UZAK DOĞU ASYA İNSANININ GENETİĞİ TAŞ ÇAĞINDAN GÜNÜMÜZE ÇOK FAZLA DEĞİŞİKLİK GÖSTERMEDİ

Rusya’da bulunan 7 bin 700 yıllık insan kalıntılarının analizi, modern Doğu Asya insanlarının Taş Devri avcı-toplayıcı atalarına benzer bir genetik yapıya sahip olduklarını ve bölgede popülasyonun çok fazla değişmediğini gösteriyor.

Rusya’da, Şeytan Kapısı olarak bilinen ve ilk defa 1973 yılında kazılan bir mağarada Taş Çağına ait insan iskeletleri bulundu. Bu iskeletlerin iki tanesinde (biri 20‘li yaşlarda diğeri ise 50 yaşın üstünde bir kadına ait) iyi durumda korunmuş ve az bozulmuş DNA vardı. Araştırmacı ekip bu antik kalıntılarından DNA örneklerini aldı ve yüzdeleri karşılaştırmak için aynı alandaki insanlardan alınan modern DNA verileri ile karşılaştırdı. Araştırmacılara göre orta yaşlı kadının DNA’sı aralarında en sağlam olanıydı ve kadının kahverengi gözleri ve kalın, düz saçları vardı.

 

İki genomun analiz sonuçlarına göre;  veriler bugün Tungusça dilini konuşan Doğu Rusya ve Çin’deki Amur Havzasında yaşayan Ulchi halkının DNA’sına çok yakın olduğunu gösteriyor. Ayruca bu veriler Çin’de diğer Tungusça konuşan etnik gruplarla da uyuşuyor. Böylece bu yeni araştırma en azından Doğu Asya'nın bir bölümünün hikayesinin farklı olduğunu ve Neolitik Çağ'ın başlangıcından bu yana nüfusta genetik değişimlerin çok az olduğunu ortaya çıkarıyor.

 

Genetik İzolasyon

 

Bulgular, neredeyse 8 bin yıldır bölgeye ya da bölge dışına çok az göç gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bu, Batı Avrupa’ya (Çünkü Batı Avrupa’ya Neolitik Çağ’da çiftçi ve çömlekçi göçleri vardı. Bunu Tunç Çağında atlı binicilerin göç dalgaları izledi) kıyasla çok yüksek bir süreklilik seviyesidir. Bu kitlesel göçler muhtemelen ortaya çıkan tarımsal ve metal tabanlı teknolojilerin başarısı ile sağlandı.

 

Cambridge Üniversitesinden yüksek lisans öğrencisi Veronika Siska, Taş Çağı Uzak Doğu Rusya’sını diğer bölgelerden ayıran şeyin özellikle sert iklimi olduğunu söyledi. Siska’ya göre bu bölgeye ulaşmak çok zordu ve bu teknolojiler gerçekten kuzeye kadar yayılmadı. Hatta Ulchiler, orijinal yaşam biçimlerini (avcılık ve balık tutma) son yüzyıla kadar korudu. Böylece kuzeydoğu Asya'daki genler 8 bin yıl boyunca çok az değişti. 

 

Araştırmacılar bundan sonraki çalışmalarında, Avrupa'da görülen büyük göç dalgalarının ve değişikliklerin sebebini ve bunun neden kuzeydoğu Asya'da yaşanmadığını anlamaya çalışacaklar. 

 

http://www.dailymail.co.uk/