UYGARLIĞIN KÖKENİ ŞÖLENLER

Şölenlere özel olarak davet edilen ve şölen sahiplerinden hediyeler alan kişilerin uygun bir zaman dilimi içinde bu davetlere ve hediyelere karşılık vermesi beklenir. Bu tür beklentiler, davet ve hediyelere karşılık vermeyi öngören açıkça belirtilmemiş anlaşmalara benzer. Şölen davetinin ve buna bağlı olarak karşılık verme yükümlülüğünün kabul edilmesiyle, bireyler etkinlik sahibi ile açıkça belirtilmemiş veya üstü kapalı bir sosyal müttefiklik içine dahil olurlar.

Şölenler neredeyse herkesin keyif aldığı aktivitelerdir. Doğum günleri, düğünler, bayramlar ve diğer pek çok eğlenceli etkinlik yılın en ilgi çekici anlarını oluşturur. Bugün dünya genelinde pek çok geleneksel köyde düzenlenmeye devam eden şölenler, uygarlığın doğuşunda eğlence yönünün yanı sıra çok daha ciddi bir role sahipti. Aslına bakılırsa, ilk şölenlerin, Yakın Doğu’da ve diğer yerlerdeki ilk medeniyetlerin ortaya çıkışında aracı bir rol oynamış olabileceğini söyleyebiliriz. Anadolu’nun  önemli yerleşmelerinden Hallan Çemi, Göbekli Tepe, Çatalhöyük ve Çayönü’nde elde edilen bulgular, şölenlerin uygarlık yolunda atılan temel adımlarda önemli bir role sahip olduğunu gösterir. Ancak bu yerleşmeleri incelemeden önce, geleneksel anlamda şölenin ne olduğunu anlamamız gerekir.

Güneybatı Asya’daki geleneksel şölenler üzerine yaptığım son 20 yıllık etnoarkeolojik çalışmalarım sonucunda vardığım sonuçlardan ilki, geleneksel şölenlerin pek çok farklı unsurun bir araya gelme- siyle oluştuğudur. Şölenler, şüphesiz, eğlence ve sosyal etkinlikler için bir ortam yaratır. Konuklar için her zaman bol miktarda ve sıklıkla özel yiyecekler bulunur. Bunun yanı sıra dans, içki, şarkı söyleme, müzik, ritüeller, tiyatro performansları, özel kıyafetler giyme gibi etkinlikleri de içerirler. Tüm bunların amacı, şölen sahibinin düzenlediği  etkinliklere,  farklı  amaçlar uğruna,  insanları çekmektir. Ne de olsa, şölenler oldukça pahalı et- kinliklerdir ve bu etkinlikleri düzenleyen kişiler, tüm bu uğraş ve masraflarından çıkar sağlamayı beklerlerler.

Çalışmalarım sonucunda ulaştığım ikinci sonuç, şölenlere özel olarak davet edilen ve şölen sahiplerinden hediyeler alan kişilerin uygun bir zaman dilimi içinde bu davetlere ve hediyelere karşılık verme zorunluluğudur. Bu tür beklentiler, davet ve hediyelere karşılık vermeyi öngören açıkça belirtilmemiş anlaşmalara benzer. Şölen davetinin ve buna bağlı olarak karşılık verme yükümlülüğünün kabul edilmesiyle, bireyler etkinlik sahibi ile açıkça belirtilmemiş veya üstü kapalı bir sosyal müttefiklik içine dahil olurlar. Taraflardan her biri, diğerini ekonomik meselelerde olduğu gibi, politik ve sosyal çatışmalarda da destekler ve yardımcı olur. Bu tür bir destek, hıyanet, hırsızlık, büyücülük, veraset anlaşmazlığı, borcunu ödememe, ritüellere karşı gelme, diğer insanların evcil hayvan ve ekinlerine zarar verme gibi suçlamaları içeren sosyal ve politik çatışmaların oldukça yaygın olduğu kabile toplumlarında hayati önem taşır. Kişinin bu gibi suçlamalara ve ceza tehditlerine karşı kendini savunabilmesi için toplum içinde güçlü müttefiklere ihtiyacı vardır. Ayrıca, kıtlık gibi tehditlerle karşı karşıya kalındığında, yiyecek ödünç almak için böyle bir destek ağına sahip olmak hayati önem taşır. Yiyeceklerinin tümünü kendileri üreten köylerde kıtlık bir çok farklı sebepten meydana gelebilir. Hane halkındaki yetişkinler, kaza ya da hastalık sonucu tarlalarda çalışamayabilir. Ekinler kuru hava nedeniyle kuruyup çürüyerek bozulabilir, böcek ya da hayvanlardan salgın hastalıklar yayılabilir, hayvanlar veya kuşlar ekinleri tüketebilir. Dolayısıyla, geleneksel tarım  toplumlarında hayatta kalmak için bu tür bir destek ağına sahip olmak büyük önem taşır. Bu tür sosyal destek ağlarının oluşturulması ve sürekliliğinin sağlanmasındaki en temel yollardan biri olasılıkla şölenlerdi. Şölenler, devamlılığı olan yatırımlar, bağlılıklar ve karşılıklı borçlandırma gibi durumlar içerdiklerinden büyük ölçüde etkili aktivitelerdi.

Ulaştığım üçüncü sonuç, karşılıklı şölen düzenleme  ve  hediye  yükümlülükleriyle  oluşturulan bu ağların ve karşılıklı borçların, kendi doğaları gereği toplum içinde belirli bireylerin elinde politik bir güç yaratma eğiliminde olduğudur. Geleneksel şölenlerin bu özelliği, ilk ekonomi temelli (örneğin, besin fazlasına dayanan) hiyerarşilerin doğmasına sebep olmuş olabilir. Kişisel çıkarlarını arttırmak isteyen hırslı bireyler şölenleri sistematik bir fayda sağlama aracı olarak kullanmış olabilir. Bu tür bireyler olasılıkla bu sistemi kendileri icad etmiş ve çıkarlarını daha fazla desteklemek amacıyla zaman içinde kendilerine göre değiştirmiş bile olabilirler. İnsanları etkilemek ve onları karşılıklı bir alacaklı sistemine dahil etmek için bazı etkinlikler daha uygundur. Örneğin evlilikler, cenazeler ve savunma birlikleri, çok sayıda önemli insanı etkilemek ve gösteriş yapmak amaçlı düzenlenen en ilgi çekici etkinlikler arasındadır.