçler var. Kurgan tipi bir mezar bu. Benim çalışmalarımda da bu tarz mezarlar var. Trakya’da çok sayıda bu tür mezarların tahrip edildiğini biliyorum. Bir tanesini kepçenin önünden kurtarmıştık. Birinci bin, Demir Çağına aitti. Çok sayıda mezar buluntusu elde etmiştik. Ancak buradaki mezar daha eski, Tunç Çağı. Oldukça önemli bir keşif. Bilimsel incelemeleri sonucunda güzel veriler elde edilecektir” dedi.

 

Ömer Erbil / hurriyet