3500 Yıllık Kabartmalar Ustalar ve Çıraklarının İş Yükünü Nasıl Paylaştıklarını Anlatıyor

Teb, Deir el-Bahari’deki Hatshepsut Tapınağındaki 3500 yıllık iki kabartmayı inceleyen Varşova Üniversitesi’nden Eski Mısır Bilimi uzmanı Eski Mısır’daki kabartmalar ele alındığında, çırakların uzuvlar ve gövdeler gibi karmaşık olmayan bölgeleri yaparken usta zanaatkarların yüz gibi karmaşık bölümlerle uğraştığı sonucuna ulaştı.

Teb’deki Hatshepsut Mabedi’nin kuzey ve güney duvarlarındaki ikiz kabartmalardan birinin parçası. @Maciej Jawornicki

Hatshepsut, Mısır’ın 18. Hanedanlığından MÖ 1473-1458 yılları arasında hüküm sürmüş, tarihsel olarak gerçekliği doğrulanmış ikinci kadın firavundu.

Hatshepsut Tapınağı, Deir el-Bahari, Teb @Maciej Jawornicki

Yaklaşık 13 metre uzunluğundaki firavuna hediyeler taşıyan 100 kişilik bir alayı betimleyen, birbirinin aynası ikiz kabartmalar, tapınağın en büyük odası olan Hatshepsut mabedine doğru bir hat oluşturuyor. Genellikle bir sonraki aşamaların öncekini kapatması nedeniyle göremediğimiz üretiminin bütün aşamalarını gösteriyor. Daha önce arkeologlar, kabartmaların nasıl yapıldıklarını anlamak için, her biri devam etmekte olan sanatın anlık görüntülerini barındıran tamamlanmamış parçaları inceliyorlardı.

Yaklaşık 13 metre uzunluktaki kabartmalar, birbirinin aynı şekilde tapınağın en büyük odasında giden bir hat oluşturuyorlar ve firavuna hediyeler taşıyan 100 kişilik bir alayı tasvir ediyorlar. @Alexandra Hallmann

Hatshepsut Mısır’ın 18. Hanedanlık dönemi, M.Ö. 1473-1458 yılları arasında hükümdarlık yapmış ve tarihsel olarak gerçekliği doğrulanmış ikinci kadın firavundu. @Creative Commons/Metropolitan Museum of Art

Ancak Hatshepsut kabartmalarının analizi, iş bölümünün nasıl olduğu gibi üretim aşamalarına dair yeni anlayışları ortaya çıkardı. Aynı zamanda eski Mısır’da sanatçıların “iş üzerinde” eğitilmediği düşüncesi gibi birçok teoriyi de çürütmüş oldu çünkü açıkça görülüyor ki bazı parçalar ustalar tarafından yapılmaya başlanırken sonra çıraklar tarafından tamamlanıp bitiriliyordu.

Hediye sunan iki taşıyıcı. Bir tanesi usta tarafından (sağdaki) diğeri ise çırak tarafından (soldaki) yapılmış. @Maciej Jawornicki

Arkeologlar kabartmaların yedi farklı aşamada yapıldıklarını belirlediler.

  1. Duvarın pürüzsüzleştirilmesi ve taştaki herhangi bir kusuru ya da bloklar arasındaki derzlerin sıvanması.
  2. Yüzeyin bölümlere ayrılması ve kare ızgara planın uygulanması.
  3. Ön taslağın, önceden hazırlanmış bir çizimden kopyalanarak kırmızı bir boya ile yüzeye aktarılması.
  4. Siyah boya ile detaylar ekleyen bir usta tarafından taslağın düzeltilmesi
  5. Resimlere eşlik edecek herhangi bir metnin yazılması.
  6. Tüm ana hatlar yapıldıktan sonra, heykeltıraşların siyah çizgileri takip ederek çalışmalarına başlaması.
  7. Tamamlanmış kabartma yüzeyinin beyaza boyanıp ardından renklendirilmeleri.

Dr. Stupko-Lubczynska ve ekibi her kabartma yüzeyindeki tasvirleri doğrudan duvara yapıştırdıkları plastik film plakalarına 1:1 ölçüde aktardılar. Bunlar daha sonra taranarak vektör grafikleri olarak işlendi. @Agnieszka Makowska

Mabedin kireçtaşından malzemesi kazıma ve kabartma işlerinin oldukça kolay bir şekilde yapılmasını sağlıyor. @Agnieszka Makowska

Yumuşak kireçtaşı, duvar yüzeyinin hazırlanışından usta heykeltıraşın son rötuşlarına kadar çeşitli oyma faaliyetlerinin izlerini koruduğu için kolaylıkla üzerinde çalışılabilen bir malzeme. Dr. Stupko-Lubczynska ve ekibi, kabartmaları rahatça inceleyebilmek için önce her bir kabartma yüzeyine doğrudan yapıştırdıkları plastik film levhalar üzerine 1:1 ölçeğinde işlediler. Bunlar daha sonra tarandı ve vektör grafikleri olarak işlendi. Taramalar, araştırmacıların o dönemde keski kullananlar tarafında taşta bırakılan izleri incelemesine olanak sağladı. Böylece, kabartmaların hangi bölümlerinin çıraklar ya da daha az vasıflı sanatçılar tarafından yapıldığı ve hangilerini usta zanaatkarlar tarafından yapıldığını ayırt edebilmek mümkün oldu. Tıpkı 14-17. yüzyıl Avrupa’sındaki Rönesans atölyelerinde olduğu gibi, daha az deneyimi olan sanatçıların eserlerin daha kolay ve karışık olmayan bölümlerinde çalışması ve ustaların çırakların hatalarını düzeltirken aynı zamanda daha karışık bölümleri tamamlaması gibi Eski Mısır sistemi de aynıydı. Tek istisna, ustalar ve çırakların birlikte çalıştıklarının düşünüldüğü ve oldukça zaman alıcı bir görev olan perukları tasvir etmede görülmekte. Bu daha deneyimli sanatçılara becerilerini aktarma fırsatı sunmuş olabilir. Ekip, her peruğu bir ustanın başlattığı ve bir çırağın onları aynı standartta bitirmeye çalıştığı bir alanı belirledi.

Kabartmada iki sunu taşıyıcısı. Analizler yüzlerinin bir usta tarafından, perukların ise bir çırak tarafından yapıldığını ortaya çıkarıyor. @Maciej Jawornicki

Çalışmalarda ustalar tarafından nerelerde düzeltme yapıldığına dair örnekler. @Anastasiia Stupko-Lubczynska/Antiquity

Genellikle eski Mısır’da sanatçıların hali hazırda devam eden mimari projelerin dışında eğitildiklerine inanılırdı. Ancak Hatshepsut mabedi kabartmalar yapılırken öğretimin de gerçekleştiğini kanıtlıyor. Yine ekibin bulduğu yarım kalmış bir peruk tasvirine bakınca görülüyor ki tıpkı günümüz iş yerlerinde olduğu gibi her çırak görevini tamamlayamıyor.

Farklı sanatçılar tarafından yontulmuş peruklar. C’nin bir usta tarafından yapılamaya başlandığı ve bir çırak tarafından bitirildiği görülürken, J hiçbir zaman çırak tarafından tamamlanamamış. @Anastasiia Stupko-Lubczynska/Antiquity

Dr. Stupko-Lubczynska ilk başta yaptığı analizlerin farklı sanatçıların bireysel çalışmalarını belirleyebileceğini umut etse de tüm sanatçıların ortak, standart bir tarza homojen bir eser yaratmaya çalışmış olmaları bunu imkânsız hale getiriyor. Yine de aralarındaki küçük farklılıklar sayesinde kabartmaların her birinde farklı bir ekibin çalıştığını söylemenin mümkün olduğunu belirtiyor. Örneğin güney duvarı kabartmasında, bir kap, ip üzerinde kilden yapılma bir testi olarak tasvir edilirken kuzey duvarındaki karşılığı metalden yapılma bir kabı gösteriyor.

Kazılardan, Hatshepsut Mabedi’ne atfedilen bazı bloklar gelmektedir ve ayrı ayrı incelenmişlerdir. 11a@Kamila Braulinska 11b@Maciej Jawornicki

Analizler sanatçıların standart uygulamadan sapmaya zorlanmış göründükleri kısımları da ortaya çıkardı. Örneğin, perukların yanındaki bazı hiyeroglifler, normalde yapacakları süreçten daha sonra eklenmiş gibi görünüyor. Dr. Stupko-Lubczynska bunu, belki de katiplerin duvarın bu kısmına önceden erişimi olmadığından, heykeltıraşların yazıtlar tüm ana hatlarıyla yazıya dökülmeden önce peruklar üzerinde çalışmaya başlamış olmaları gerektiği şeklinde yorumluyor.

Hatshepsut, üvey kardeşi II. Tuthmose ile 12 yaşında evlendiğinde Mısır’ın kraliçesi oldu. 1473’te Mısır’ı yöneten ikinci güç haline geldi ve Firavun özelliklerini aldı. Bir kadın olarak firavun olmasının tartışmalara yol açacağının farkındaydı. Böylece heykel ve resimlerindeki imajını yeniden yaratmaya çalıştı. Birçok eserde sakallı ve kaslı bir erkek firavun olarak tasvir edilmesini emretti.

Harita @MailOnline/Leo Delauncey

Hatshepsut’un mütevazi dinlenme yeri, Tuthankamun’ın mezarını da ortaya çıkarmış olan Howard Carter tarafından keşfedildi. Mezarının içinde bulunan iki mumyadan biri oydu ama ilk başta bunu anlamak çok kolay olmadı. Uzmanlar kraliçeye ait olduğu bilinen bir dişi analiz ederek iki mumyadan daha büyük olanı ile eşleştirdiler ve kraliçenin çürük dişli ve sarkık göğüslü bir obez olduğunu öne sürdüler.

Arkeologlar, eski Mısır kabartmalarının yedi aşamada yapıldığını belirlediler. Duvar düzeltilip pürüzlerinden arındırılıp, taştaki kusurlar ve bloklar arasındaki derzler sıvandıktan

Nefertiti ve Kleopatra gibi büyük kraliçeler her zaman ilgimizi çekmeye devam ediyor ancak belki de en ilginç ve en etkileyici olan hem bir kral hem de bir kraliçe olmayı başarmış Hatshepsut olabilir. 18. Hanedanlık dönemindeki saltanatı sırasında zenginlik ve refah sağlamasına rağmen gizemli bir şekilde Mısır tarihinden silindi.

Kaynak: www.dailymail.co.uk

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Prof. Dr. Jale İnan

Antalya’da Bir Arkeoloji Çınarının Gölgesinde   

Ülkemiz ama özellikle Antalya arkeoloji camiası 2014’ün 1 Şubat’ında 100 yaşına basan Türkiye’nin ilk kadın arkeologu Jale İnan’ı bir kez daha andı. 26 Şubat 2001’de aramızdan ayrılışının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen Jale Hoca hiç unutulmadı. 

SON İÇERİKLER

İskit Savaşçı Mezarından Önemli Buluntu

Rusya, Voronezh, Ostrogozhsky bölgesinde bir savaşçı mezarını kazan arkeologlar İskit eserleri keşfettiler. İskitler, ...

41500 Yıllık Mamut Dişinden Yapılmış Kolye Ucu

Mamut Dişinden Yapılmış Kolye Ucu Avrasya’da Bulunan En Erken Süslemeli Takı Örneği Olabilir. Kolye, güney Kr...

Malazgit’te Türk Devri Eserleri

Müslüman Türklerin Anadolu’yla ilk tanışmalarının genellikle 9. yüzyılda Abbasilerin yaptığı seferler sı...